Bankacılık devi JPMorgan, JPM Coin olarak da anılan tokenize mevduat dolarlarını Coinbase’in Layer-2 ağı Base üzerinde devreye alarak Wall Street’in para hareketi altyapısını Blockchain içine taşımaya başladı. Geçen ay gerçekleşen entegrasyon klasik stablecoin’lerden farklı olarak bankadaki mevcut mevduata dayanan dijital bir alacak hakkı sunuyor. Ürün, faiz taşıyabilme özelliğiyle kurumsal ve bireysel yatırımcıların ilgisini çekebilecek yeni bir Blockchain içi nakit alternatifi yaratıyor. Bankanın özel Blockchain’lerden halka açık bir ağa geçişi JPMorgan’a göre artan müşteri talebiyle açıklanıyor.
JPMD Base’e Taşındı
JPMorgan, 2019’dan itibaren kurumsal müşterilere izinli bir Ethereum
$3,105.37 sürümü üzerinde Blockchain tabanlı mevduat hesapları sunuyordu. İlgili yapı önce Onyx, bugün Kinexys adıyla anılıyor. Son adımda tokenize mevduat ürünü JPMD, Coinbase’in hızlı ve düşük maliyetli Ethereum üst katmanı Base’e taşındı. Kinexys Digital Payments tarafında “Deposit Tokens” ürün lideri Basak Toprak, halka açık Blockchain’lerde nakit ya da nakit benzeri seçeneklerin fiilen stablecoin’lerle sınırlı kaldığını, kurumsallar ise kamuya açık Blockchain’lerde bankacılık mevduatıyla ödeme yapma talebi taşıdığını vurguladı.
Toprak’ın çerçevesinde kullanım mantığı geleneksel finansta teminat olarak kullanılan nakit, Blockchain içi dünyada da teminat olarak işlev görebilecek kadar basit. Bankanın anlattığı senaryoda Coinbase ile işlem ilişkisi bulunan varlık yöneticileri veya broker-dealer’lar borsada tuttukları teminatı yönetmek ve kripto para alım-satımına bağlı marj ödemelerini gerçekleştirmek için JPMD benzeri bir mevduat ürününe yöneliyor. Stablecoin’ler ile geleneksel banka hesapları arasında kalan süreçlerde, mesai kesimleri ve operasyonel sürtünme gibi unsurlar ile kurumların risk algısı farklılaşıyor. Bankalar mevduat konforunu Blockchain içine taşımayı hedefliyor.
Tokenize Mevduat–Stablecoin Hattında Yoğun Rekabet
Tokenize mevduatlar, ödeme, takas ve teminat gibi alanlarda stablecoin’lere yakın bir kullanım yelpazesine oturuyor. Yine de ürün mimarisi önemli bir ayrım getiriyor. JPMD izinli bir token olarak kurgulanıyor ve yalnızca önceden onaylanmış, platforma alınmış müşteriler arasında transfer edilebiliyor. Toprak, mevduatın geleneksel dünyada baskın para formu olduğunu, Blockchain içi ekonomide de yerinin korunması gerektiğini savunuyor. Ayrıca GENIUS Yasası çerçevesinde stablecoin ihraççılarının doğrudan faiz sunmasının yasaklandığı bir ortamda faiz taşıyabilen bankacılık mevduatı anlatısı bankalara farklı bir konumlama alanı açıyor.
Coinbase’in Global Head of Wholesale yöneticisi Brian Foster ise tokenize mevduatı stablecoin’lerin kuzeni olarak tanımlarken, asıl sınavın dağıtım ve birlikte çalışabilirlik olduğuna işaret ediyor. Banka duvarları içinde fayda üretmek görece kolay, değer ise kurum dışına taşınabildiğinde büyüyor. Risk tarafında, sistemik ölçekteki bir bankanın halka açık Blockchain’lerle temasının soru işareti yarattığı kabul ediliyor. Toprak, akıllı sözleşmenin kontrolünün bankada kaldığını, anahtar yönetimi ve görev ayrımı gibi unsurlarla iç yönetişim süreçlerinden geçerek “kontrollü” bir kurulum sağlandığını belirtti. Banka ayrıca halka açık Blockchain altyapısının yıllardır çalıştığını ve inovasyonun önemli kısmının bu katmanda oluştuğunu, müşterilerin de giderek bu alana kayacağını düşünüyor.




