Ethereum piyasasında son günlerde görülen durağanlık, hem makroekonomik gelişmelerin hem de merkeziyetsiz finans (DeFi) protokollerinde meydana gelen güvenlik açıklarının etkisiyle yakından izleniyor. Profesyonel yatırımcıların Ethereum türev piyasasındaki pozisyonlarını büyük oranda koruduğu görülürken, aşırı iyimserlikten uzak bir havanın hakim olduğu anlaşılıyor.
Türev Piyasalarda Denge ve Kurumsal Talep
ETH türev ürünlerinde, profesyonel yatırımcılar son dönemde belirgin bir pozisyon değişikliğine gitmedi. Yıllıklandırılmış kalıcı vadeli işlem fonlama oranı salı günü yüzde 5 seviyesinde kaldı; bu oran, geçtiğimiz hafta piyasada hakim olan negatif oranların üzerinde olmakla birlikte, nötr olarak kabul edilen yüzde 6 ila 12 bandının hafif altında seyrediyor. Bu, hem yükseliş hem de düşüş beklentilerinin zayıf kaldığının işareti olarak yorumlanıyor.
Opsiyon piyasasında ise 4 Mayıs’tan bu yana put (satım) işlem hacminin, call (alım) hacminin gerisinde kaldığı dikkat çekiyor. Bu durum, büyük yatırımcılar ve piyasa yapıcıların henüz net şekilde düşüş eğilimine geçmediğini gösteriyor. Vadeli işlem piyasalarında yeterli yükseliş iştahı görülmese de, Ethereum’un merkeziyetsiz uygulama ekosisteminde sahip olduğu toplam kilitli varlık (TVL) pazar payı ve kurumsal Ethereum ETF talepleri, fiyat için 2.200 dolar seviyesinin güçlü bir destek olarak öne çıkmasına katkı sağlıyor.
“Ethereum’un toplam kilitli varlık pazarındaki yüzde 53’lük payı ve 11,6 milyar dolarlık spot ETF hacmi, kurumsal ilgiyi ve ağdaki canlılığı sürdürüyor.”
DeFi Protokollerinde Güvenlik Endişeleri
Son dönemde Ethereum ekosisteminde arka arkaya yaşanan DeFi protokol saldırıları, yatırımcıların risk iştahında baskıya yol açtı. Özellikle Kelp DAO’nun rsETH köprüsü üzerinden yapılan ve aracı katman mesajlarının yanıltılması yoluyla, birçok borç verme platformundan, aralarında Aave’nin de bulunduğu, toplamda 290 milyon doların üzerinde varlık çekildi.
Ekubo protokolünde EVM v2 değişimindeki bir açıktan ötürü 1,4 milyon dolar kaybedildi. TrustedVolumes protokolündeyse yazılımsal bir hata 6,7 milyon dolarlık kayba yol açtı. Tüm bu saldırıların, Ethereum ağı veya EVM güvenliğinden ziyade, protokol yöneticilerinin kodlama ve erişim kontrolündeki zafiyetlerden kaynaklandığı bildirildi.
Bu olumsuzlukların yanı sıra Ethereum Vakfı’nın son dönemde yüklü miktarda ETH satışı yapması ve yaklaşık 50 milyon dolarlık ETH’nin stake işlemlerinden çekilmesi, yatırımcı güveninde dalgalanmalara neden oldu. Ayrıca, Ethereum’un ilk arzında yer alan bir cüzdanın 10 bin ETH’yi yeni bir adrese taşıması da piyasalarda soru işaretlerine yol açtı. Tüm bu gelişmelerin ışığında, ETH fiyatı hâlâ en yüksek seviyesinin yüzde 54 gerisinde bulunuyor.
Piyasa Dönüm Noktasında mı?
Ethereum’un ağ üzerindeki merkeziyetsiz uygulama faaliyeti ve toplam kilitli varlık hacminde liderliği devam etse de, küresel piyasalardaki yüksek enerji fiyatları ve ABD’de açıklanan yüzde 3,8’lik Nisan ayı enflasyonu, yükseliş potansiyeline gölge düşürüyor. ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu’nun açıkladığı verilere göre, reel ortalama saatlik kazançta görülen yüzde 0,5’lik düşüş de ekonomik görünümdeki belirsizliği artırdı.
Tüm bu gelişmelere rağmen, Ethereum’un 2.400 dolar seviyesini tekrar test edememesi kısa vadede yatırımcı güvenini zedeledi. Ancak türev piyasada kaldıraçlı düşüş pozisyonlarının artmıyor olması, özellikle profesyonel yatırımcıların henüz umutlarını tamamen kaybetmediğine işaret ediyor.
Uzmanlar, Ethereum’da yukarı yönlü hareket için türev tarafında daha güçlü bir alım iştahı oluşmasını bekliyor. Yine de, Ethereum’un güncel 53’lük TVL pazar payı ve 11,6 milyar dolarlık ETF portföyü, ekosistemin temel dinamiklerinin halen güçlü olduğuna işaret ediyor.




