ABD Başkanı Donald Trump faizler düşerken enflasyondaki artışın da tersine döneceğine inanıyor. Geçen hafta Fed’e atanan Miran, Trump’ın tezini hangi ekonomik parametrelerin üzerine inşa ettiğini anlatmak için orada. Fed üyelerini indirimlere ikna etme onun görevi ve dün Trump’ın baktığı pencereyi herkese anlattı.
Trump’ın ve Powell
ABD Başkanı Donald Trump göreve geldiği günden bu yana alışılmışın dışında şeyler yapıyor. Yüksek gümrük tarifesi oranları, sürekli faiz indirim çağrıları, askeri operasyonlar ve daha fazlası. ABD’nin ekonomik ve askeri gücünü sonsuz döngüye giren, sürekli artan borcunu dengelemek için paraya çevirmenin yollarını arıyor. Kısmen başarılı olduğunu da söyleyebiliriz.
Powell’a sürekli “aptal” diyen ve faizleri indirmesi için çağrıda bulunan hatta Powell’ı yolsuzluk suçlamasıyla görevden almaya çalışan Trump güncel ekonomik görünüme hangi pencereden bakıyor? Faizlerle birlikte enflasyonun ineceği senaryoya inanmasını sağlayan ne? Miran ilk defa bu kadar açık biçimde dün bunu gözler önüne serdi.
Trump’ın Ekonomi Teorisi
Dün New York Ekonomi Kulübünde Fed üyesi olarak ilk konuşmasını yapan Miran “Trump’ın ekonomi teorisini” anlattı. Tarifeler ve Trump’ın ekonomi stratejisiyle ilgili teknik zemini kurgulayan, bunu çalışan kişilerin başında Miran geldiği için “Trump’ın ekonomi teorisini” ondan iyi anlatacak kimse yok.
Miran faiz politikasını belirlemenin mükemmel bir yolu olmasa da Taylor tipi kuralların yol gösterici olduğundan bahsetti. Burada faiz oranının ne olduğunu ölçek için üç temel değişkene dikkat çekiliyor. Körü körüne bu kurallara bağlı değilim ancak gösterge olarak bunlar yararlı şeyler diyen miran 3 maddeyi sıraladı.
- Enflasyon
- Nötr faiz oranı
- Üretim açığı
Enflasyon ve istihdamdaki değişimin Fed yetkilileri tarafından kabul edildiğinin altını çizen Miran üretimi açığının beslendiğine dikkat çekiyor. Fakat nötr faiz oranı konusunda Fed üyeleri gereken kararlılığa, orta noktaya ulaşmış değil.
“Ancak, nötr faiz oranındaki değişiklikler, yani ekonomi tam istihdamda olduğunda ne genişleyici ne de daraltıcı olacak politika faizi, genellikle yeterince değer görmemektedir.” – Miran
Nötr faiz oranını geriden takip etmenin ciddiye alınması gerekilen bir risk olduğundan bahseden Miran şunları söyledi;
“Faiz bir ekonomideki tasarruf ve yatırım dengesini yansıtır ve demografi, verimlilik, maliye politikası ve diğer faktörlerle zaman içinde değişir. Benim görüşüme göre, daha önce yüksek göç oranları ve maliye politikası kaynaklı net ulusal tasarrufta büyük düşüşler, her ikisi de nötr oranları yükselten faktörler, önceki nötr oran tahminlerinde yeterince dikkate alınmamıştı. Para politikası, birçok kişinin inandığı kadar sıkı değildi. Aynı etki bugün de meydana gelebilir, ancak ters yönde. Benim görüşüme göre, sınır ve maliye politikalarındaki değişikliklerin nötr faiz oranı üzerinde yarattığı güçlü aşağı yönlü baskının yeterince dikkate alınmaması, bazılarının politikanın gerçekte olduğundan daha az kısıtlayıcı olduğuna inanmasına neden oluyor.” – Miran
Miran sonrasında olması gereken faiz oranının %2 olduğunu söyledi. Sınır ve vergi politikasındaki değişim, tarifeler bu yıl yeterince ciddiye alınmasa da para politikasını etkiliyor. %2’lik nötr faiz oranı da buna dayanarak ortaya atılıyor.
Enflasyon
Konut, kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksinin yaklaşık yüzde 16’sını ve tüketici fiyat endeksinin (CPI) iki katından fazlasını temsil ediyor.
“Ölçülen enflasyon, kira enflasyonunu gecikmeli olarak dahil ettiğinden, birkaç yıldır piyasa kiralarının üzerinde yüksek seviyede kalarak, kötü şöhretli bir şekilde “yetişme” sürecini sürdürdü. Tüm kiracıların kiralarını içeren endeks, 2021 ve 2022’deki yeni kira artışlarını yansıtmak için zaman aldı, ancak bu fark daha sonra kapandı ve yakalama sürecinin tamamlandığını gösterdi.
Şu anda, yeni kira endeksleri bu enflasyonun tüm kiracıların enflasyonunun oldukça altında, yıllık bazda yaklaşık %1 olduğunu gösteriyor.”
Düşüşün devamını bekleyen Miran 2027 yılında kira enflasyonunun %1,5’in altına ineceğini bunun genel enflasyonu %0,3 daha düşüreceğini söyledi. Özellikle yukarıda bahsettiğimiz göç politikası burada arz sıkıntısının önüne geçerek enflasyonu dizginleyebilir. Pandemiye kadar geçen 10 yılda net 1 milyon göç ortalaması olduğuna dikkat çeken Miran bu artık olmayacak dedi.
Yıl sonuna kadar 2 milyon yasadışı göçmenin ABD’yi terk etmesi bekleniyor ve bu da yıllık nüfus artışını %1’den %0,4’e düşürerek enflasyon ve faizlerde gerilemeye yardımcı olacak.
Bütçe Açılığı
Önümüzdeki 10 yıl içinde tarifelerin bütçe açığını 380 milyar dolar (yılda) aşağı çekmesi bekleniyor. Bu da ulusal yeni borçlanmanın da dengelenmesiyle bütçe açığı-GSYİH oranını normalleştirecek. Böylece Miran’a göre nötr faiz oranı daha da düşecek.
“Gümrük vergileri, ticaret politikasının ödünç verilebilir fonların arzını etkilediği tek araç değildir. Doğu Asya ülkeleri tarafından nispeten düşük gümrük vergisi tavanları karşılığında taahhüt edilen krediler ve kredi garantileri 900 milyar dolara ulaşmıştır. Bu garantiler, kredi arzında dışsal bir artışa yol açmaktadır ve araştırmalar bu artışın yaklaşık yüzde 7 olacağını göstermektedir.
Ekonomi Danışmanları Konseyi’nin (CEA) yatırımların faiz esnekliği tahminleri ve Michael Boskin’in tasarrufların faiz esnekliği tahminleri kullanıldığında, bu durum nötr politika faiz oranlarını yaklaşık iki çeyrek puan daha düşürecektir.”
Özet
Vergi politikası, regülasyonların gevşetilmesiyle şirketlerin işinin kolaylaştırılması gibi detaylara da değinen Miran tüm bunları toplayarak nötr faiz oranının daha düşük olduğunu, Fed’in politikayı buna göre şekillendirmesi gerektiğini söyledi.
“Dikkate aldığım şokları da dahil ettiğimde, yeni bir reel faiz değeri elde ediyorum. Diğer modellerdeki tahminlerin %1 ve 1,2 puan daha altında.
Enflasyon ve üretim kanallarını medyan model tarafından ima edilen faiz ile birlikte dahil ettiğimizde, standart Taylor kuralı yaklaşımına göre faiz oranı yaklaşık %2 ila %2,25 arasında olmalıdır. Dengeli yaklaşım ise %1,5 ila %2 arasında bir oran ima etmektedir. Bunun yerine piyasa tarafından ima edilen faiz oranının kullanırsak, bu rakamların tümü bir tam puan daha yüksek olacaktır.”
Sonuç olarak para politikasının oldukça kısıtlayıcı bir alana girdiğini söyleyen Miran kısa vadeli faiz oranlarının işten çıkarmalar, daha yüksek işsizlik riskiyle birlikte ağır bedeli olacağını söylüyor. Trump’ın bu yıl attığı adımların kurum tarafından yeterince ciddiye alınmadığını hatırlatan Miran göç politikası, regülasyonlar, gümrük tarifeleri gibi önemli gelişmelerin ciddiye alınmayacak etkileri olmadığının altını çizdi.

Yukarıdaki tablo da değerlendirmesini özetliyor. FFR piyasadaki faiz oranıdır. OBBB ise büyük ve güzel yasa tasarısının (bu yılki vergi düzenlemesi) kısaltmasını temsil ediyor.




