İki büyük tahmin piyasası platformu Polymarket ve Kalshi, son dönemde yatırım arayışlarına hız verirken şirket değerlemelerinin 20 milyar dolar seviyelerine ulaştığı konuşuluyor. ABD’de düzenleyiciler ise özellikle İran’a yönelik sözleşmelerin yarattığı tartışmanın ardından sektöre dair yeni kuralları gündeme almış durumda.
Yatırımcı Talebi ve Medya Anlaşmaları
Tahmin piyasaları, katılımcıların belli olayların gerçekleşip gerçekleşmeyeceğine dair pozisyon aldığı dijital platformlar olarak çalışıyor. Polymarket ve Kalshi, özellikle etkinlik odaklı kontratları ve veri üretimleriyle finansal teknoloji alanında öne çıkmaya başladı. Her iki platform, kullanıcı işlemlerinden topladıkları anlık olasılık verileriyle medya ve veri sağlayıcı şirketlerle büyük ölçekli anlaşmalara imza attı. CNBC’nin Kalshi ile yaptığı uzun vadeli anlaşma ve Dow Jones’un Polymarket ile ortaklık kurması, bu piyasaların ürettiği verilerin iş dünyası haberlerinde düzenli olarak kullanılmasını sağladı.
Bu ortaklıkların ardından tahmin piyasası verilerinin, hisse senedi fiyatları veya anketler gibi doğrudan haber ve analiz kaynağına dönüşmesi dikkati çekti. Fakat bu görünürlük, platformların yasal açıdan daha sıkı denetlenmesine yol açtı.
İran Sözleşmeleri Tartışma Yarattı
2026 başında Polymarket’te açılan İran odaklı sözleşmeler, sektör için kritik bir dönüm noktası oldu. Olaylara dair zamanlamaların konu edildiği sözleşmelerde toplamda 529 milyon dolar işleme konu olurken, İran Dini Lideri Ali Hamaney’in görevden ayrılmasıyla ilgili sözleşmelerde ise 150 milyon dolar seviyesinde pozisyon alındı. Altı hesabın sadece birkaç saat içinde 1,2 milyon dolar kâr elde etmesi, içeriden bilgi kullanıldığı ve adil olmayan avantaj sağlandığı şüphelerini gündeme taşıdı.
Kamuoyuna yansıyan bu işlemler, Polymarket’i yalnızca kripto dünyasının bir ürünü olmaktan çıkarıp regülasyon ve devlet gözetimine konu etti. ABD Kongresi üyeleri Mike Levin ve Chris Murphy, İran ile ilgili tartışmaların ardından tahmin piyasalarını sınırlamaya yönelik yeni bir yasa teklifi hazırlığında. Bu adımla, hangi olayların kontrata konu olabileceği doğrudan yasa koyucular tarafından belirlenecek. Aynı dönemde CFTC Başkanı Michael Selig, platformların kapsamı ve denetimine dair yeni bir düzenlemeyi yürürlüğe koymak için Beyaz Saray bütçe ofisine bildirimde bulunduklarını açıkladı.
Gelişmeler, özellikle askeri eylemler ve lider değişimi gibi hassas konuların piyasalarda işlem görmesinin içeriden bilgi sızdırılması riskini artırdığına işaret ediyor. Regülatörler, bu tip risklerin engellenmesi için tahmin piyasalarında hangi sözleşmelere izin verileceğine dair net kurallar oluşturmayı önemli görüyor.
Güven Sorunu ve Platformlardaki Anlaşmazlıklar
Platformların karşı karşıya olduğu en büyük sorunlardan biri de kullanıcı güveni ve şeffaflık. Yakın zamanda Kalshi, İran dini lideri makamı ile ilgili açılan sözleşmelerde 1 Mart öncesinde liderin görevi bırakacağını öngören kullanıcılara 54 milyon dolarlık ödeme yapmadığı iddiasıyla toplu dava ile karşı karşıya kaldı. Davada, Kalshi’nin ölüm durumunu kapsayan özel hükmü, olay sonrası devreye sokarak ödeme yapmaktan kaçındığı ileri sürüldü. Şirket ise platformdaki sözleşmelerde ölümle ilgili kuralın tüm kullanıcılar için açık olduğunu, ücret ve zararların iade edildiğini savundu.
Bu tür uyuşmazlıklar, yatırımcılar açısından sektörün büyümesi önünde engel yaratırken, denetleyiciler içinse olayların piyasada işlem görmesinin devlet sırlarının açıklanmasına yol açabileceği yönünde kaygılar ortaya çıkarıyor.
Polymarket ve Kalshi üzerindeki yüksek değerleme beklentileri, siyasi ve regülasyon kaynaklı risklerin gölgesinde gündeme gelirken, ABD’de tahmin piyasalarının nasıl işleyeceğine dair çerçevenin önümüzdeki dönemde netleşmesi bekleniyor.




