DeFi alanında faaliyet gösteren Hyperliquid, ABD’nin başkenti Washington’da 18 Şubat’ta 1 milyon HYPE token ile fonlanan yeni bir politika merkezi hayata geçirdi. Merkez, yaklaşık 28 milyon dolar değerindeki bu fonlamayla dijital varlıkların düzenlenmesi alanında kalıcı ve kurumsal bir temsil sağlamayı hedefliyor. Yapının başında uzun yıllar Capitol Hill’de kripto endüstrisinin stratejilerini oluşturan avukat Jake Chervinsky bulunuyor.
Perpetual Vadeli İşlemlerde Düzenleme Belirsizliği
Hyperliquid Politika Merkezi, özellikle DeFi protokollerinde yaygın olarak kullanılan perpetual türev ürünlerin ABD’deki yasal statüsünü netleştirmek amacıyla çalışmalar yürütüyor. Son otuz günde 256 milyar dolarlık perpetual vadeli işlem hacmi yöneten protokolün açık pozisyon büyüklüğü 5 milyar doların üzerinde bulunuyor. Türev ürünlerin kaldıraçlı yapısı ve kapanış tarihinin olmaması, mevcut mevzuatta tam olarak tanımlanamamalarına yol açıyor. ABD Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu, bZeroX ve Ooki DAO gibi platformlara yasa dışı dijital varlık işlemleri nedeniyle yaptırım uygulamıştı. ABD’de kontratların düzenleme dışında kalması, sektörde yasal netlik arayışını artırıyor.
ABD’de Kripto Mevzuat Çalışmaları ve Son Gelişmeler
Hazine Bakanı Scott Bessent, Kongre’den 2026 baharına kadar geniş kapsamlı bir kripto piyasası yapısı yasasının çıkarılmasını beklediklerini belirtti. 2025 yılında Temsilciler Meclisi’nden geçen CLARITY Act, dijital emtia borsaları ve aracıları için federal düzenlemeler öngörmesine karşın, türev ürünleri kapsam dışında bırakıyor. Bu nedenle, kaldıraçlı türev işlemlerin geleceği kongrede halen tartışma konusu. Aynı dönemde yürürlüğe giren GENIUS Act ise sabitkoinlerin düzenlenmesini sağlıyor. Öte yandan, Standard Chartered önümüzdeki yıllarda sabitkoin arzının ciddi şekilde artacağını tahmin ediyor.
Lobi Harcaması Rekor Seviyeye Ulaştı
2025 yılında dijital varlık sektörünün ABD’deki lobi harcamaları yüzde 66 artışla 40,6 milyon dolara yükseldi. Bu rakam, geleneksel finans kuruluşlarının 86,8 milyon dolarlık harcamasının ardından en yüksek düzeyde gerçekleşti. Hyperliquid’in politika merkezine ayırdığı 28 milyon dolar, çoğu kripto savunuculuk grubunun yıllık harcamasından fazla. Digital Chamber ve Blockchain Association gibi köklü kurumların harcamaları ise Hyperliquid’in gerisinde kaldı.
Yalnızca Hyperliquid değil; 2021’den bu yana DeFi Education Fund faaliyetlerini sürdürüyor. Kasım 2025’te Ethereum ekosistem protokolleri tarafından Ethereum Protocol Advocacy Alliance oluşturuldu. Solana Policy Institute da federal blokzincir düzenlemeleri konusunda faaliyet gösteriyor. Bu yapılar, tam zamanlı çalışanları ve danışma programlarıyla 501(c)(4) statüsünde kurumsallaşmış bulunuyor.
Politika Stratejileri ve Olası Senaryolar
DeFi platformları artık sadece piyasa likiditesi ve kullanıcı tecrübesi üzerinden değil, düzenleme ve politika katmanı üzerinden de rekabet ediyor. ABD’de hazırlanmakta olan yasa tasarılarının türev işlemlerini açıkça hariç tutmasının ardından, ülkedeki protokollerin KYC, gözetim ve şeffaflık gibi kayıtlama standartlarını uygulama baskısıyla karşı karşıya kalabileceği değerlendiriliyor. Yasal netlik sağlanamazsa, düzenleyicilerin protokol operatörleri ve yönetişim katılımcılarını hedef alma olasılığı öne çıkıyor.
Önümüzdeki döneme ilişkin üç temel senaryo öne çıkıyor. İlkinde, regülasyonlar hızla ilerler ve ABD merkezli arayüzler uyumlu hale gelirken, protokollerin küresel erişimi sürer. İkinci senaryoda ise düzenleyici baskı artar, ABD’li kullanıcıların yurtdışına yönelmesi hızlanır ve piyasadaki likidite parçalanır. Üçüncü senaryoda ise kongrede tıkanıklık oluşur, türev işlemler yasal gri alanda kalır ve yurt dışı platformlar ağırlık kazanır.
Kriptoda yıllarca süren “düzenlemeden kaçış” yaklaşımının artık yerini, kurumsal lobi çalışmaları ve yasa yapıcılarla ilişkilerin ön plana çıktığı yeni bir döneme bıraktığı görülüyor. Hyperliquid’in politika merkezinin ortaya çıkışı, sektörün bu yeni döneme uyum arayışını yansıtıyor.




