FTX’in kurucusu Sam Bankman-Fried, bugüne dek hakkında yürütülen dolandırıcılık ve komplo suçlamalarıyla gündeme gelmiş bir isim. Kripto para dünyasında büyük yankı uyandıran FTX çöküşü sonrasında 25 yıl hapis cezasına çarptırılan Bankman-Fried, geçtiğimiz günlerde mahkeme sürecinde önemli bir adım attı. Kendi davasını gören yargıca gönderdiği bir mektupla, yeniden yargılanma talebinden vazgeçtiğini açıkladı.
Yeni duruşma başvurusunda geri adım
Sam Bankman-Fried’in talebi, annesi Barbara Fried tarafından sunulmuştu. Dosyada yeni delillerin bulunduğuna işaret edilerek davanın yeniden görülmesi gerektiği ileri sürülmüştü. Ancak Bankman-Fried, bizzat kaleme aldığı bir mektupla bu başvuruyu şimdilik geri çekti. İlerleyen süreçte temyiz başvurusunun ve ilgili görev değişikliği talebinin sonuçlarına göre, yeni bir duruşma talebini tekrar gündeme getirebileceğini belirtti.
Bankman-Fried’in mektubunda, başvuruyu Brooklyn’deki Metropolitan Gözaltı Merkezi’nde kısıtlı imkânlarla büyük ölçüde kendi başına hazırladığını, ailesi ve avukatlarından ise yalnızca sınırlı destek aldığını vurguladı. Özellikle annesi ile babasının editoryal ve şekilsel bazı önerilerde bulunduğunu, bunların bir kısmının başvuruya eklendiğini ifade etti.
İtiraz süreci ve savunma detayları
Sam Bankman-Fried, FTX’in 2022 yılında büyük bir iflas yaşamasının ardından yedi ayrı suçlamadan hüküm giydi. Şu anda temyiz aşamasında olan davada, Birleşik Devletler İkinci Daire Temyiz Mahkemesi süreci devam ediyor. Kasım ayında gerçekleştirilen duruşmada Bankman-Fried’in avukatı Alexandra Shapiro, yargılamanın temel haklar açısından adil olmadığını savundu. Özellikle jüriye sunulacak bilgilerin kısıtlanmasının, savunma açısından ciddi bir dezavantaj doğurduğu öne sürüldü.
Mektupta, Bankman-Fried’in avukatları ve ailesinin süreç boyunca çeşitli öneriler sunduğu, ancak başvurunun asıl metnini kendisinin oluşturduğu belirtildi. Ayrıca New York’ta bu başvuruyu hazırlamada daha önce temsil görevini üstlenmiş olan bir avukata da taslak metni gönderdiğini, fakat onun kayda değer bir katkısının olmadığını aktardı.
Mahkemeye yapılan başvurunun içeriği
Bankman-Fried’in ısrarlı talebiyle gündeme gelen yeni duruşma isteği, “Rule 33” olarak bilinen ve ABD federal mahkemelerinde yeni delil veya adaletin sağlanması amacıyla yürütülen prosedüre dayanıyor. Bu tür başvurular, mevcut hükmün yeniden gözden geçirilmesini hedefliyor.
Şu an için yeni başvuru rafa kalksa da, Bankman-Fried’in temyiz süreci ve daha önce sunmuş olduğu iddialar ABD hukuk camiasında yakından izleniyor. Sürecin ilerleyen dönemlerinde yeniden bir başvuruda bulunup bulunmayacağı ise merak konusu olmaya devam ediyor.
“Mektubun asıl yazarı benim. Annem ve babam yazım ve düzenleme açısından birkaç öneri yaptı, bazılarını başvuruda yer verdim. Artık bilgisayara erişimim olmadığı için basılı kopya alma konusunda da onlardan yardım aldım. Ayrıca daha önce başvuruyla ilgili anlaştığım New York’lu bir avukatla da ön taslakları paylaştım; fakat onun nihai metinde kayda değer bir katkısı olmadı.”
Dava süreciyle ilgili gelişmeler sürerken, Bankman-Fried’in duruşma başvurusunu geri çekmesi kamuoyunda yeni tartışmalara yol açtı. Temyizle ilgili karar merakla bekleniyor.




