ABD’de haftalardır süren hükümetin kapanma krizi son aşamaya giriyor. Tahmin piyasalarına göre Kongre’nin birkaç gün içinde anlaşmaya varması bekleniyor. Polymarket verileri 12–15 Kasım arasında hükümetin yeniden açılma olasılığını yüzde 96 olarak gösterirken, Kalshi sözleşmeleri de benzer bir iyimser tablo çiziyor. Senato’nun hafta sonu aldığı 60’a 40’lık oylama kararı sürecin yönünü belirledi.
Senato Anlaşmayı İlerletti Ancak Sağlık Sigortası Düğümü Çözülmedi
Senato’da yapılan kritik oylamada yedi Demokrat senatörün Cumhuriyetçilere katılmasıyla, federal kurumlara fon sağlayan tasarı ileri taşındı. Tasarı kitlesel işten çıkarmaları geri alıyor, kamu çalışanlarına geriye dönük maaş ödemelerini ve gıda yardımlarını kapsıyor. Ancak milyonlarca Amerikalının prim ödemelerini düşüren Affordable Care Act (ACA) sübvansiyonlarının süresi dolmak üzere ve yeni yasa bu konuda sessiz kalıyor.
Kongre çevrelerinde en çok tartışılan başlık da bu. Cumhuriyetçi Marjorie Taylor Greene, partisini “herhangi bir planı olmamakla” suçlarken, seçmen baskısı altındaki bazı Cumhuriyetçiler Aralık ayında bu konuda oylama yapılması çağrısında bulundu. Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson, sübvansiyonlarla ilgili kapsamlı bir müzakere süreci sözü verdi ancak takvim açıklamadı. Tasarının Aralık ayında Senato’da oylanması bekleniyor fakat onay şansı belirsizliğini koruyor.
Tahmin Piyasalarında Erken Açılış Bekliyor
Polymarket ve Kalshi’deki yatırımcılar hükümetin 14 Kasım’a kadar yeniden açılacağını fiyatlıyor. Piyasalardaki güven Trump’ın yasayı imzalamasıyla birlikte kapanmanın sonlanacağı yönünde. Ancak siyasi gerilim sürüyor. Her iki parti de kapanmanın faturasının seçmen gözünde kime kesileceğini hesaplıyor.
2026 ara seçimleri öncesinde tahmin piyasaları seçmenlerin her iki tarafı da cezalandırabileceğini gösteriyor. Polymarket’te Cumhuriyetçilerin Senato’yu koruyup Temsilciler Meclisi’ni kaybetme olasılığı yüzde 44 seviyesinde. Demokrat ve Cumhuriyetçi “tam zafer” senaryoları ise yüzde 27 oranında eşit dağılmış durumda. Bu tablo Washington’daki krizin hiçbir taraf için politik kazanca dönüşmediğini işaret ediyor.




