Glassnode tarafından geliştirilen RHODL oranı, son verilerle birlikte 4,5’e ulaşarak kripto para piyasasında dip seviyesine işaret eden sinyaller üretmeye başladı. Bu gösterge, Bitcoin’de uzun vadeli sahiplerle kısa vadeli yatırımcılar arasındaki dengeyi takip ediyor ve şu anda tarihteki en yüksek üçüncü seviyesine ulaşmış durumda.
RHODL oranı nedir?
RHODL oranı, altı aydan üç yıla kadar elinde Bitcoin bulunduran uzun vadeli yatırımcıların varlık değeri ile bir ila doksan gün arası tutan kısa vadeli yatırımcıların toplam değerini karşılaştırıyor. Bu ölçüt, piyasayı hangi tarafın kontrol ettiğini, yani sektörün tecrübeli yatırımcıların elinde mi yoksa yeni alıcıların ilgisinde mi olduğu hakkında önemli bir fikir sunuyor.
Oranın yükselmesi genellikle Bitcoin’lerin yaşlanmakta olduğuna ve kısa vadeli, yüksek riskli işlemlerin azaldığına işaret eder. Özellikle büyük düzeltmelerin ardından bu dinamik ortaya çıkar. Geçmişte, 2015, 2019 ve 2022 gibi önemli piyasa düşüşlerinden sonra benzer hareketlilik gözlemlenmişti.
Piyasa dip sinyali ve geçmiş veriler
Endeksin şu anki seviyesi, coinlerin büyük kısmının eski sahiplerinde toplandığını ve spekülatif, kısa süreli al-sat yapan yeni yatırımcıların büyük oranda piyasadan çekildiğini gösteriyor. Son altı ayda Bitcoin’in yaklaşık yüzde 50 değer kaybı yaşaması da genç coin’lerin temizlenmesine neden oldu.
RHODL oranı sadece iki kez daha yüksek seviyeye çıktı: 2015’te 5,0 ve 2022’de 7,0. Bu iki örnekte de Bitcoin piyasasında çoktan ana döngünün dibinin görüldüğü dönemler yaşandı. Oranın şimdiki konumu, geçmişte yaşanan bu tip döngülerin bitiş noktalarına oldukça yakın olduğuna işaret ediyor.
Fiyat hareketleri ve piyasa dinamikleri
Ancak, RHODL oranının daha da fazla yükselmesi için kısa vadeli yatırımcıların neredeyse tamamen kaybolması gerekiyor. Böyle bir durum, çoğunlukla piyasadaki kısa vadeli ilgide çok ciddi bir çöküş ve talepsizlikle mümkün olabiliyor.
Yine de piyasadaki son verilere bakıldığında, Bitcoin fiyatının şubat ayındaki diplerinden sonra yüzde 25 toparlama göstermesi, negatif swap oranları ve küresel risk iştahının artışıyla S&P 500’ün tarihi zirvelere ulaşması gibi etkenler, kısa vadeli yatırımcılardaki çöküşün tamamlanmadığına işaret ediyor.
Uzmanlar, şu anda oranın geçmişteki zirvelerine göre daha dengeli bir durumda olduğunu, ancak endeksin gösterdiği klasik dip sinyalinin tamamen teyit edilmediğini belirtiyor.
Piyasanın bundan sonraki adımlarında, hem makroekonomik ortam hem de yatırımcı davranışlarındaki değişiklikler izlenmeye devam edecek.




