Asya ödeme pazarında dağıtık defter teknolojilerine yönelik yönelimin güçlendiği aktarılırken, Japonya merkezli fintech platformu Stronghold Japan bu dönüşümün ülkede özellikle XRP ekosistemi üzerinden şekillenebileceğini belirtti. Forbes FinTech 50 listesinde yer alan şirket, bu değişimi destekleyen dört temel unsur bulunduğunu ifade etti.
Japonya Filipinler hattı ve maliyet avantajı
Stronghold Japan analizine göre ilk unsur, SBI Remit tarafından geliştirilen Japonya Filipinler sınır ötesi ödeme koridoru oldu. Banka testlerinde, XRP ile doğrudan mutabakatın SWIFT’e kıyasla maliyetleri %60 azalttığı doğrulandı. SBI altyapısı üzerinden geçen toplam işlem hacmi ise 15 milyar doları aştı.
Banka testlerinde, XRP ile doğrudan mutabakatın SWIFT’e kıyasla maliyetleri %60 düşürdüğü ve SBI altyapısı üzerinden geçen toplam hacmin 15 milyar doları geçtiği bildirildi.
SBI Remit, Japon finans grubu SBI Holdings’in para transferi kolu olarak biliniyor ve özellikle Asya’daki sınır ötesi ödeme hatlarında faaliyet gösteriyor. Şirketin bu alandaki çalışmaları, XRP’nin kurumsal ödeme kullanımına ilişkin en yakından izlenen örnekler arasında gösteriliyor.
Likidite havuzları ve yeni teknik altyapı
İkinci unsur olarak Asya rotalarında likidite havuzlarının, başka bir deyişle AMM yapılarının büyümesi öne çıkarıldı. Haziran ayı hedef hacminin 24 milyon dolara yaklaştığı kaydedildi. Bu yapının, büyük oyunculara geleneksel borsalara bağlı kalmadan bölgesel para birimleri arasında düşük maliyetli ve otomatik dönüşüm imkanı sunabileceği değerlendiriliyor.
Mini sözlük: AMM, yani otomatik piyasa yapıcı, alım satım işlemlerini geleneksel emir defteri yerine likidite havuzları üzerinden gerçekleştiren bir sistemdir. Bu modelde fiyatlar, havuzdaki varlık oranına göre otomatik biçimde belirlenir.
Üçüncü başlıkta ise Ethereum Virtual Machine tabanlı yeni bir yan zincire büyük şirketlerin yöneldiği belirtildi. Şirketlerin mutabakat süreçlerini otomatikleştirmek için bu ağda yaklaşık 1.400 akıllı sözleşme devreye aldığı, gas ücretlerinin ise XRP ile ödendiği aktarıldı.
Mini sözlük: Yan zincir, ana blok zincirine bağlı çalışan ancak işlemleri ayrı bir yapıda işleyebilen ek ağdır. Ethereum Virtual Machine uyumluluğu ise Ethereum için geliştirilen akıllı sözleşmelerin benzer altyapılarda da çalıştırılabilmesini sağlar.
Düzenleyici adımlar ve bankacılıkta test süreci
Dördüncü unsur olarak Asya’daki kamu girişimleri gösterildi. 2026’nın ikinci çeyreğinde Ripple’ın merkez bankalarıyla yeni anlaşmalar imzaladığı, bu sürecin yenin kapsamlı dijitalleşmesi ve Japonya’nın finansal araçlar mevzuatındaki güncellemelerle desteklendiği ifade edildi.
Aynı dönemde entegrasyonun perakende bankacılık alanına da uzandığı kaydedildi. Stronghold Japan, XRPL için kendi zincirler arası köprüsünü devreye alırken, SBI Shinsei Bank da müşterilerin vadeli mevduat benzeri standart hesaplarından getiriyi doğrudan XRP olarak almasına imkan tanıyacak bir programı test etmeye başladı.
Gözler 15 Haziran’daki XRPL güncellemesinde
Piyasada bundan sonraki seyrin kısa vadede 15 Haziran tarihinde daha net izlenebileceği belirtiliyor. O gün XRPL ağı 3.2.0 sürümüne geçecek çekirdek güncellemeyi alacak. Söz konusu değişiklikle bankaların sunucu düğümlerindeki yükün %40 azaltılmasının hedeflendiği, ayrıca yazılım adının rippled yerine xrpld olarak değiştirileceği aktarıldı.




