ABD Başkanı Donald Trump’ın 14-15 Mayıs tarihlerinde Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile Pekin’de yaptığı görüşme, dünya gündemini meşgul etti. Görüşmede asıl odak noktası iki ülke arasındaki devam eden ticari anlaşmazlıklar olurken, toplantı sırasında Bitcoin’in %2,3 değer kazanarak 96.800 dolara ulaşması dikkat çekti. CryptoAppsy verilerine göre, bu esnada Bitcoin piyasasında kayda değer bir hareketlilik yaşandı.
Ticaret gerilimi ve teknoloji alanındaki kısıtlamalar
Yaklaşık iki yıldır süren ABD-Çin ticaret krizinin çözümü hedeflenirken, NVIDIA’nın yapay zeka çiplerine getiren Amerikan ihracat yasağı öne çıktı. NVIDIA’nın H100 işlemcileri gibi ileri seviye yapay zeka çiplerine yönelik bu engeller, yıllık 15 milyar dolar büyüklüğündeki piyasada büyük kayıplara neden oldu.
İki lider, Geçtiğimiz Ekim’de Güney Kore’de varılan ve 300 milyar doları aşkın üründe tarifeleri askıya alan ticaret anlaşmasının uzatılmasını masaya yatırdı. Anlaşmada kripto para madenciliğinde kritik önemde olan minerallerin ve batarya malzemelerinin tedariki de yer aldı.
Pekin yönetimi, Tayvan’a silah satışı ve ekonomik kalkınma haklarıyla ilgili mevcut tutumunu yineledi. Ayrıca toplantı gündeminde uçak alımları, tarım ürünleri, enerji anlaşmaları ve yeni ticaret platformları da vardı. Yapay zeka, yarı iletkenler, Tayvan ve İran’a ilişkin konularda ise sonuç alınamadı.
Çin’den kripto varlıklara sıkı denetim
Trump’ın Çin ziyaretinin olası bir yumuşamayla kripto paralara kapı aralayabileceği öngörülse de, Çinli düzenleyiciler bu yıl kripto ticareti, gerçek varlıkların tokenlaştırılması ve yuan destekli stabil paralar konusunda kuralları daha da sıkılaştırdı. 30 Eylül’den itibaren sosyal medyada kriptoyu tanıtıcı gönderiler de yasak kapsamına girecek.
Trump’ın heyetinde BlackRock, Goldman Sachs, Visa, Mastercard, Apple, Tesla, Meta, Qualcomm, Micron ve Boeing gibi büyük şirket yöneticileri de yer aldı. BlackRock ve Goldman Sachs, Bitcoin ETF’leri ve token tabanlı finansal ürünlerde küresel hamleler planlarken; Visa ile Mastercard stabilcoin temelli ödeme ağları kurma hazırlığında. Reuters’ın aktardığına göre, bu firmalar Çin’de yeni iş birlikleri arıyor.
Reva Goujon, Rhodium Group’ta jeopolitik stratejist olarak görev alıyor ve heyetin çoğunluğunun temel girdilerin tedarikine yönelik talepler ilettiğini belirtiyor; yalnızca Boeing ve Cargill doğrudan satın alım anlaşmalarında yer aldı.
Bitcoin madenciliğinde Çin ağırlığı devam ediyor
Bitcoin madenciliği yapan firmalar, halen Çinli tedarikçilere bağlı kalmaya devam ediyor. Global Bitcoin ağındaki büyümenin öncülüğünü Kuzey Amerika üstlense de, kullanılan ekipmanlar çoğunlukla Çin’den geliyor.
ABD, son dönemde “Amerika’da Üretilen Madencilik Yasası” adıyla bir yasa teklifi hazırladı. Bu girişimin amacı, Bitcoin madenciliği yatırımlarının ülkede kalmasını teşvik etmek, tedarik zincirlerinde yerli üretimi öne çıkarmak ve ulusal Bitcoin rezervi oluşturmak olarak öne çıkıyor. Senatörler, madencilik ekipmanında yabancıya aşırı bağımlılığın ileride tedarik ve güvenlik riskleri yaratabileceğini savunuyor.
Verilere göre, ABD dünya çapında Bitcoin madenciliği faaliyetlerinin yaklaşık %38’ini yürütüyor ancak kullanılan ekipmanın %97’si Çin menşeli. Hazırlanan yasa tasarısı, şirketlere yerli ekipmana geçiş için süre tanıyor ve 2030’a kadar tam uyum şartı getiriyor. Ayrıca madenciliğin ABD’de üretildiğini belgeleyen bir sertifikasyon sistemi de kurulacak.
İki ülkenin ilişkileri düzelirse ekipman maliyetlerinde düşüş ve daha hızlı tedarik olağan hale gelebilir. Ancak ilişkiler daha da gerilirse, donanım maliyetleri daha da yükselerek Çin dışındaki ülkelerde madencilik yatırımlarını yavaşlatabilir. Özellikle Çin, üst seviye yarı iletkenlere yeniden ulaşırsa, Amerika, Kanada ve Avrupa’daki madencilerin karlılığı da değişebilir.




