Avrupa Merkez Bankası’nın bugün yayımladığı rapora göre, küresel merkez bankaları rezervlerinde ilk kez altına ABD devlet tahvilleri ve Hazine kağıtlarından daha fazla yer verdi. Raporda, 2025 sonu itibarıyla altının küresel merkez bankası rezervlerindeki payının %27’ye yükseldiği, bu oranın bir yıl önce %20 seviyesinde bulunduğu belirtildi.
Rezervlerde dikkat çeken yön değişimi
Aynı dönemde ABD tahvilleri ve Hazine kağıtlarının payı %25’ten %22’ye geriledi. Euro cinsinden varlıkların payı ise %15’te sabit kaldı. Avrupa Merkez Bankası, euro’nun uluslararası rolünü değerlendirdiği çalışmada, son dönemde rezerv tercihlerinde belirgin bir değişim yaşandığını ortaya koydu. Avrupa Merkez Bankası, euro bölgesinin para politikasını yürüten kurum olarak küresel rezerv eğilimlerini de yakından izliyor.
| Varlık | 2024 sonu | 2025 sonu |
|---|---|---|
| Altın | %20 | %27 |
| ABD tahvilleri ve Hazine kağıtları | %25 | %22 |
| Euro cinsinden varlıklar | %15 | %15 |
Raporda, bu değişimde jeopolitik gerilimler, yaptırım riskine ilişkin kaygılar ve bazı ülkelerin dolar cinsinden varlıklara bağımlılığı azaltma isteğinin etkili olduğu aktarıldı. Uzun yıllar boyunca merkez bankaları için temel rezerv aracı olarak öne çıkan ABD devlet borçlanma araçlarının yerini, değer saklama aracı olarak altının daha güçlü biçimde aldığı değerlendirildi.
Avrupa Merkez Bankası Başkanı Christine Lagarde, jeopolitik gerilimlerin merkez bankaları arasında altına yönelik güçlü talebi beslemeyi sürdürdüğünü belirtti.
Yaptırımlar sonrası değerlendirmeler hızlandı
Rapora göre, 2022’de Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesinin ardından ABD ve müttefiklerinin Rusya’ya ait dolar bazlı rezervleri dondurması, birçok ülkenin rezerv yapısını yeniden gözden geçirmesine yol açtı. Hükümetlerin, ulusal varlıklarının ne kadarının ABD’nin kısıtlayabileceği enstrümanlarda tutulduğunu daha dikkatli değerlendirmeye başladığı ifade edildi.
Altının bu noktada öne çıkmasının nedenlerinden biri, yabancı bir hükümet tarafından dondurulamayan bir varlık olarak görülmesi oldu. Bu özelliğin, özellikle 2022 sonrasında merkez bankaları açısından daha cazip hale geldiği vurgulandı.
ECB değerlendirmesi, rezervlerdeki kaymanın rakip para birimlerinden çok altına yöneldiğine işaret etti.
Dolar talebinde ani bir kırılma işareti yok
Bununla birlikte rapor, ABD devlet borçlanma araçlarına talepte kısa vadede sert bir düşüş beklenmesi için net bir işaret sunmadı. ABD tahvilleri halen küresel döviz rezervlerinin beşte birinden fazlasını oluşturuyor. Dolar da uluslararası ticaret ve finans sistemindeki baskın konumunu koruyor.
Öte yandan euro’nun küresel rezervlerdeki payının incelenen dönemde değişmemesi, merkez bankalarının yeni alımlarını ağırlıklı olarak altına yönlendirdiğini gösterdi. Bu tablo, rezerv çeşitlendirmesinde önceliğin başka büyük para birimlerine değil, fiziksel değer saklama araçlarına kaydığını ortaya koydu.
En büyük alıcılar öne çıktı
Raporda, son yıllarda merkez bankaları adına en fazla altın alımı yapan ülkeler arasında Çin, Hindistan, Türkiye ve Polonya’nın bulunduğu belirtildi. Hükümetlerin altın alımlarının 2022’den bu yana artışını sürdürdüğü kaydedildi.




