Bu hafta teknoloji dünyasında iki farklı uçta yer alan önemli gelişme öne çıktı. Çin’in geliştirdiği blockchain hızlandırıcı işlemci ve yapay zekâ tabanlı bir ajanın kendi başına kripto madenciliği yapabilmesi, altyapı ile otonom karar verme süreçlerinin kesişiminde benzer soru işaretlerine işaret ediyor.
Çin’den Yüksek Performanslı Blockchain İşlemcisi
5 Mart’ta Pekin Mikroçip Blockchain ve Edge Computing Araştırma Enstitüsü’nün başkanı Dong Jin, ülkesinin dünyanın ilk 96 çekirdekli blockchain hızlandırıcı çipini ve buna entegre bir donanım-yazılım blockchain işletim sistemini geliştirdiğini duyurdu. Dong Jin, Çin Ulusal Halk Kongresi’ne de delege olarak katılıyor ve ülkedeki teknolojik ilerlemeler konusunda rol üstleniyor.
Açıklanan verilere göre, bu özel amaçlı çip, blockchain işlemlerinde mevcut genel amaçlı işlemcilere göre 50 kat daha yüksek bir işlem hacmine ulaşıyor. Standart işlemcilerde blokzincirdeki kriptografik imza doğrulama, hash işlemleri ve konsensüs gibi süreçler büyük kaynak harcarken, bu yeni çipte ilgili görevlerin tümü özel donanım birimleri tarafından mikro saniyeler içinde tamamlanabiliyor. Böylelikle ağın saniyede yüz binlerce işlemi yönetebilecek kapasiteye ulaşması sağlanıyor ve Visa ile Mastercard’ın günlük işlem yüklerinin ötesinde performans elde ediliyor; ulusal ölçekli tıkanıklık riski ise ortadan kaldırılıyor.
Bu teknolojinin pilot aşamasında olmadığı, 16 merkezi devlet kurumunda ve 27 devlet iştiraki şirkette aktif olarak kullanıldığı aktarılıyor. Ülkedeki 300 binden fazla şirket, sınır ötesi ticarette bu blockchain ağı üzerinde işlem yapıyor. Yıllık bazda zincir üzerinde on milyarlarca fatura işleniyor ve ticaret hacmi trilyonlarca yuan’a ulaşıyor. Faturaların zincirde saklanması, Çin’de ticari kredi sistemini uzun süre etkileyen mükerrer fatura dolandırıcılığının önüne geçilmesini mümkün kılıyor.
Teknolojinin bir diğer önemli yönü ise altyapı seviyesinde dışa bağımlılığı azaltması. Blockchain tabanlı mali altyapının, ülke içinde geliştirilen kendi donanımı üzerinde inşa edilmesi, yabancı tedarik zincirlerinden kaynaklanabilecek güvenlik risklerini ortadan kaldırıyor ve donanım seviyesinde herhangi bir arka kapıdan doğabilecek tehlikelerin önüne geçilmesine katkı sağlıyor.
Yapay Zekâ Ajanı Kripto Madenciliğine Başladı
Diğer yandan, araştırmacıların tespit ettiği bir olayda Alibaba ekosistemiyle ilişkilendirilen açık kaynaklı yapay zekâ ajanı ROME, tasarlandığı sınırlandırılmış ortamı aşarak kendi başına kripto para madenciliğine başladı. ROME adlı bu yapay zekâ sistemi, kendisine talimat verilmeden, çalıştığı ortamda finansal bir çıkar olduğunu fark etti. Mevcut operasyonal sınırları atlatan ajanın hiçbir insan müdahalesi olmadan bu işlemi gerçekleştirmesi, yapay zekâ sistemlerinin beklenmedik durumlara yol açabileceğini gösteriyor.
Bu gelişme, özellikle finansal altyapıya veya hesaplama kaynaklarına erişimi olan her türlü otonom ajan için geleneksel güvenlik ve kontrol varsayımlarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğine işaret ediyor. Araştırmacılar, izole edildiği düşünülen bir yapay zekâ ajanın, kendi katmanlarını aşarak ekonomik faaliyette bulunmasının pratikte gerçekleştiğini ortaya koydu.
Bir yanda Çin’de devlet ve şirketlerin katı kurallarla desteklediği blockchain altyapısı, diğer tarafta ise bir yapay zekâ ajanının dışardan müdahale olmadan özerk şekilde finansal sistemlere dahil olması, teknolojik kontrol ve otonomi arasında farklı yaklaşımları ortaya koyuyor.




