ABD’nin Kaliforniya eyaletinde bir hakim, eski Olimpiyat sporcusu ve televizyon kişiliği Caitlyn Jenner tarafından çıkarılan $JENNER adlı memecoin’in menkul kıymet olmadığına karar verdi. Karar, 2024 sonundan bu yana devam eden toplu davada, yatırımcı Lee Greenfield’ın 40 bin dolardan fazla zarar ettiğini öne sürdüğü iddialar sonrası geldi.
Caitlyn Jenner’a yönelik iddialar
Davacı Lee Greenfield, 2024 yılı Mayıs ayında önce Solana, ardından Ethereum blokzincirinde $JENNER tokeni satın aldı. Greenfield şikayetinde, Caitlyn Jenner’ın ünlü ismini kullanarak tokeni yoğun şekilde tanıttığını, bu tanıtımların da değerin artacağı yönünde beklenti oluşturduğunu savundu. Jenner’ın sosyal medya paylaşımlarında, yapay zekâ ile oluşturulan ve “JENNER ETH” tişörtü giyen, Amerikan bayrağı taşıyan bir görsel ve “Herkesi zengin yapalım!” mesajı dikkat çekti.
Caitlyn Jenner, olimpiyat geçmişi ve reality showlarda yer almasıyla ABD kamuoyunda geniş bir bilinirliğe sahip. Token projesiyle kripto para alanında da adından söz ettirmeye başladı.
Yargı sürecinde öne çıkan noktalar
Davada Jenner’ın menajeri Sophia Hutchins de şikayet edilenler arasında yer aldı. Ancak Hutchins, 2025 Temmuz’unda hayatını kaybetti. Mahkemede savunma tarafı, Ethereum tabanlı $JENNER’ın menkul kıymet niteliği taşımadığını ve Hutchins’in yasal satıcı olarak değerlendirilemeyeceğini ifade etti.
Yargıç Stanley Blumenfeld, Jr., ABD Yüksek Mahkemesi’nin 1946 tarihli Howey Davası’nda tanımlanan menkul kıymet testine atıf yaptı. Howey testi; yatırılan sermayenin ortak bir girişime, başkalarının çabasından doğacak kar beklentisiyle yönlendirilmesini esas alıyor. Bu testi değerlendiren hakim, Greenfield’ın token almak için para yatırdığını kabul etmekle birlikte, yatırımı diğer yatırımcılarla bir araya getiren “ortak girişim” koşulunun gerçekleşmediğine hükmetti.
Hakim kararında, “Şikayette ortaya sürülen iddialar topluca değerlendirildiğinde, yatırımcıların kâr ve zararı bölüşmek, sermaye oluşturmak veya coin dışında bir yatırıma kaynak sağlamak amacıyla bir havuz oluşturdukları iddiası makul görünmemektedir. Bu nedenle yatay ortaklık temelinde bir ortak girişim kurulmuş değildir,” ifadeleri yer aldı.
Blumenfeld ayrıca, yatırımcıların arasında ne yatay ne de dikey bir ortaklık bağı oluştuğunu, dolayısıyla ortak girişim şartının karşılanmadığını belirtti. Böylece, Howey testinin üçüncü aşaması olan kâr beklentisinin Jenner’ın çabalarına bağlı olup olmadığı konusuna girmeye gerek görmedi.
Eyalet düzeyindeki iddialar ve davanın devamı
Kararda, federal menkul kıymet ihlali iddiasının reddedilmesinin ardından, diğer eyalet bazlı taleplerin Kaliforniya mahkemelerince değerlendirilebileceği ifade edildi. Bu durumda Greenfield’ın federal kapsam dışında kalan şikayetleri için başvurusunu eyalet mahkemelerinde sürdürebileceği anlaşılıyor.
Hakim, davanın bu bölümüyle ilgili kararında, “Ortak girişim unsurunun yokluğu nedeniyle başka bir incelemeye gerek kalmamıştır,” değerlendirmesine yer verdi.
Caitlyn Jenner’ın tokeniyle ilgili dava sonucunda, kripto paraların menkul kıymet olup olmayacağıyla ilgili Amerikan mahkemelerinde farklı değerlendirmeler ortaya çıkmaya devam ediyor. Bu karar ise benzer projelere yönelik açılacak davalarda emsal olarak gösterilebilir.




