Bitcoin’in yükseliş döngülerinde sermaye verimliliği belirgin biçimde geriledi. Önceki yıllarda görece daha düşük para girişiyle çok daha sert fiyat artışları görülürken, mevcut döngüde çok daha büyük sermaye akışına rağmen getiriler daha sınırlı kaldı.
Sermaye verimliliğinde belirgin gerileme
CryptoQuant verilerine göre 2022’de başlayan mevcut döngüde Bitcoin’e yaklaşık 697 milyar dolarlık yeni sermaye girdi ve bu süreçte fiyat artışı yaklaşık %689 oldu. Buna karşılık 2011 döngüsünde 2,8 milyar dolarlık net giriş yaklaşık %55.000’lik yükselişi tetiklemişti. 2015 döngüsünde 69 milyar dolar yaklaşık %10.000, 2018 döngüsünde ise 365 milyar dolar yaklaşık %2.000 getiri üretti.
CryptoQuant verileri, Bitcoin’in büyüdükçe her yeni yükseliş için çok daha fazla sermayeye ihtiyaç duyduğunu ve buna rağmen yüzdesel getirinin kademeli olarak düştüğünü ortaya koyuyor.
Bu hesaplamalarda gerçekleşmiş piyasa değeri ölçütü kullanılıyor. Bu yöntem, her bir Bitcoin’i güncel fiyatıyla değil, en son hareket ettiği andaki fiyatıyla değerliyor. Böylece varlığa fiilen ne kadar sermaye girdiğine dair daha gerçekçi bir çerçeve sunuyor. CryptoQuant, zincir üstü veri analizi yapan bir araştırma şirketi olarak kripto piyasasındaki sermaye akışlarını ve yatırımcı davranışlarını izliyor.
Mini sözlük: Gerçekleşmiş piyasa değeri, bir kripto varlığın toplam değerini son işlem fiyatlarına göre hesaplayan zincir üstü bir ölçüttür. Bu yaklaşım, kısa vadeli dalgalanmalardan çok ağa giren toplam sermayeyi izlemek için kullanılır.
| Döngü | Net sermaye girişi | Yaklaşık getiri |
|---|---|---|
| 2011 | 2,8 milyar dolar | %55.000 |
| 2015 | 69 milyar dolar | %10.000 |
| 2018 | 365 milyar dolar | %2.000 |
| 2022 sonrası | 697 milyar dolar | %689 |
Aynı etki için daha büyük para gerekiyor
Veriler, küçük ölçekte de benzer bir tabloya işaret ediyor. 2011’de Bitcoin fiyatını ikiye katlamak için yaklaşık 5 milyon dolar yeterli olurken, bu döngüde aynı etki için yaklaşık 101 milyar dolar gerekti. Bitcoin’in piyasa değeri artık bir on yıl önceki birkaç milyar dolarlık seviyelerin çok üzerinde ve yaklaşık 1,2 trilyon dolar düzeyinde bulunuyor. Bu büyüklük, yüzdesel hareketlerin doğal olarak daha zor oluşmasına yol açıyor.
CryptoQuant kurucusu Ki Young Ju, bu eğilimin tek başına bir tepe sinyali olarak okunmaması gerektiğini savundu. Ju, Bitcoin’in yalnızca bireysel yatırımcı ilgisiyle şekillenen bir araç olmaktan çıkıp daha geniş çapta makro varlık olarak kabul görmesi halinde yeni bir parabolik yükselişin mümkün olabileceğini değerlendiriyor.
Ki Young Ju, yeni ve güçlü bir yükseliş için Bitcoin’in 1 trilyon doların üzerinde taze sermayeyi sindirebilmesi gerektiğini, bunun da kurumsal benimsenmenin bugünkü seviyenin ötesine taşınmasına bağlı olduğunu vurguluyor.
Kurumsal akışlar konusunda soru işaretleri sürüyor
Bu değerlendirme, piyasanın hassas bir dönemine denk geldi. ABD’de spot Bitcoin ETF’lerinde son bir ayda rekor düzeyde çıkışlar görüldü. Aynı dönemde Bitcoin yılın ilk yarısını kayıpla kapattı. Bu tablo, piyasada beklenen kurumsal derinliğin henüz yeterince güçlenmediğine işaret ediyor.
Bitcoin destekçileri sık sık altını karşılaştırma ölçütü olarak öne çıkarıyor. Altının piyasa değeri yaklaşık 27 trilyon dolar ile Bitcoin’in değerinin yirmi katından fazla. Bitcoin’in makro ölçekte değer saklama aracı olarak daha geniş kabul görmesi halinde önemli bir alan açılabileceği düşünülüyor. Ancak böyle bir senaryoda bile gereken sermaye miktarının trilyonlarca dolara ulaşması bekleniyor.
Daha temkinli yaklaşan analistler ise bu eğilimin büyük ölçüde doğal olduğunu düşünüyor. Bir varlık büyüdükçe aynı oranda yükselmesi zorlaşıyor ve daha geniş taban, yüzdesel getirileri aşağı çekiyor. Bu nedenle yeni kurumsal para girişinin beklenen ölçekte gerçekleşeceğine dair kesin bir güvence bulunmuyor.




