Citigroup, 2026 yılında başlatmayı planladığı dijital varlık altyapısıyla Bitcoin’i 30 trilyon dolarlık geleneksel varlık yönetim sistemine entegre etmeye hazırlanıyor. Bankanın dijital varlık saklama biriminden sorumlu Nisha Surendran, 26 Şubat 2026’daki Strategy World etkinliğinde yaptığı açıklamada, hedeflerinin Bitcoin’i banka standartlarında saklanabilir ve erişilebilir hale getirmek olduğunu ifade etti. Surendran, kurumsal müşterilerin Bitcoin’i hisse, tahvil ve diğer varlıklarla entegre bir raporlama sisteminde yönetmesini sağlayacaklarını bildirdi.
Bankacılık Standartlarında Bitcoin Saklama
Citigroup, kripto varlıklara sınırlı erişim sunan modellerin aksine, Bitcoin gibi dijital varlıkları doğrudan kendi bilançolarında tutmaya hazırlanıyor. Banka, geleneksel menkul kıymetlerde uyguladığı risk kontrolü, yasal standartlar ve raporlama yöntemlerini Bitcoin saklama süreçlerine de taşıyacak. Böylece, kurumsal müşteriler varlıklarının performans raporlarını, vergi işlemlerini ve uyum kontrollerini tek bir operasyonel yapıda yönetebilecek.
24 Saatlik Operasyon Modeline Geçiş
Bitcoin’in kesintisiz işlem görmesi nedeniyle Citigroup, likidite ve mutabakat işlemlerini 7/24 destekleyecek şekilde sistemlerini yeniden tasarlıyor. Bu adım, bankanın “hiç uyumayan şehir” operasyon anlayışına dijital varlık piyasalarına uygun biçimde dönüş yapmasını öngörüyor. Altyapı geliştirilirken bankanın kendi teknolojisi ile sektörde faaliyet gösteren Metaco gibi üçüncü taraf iş ortaklarının olanaklarını birleştirdiği aktarılıyor. Şirketin, Ripple’ın saklama hizmeti kolu Metaco ile iş birliği dahil çeşitli fintech altyapı firmalarıyla olası ortaklıkları değerlendirdiği belirtiliyor, fakat resmi paylaşım yapılmış değil.
Kurumsal Talep ve Düzenleyici Gelişmeler
Citigroup’un bu hamlesinin, kurumsal yatırımcılar arasında düzenlenmiş kripto hizmetlerine artan ilgiden kaynaklandığı belirtiliyor. Banka içinde yapılan anketler, finansal piyasadaki işlem hacminin yaklaşık yüzde 10’unun önümüzdeki beş yıllık süreçte dijital varlıklardan gelebileceğini gösteriyor. Saklama hizmetlerinde regülasyona tabi kurumların ilk tercih olduğu tespit ediliyor.
Ayrıca ABD’de 2026 itibarıyla düzenleyici ortamın daha açık bir hale gelmesi, dijital varlık hizmetlerinin sorumlu şekilde sunulmasına olanak tanıyor. Özellikle geçen dönemde kabul edilen GENIUS yasasının, bankalara dijital varlık hizmetleri için yol haritası sunduğu aktarılıyor.
Kurumsal saklama altyapısına geçiş, ABD’li büyük bankalar arasında da rekabeti artırıyor. JPMorgan Chase’in kurumsal düzeyde kriptoya erişim sunmasına karşılık, Citigroup’un doğrudan kripto saklama servisiyle bu alanda daha ileri seviyede entegrasyon hedeflediğine dikkat çekiliyor. Bu yaklaşım, bankanın geleneksel yapıyı kripto teknolojileriyle bütünleştirme vizyonunun bir parçası olarak öne çıkıyor.
Citigroup’un dijital varlık stratejisi sadece saklama hizmetiyle sınırlı kalmıyor. Banka aynı zamanda kurumsal ödemeler için hayata geçirdiği Token Hizmetleri ve potansiyel olarak kendi stabilcoin’i üzerindeki değerlendirmeleriyle sektörün farklı alanlarında faaliyet göstermeye devam ediyor.
Planlanan bu lansmanın başarılı olması durumunda, ABD’de Bitcoin’in geleneksel finans yapılarına tam entegrasyonu anlamında sektör için kayda değer bir adım şeklinde değerlendiriliyor.
Citigroup’un dijital varlık saklama sorumlusu Nisha Surendran, Bitcoin’in mevcut finansal sistemlere güvenli ve düzenlenmiş biçimde entegre edilmesini hedeflediklerini belirterek, bu sürecin kurumsal müşterilere hem raporlama hem de operasyonel anlamda kolaylık sağlayacağını duyurdu.




