Mart 2024’te Fildişi Sahili açıklarındaki deniz tabanı hareketleri yedi denizaltı internet kablosunun kopmasına yol açtı. Bu durum, bölgesel internet bağlantısında ciddi bir aksamaya neden olurken, küresel Bitcoin ağı üzerinde dikkate değer bir etki yaratmadı. Kesintiden etkilenen bölgede yaklaşık beş Bitcoin düğümü vardı ve bu sayı, ağın toplamının yalnızca yüzde 0,03’üne karşılık geliyor. Bitcoin ağındaki değişim oranı ise normal dalgalanma aralığı olan yüzde 2,5’in altındaydı ve fiyatlarda veya ağın konsensüs mekanizmasında herhangi bir bozulma yaşanmadı.
Denizaltı Kablo Kesintilerine Karşı Bitcoin’in Tepkisi
Cambridge Üniversitesi tarafından yapılan ve on bir yıllık Bitcoin ağı verisi ile 68 onaylı denizaltı kablo arızasını inceleyen yeni bir araştırma, bu tip altyapı arızalarının ağ üzerinde tarihsel olarak çok sınırlı bir etkiye sahip olduğunu gösterdi. Araştırmacılar Wenbin Wu ve Alexander Neumueller’in hazırladığı veri seti, 2014 ile 2025 yılları arasındaki sekiz milyon Bitcoin düğümü gözlemini, 658 denizaltı kablosunu ve 385 kablo arızası olayını içeriyor. Bu olaylar arasında, yalnızca 68’i doğrulanabilir ağ kesintisiyle eşleşirken, doğrulanan vakaların yüzde 87’sinde düğüm sayısındaki değişim yüzde 5’in altında kaldı. Ortalama etki yüzde -1,5, medyan ise yüzde -0,4 olarak kaydedildi. Düğüm kesintileri ile Bitcoin fiyatı arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmedi.
Ağda Gerçek Zayıflık Noktaları ve Barındırıcıların Rolü
Çalışma, Bitcoin ağını üç katman üzerinden analiz ediyor: fiziksel bağlantı için denizaltı kabloları, yönlendirme altyapısı olarak özerk sistemler ve nihayetinde Bitcoin’in eşler arası üst katmanı. Rastgele kablo arızalarında, ağ düğümlerinin yüzde 10’dan fazlasının bağlantısı için kabloların yüzde 72 ila 92’sinin kesilmesi gerekiyor. Ancak ağ üzerinde daha etkili olabilecek senaryo, düğümlerin en yoğun bulunduğu barındırıcı ağlara yönelik koordineli baskı. Cambridge ekibinin modeline göre, en büyük özerk sistem (ASN) sağlayıcılarına yönelik hedefli bir müdahale, düğüm bağlantısında belirgin bir değişimi yalnızca toplam kapasitenin yüzde 5’i düzeyindeki bir azaltmayla yaratabiliyor. Önde gelen sağlayıcılar Hetzner, OVHcloud, Comcast, Amazon Web Services ve Google Cloud olarak sıralanıyor. Mart 2026 tarihli güncel verilere göre toplam 23.150 erişilebilir düğümün yüzde 63,1’i Tor ağı üzerinden çalışırken, kalanlar bu ana barındırıcılar arasında dağılmış durumda.
Tor’un Güçlü Direnç Katmanı Haline Gelmesi
Bitcoin ağının bileşimi son yıllarda büyük değişim gösterdi. Tor ağı üzerinden çalışan Bitcoin düğümlerinin oranı 2014’te sıfıra yakınken, 2021’de yüzde 23’e, 2022’de ise yüzde 52’ye çıktı. Mart 2026’da ise bu oran yüzde 63’e ulaşmış durumda. Bu artış, özellikle İran’daki 2019 iletişim kesintisi, Myanmar’daki 2021 darbeleri ve Çin’in 2021 yılında uygulamaya koyduğu madencilik yasağı gibi sansür baskılarıyla aynı döneme denk geliyor. Tor, uzun süredir gizlilik amacıyla kullanılan bir araç olmasına rağmen, şimdi Bitcoin’de yapısal bir dayanıklılık katmanı işlevi görüyor. Buna karşılık, birçok düğümün coğrafi konumu gizli kalırken, Tor’un kendisi fiziksel sunucular üzerinden dağıtık olarak ilerliyor ve bu sunucular çoğunlukla Almanya, Fransa ve Hollanda gibi iyi bağlantılı ülkelerde bulunuyor.
Çalışma, Tor relays altyapısını dâhil eden dört katmanlı modele geçtiğinde, kritik ağı bozacak eşiklerin geleneksel yöntemlere göre çok daha yüksek olduğunu ortaya koyuyor. Yani, hem açık internet hem de Tor üzerinden aynı anda kesinti yaratmak için ciddi bir altyapı kaybı yaşanması gerek.
Çin’in Yasağının Dağıtıma Etkisi
Bitcoin’in altyapı dayanıklılığı 2021’de en düşük seviyesine inerken, bu dönemde madencilik gücünün yüzde 74’ünün Doğu Asya’da toplandığı kaydedildi. 2022 yılında Çin’in madencilik yasağı sonrası altyapının coğrafi olarak yayılması ve Tor kullanımındaki büyük artışla birlikte ağın dayanıklılığında keskin bir artış gözlendi.
Gerçek Risk: Bulut Barındırıcılar ve Politika Koordinasyonu
Araştırmaya göre, denizaltı kablolarına yönelik jeopolitik endişeler gündemde kalsa da, Bitcoin ağı için esas kırılganlık, bulut barındırıcılar üzerinde ortaya çıkıyor. Amazon Web Services ve Google Cloud gibi büyük sağlayıcılarda yaşanan ya da yaşanabilecek bir arıza veya düzenleyici müdahale, düğüm erişiminde gözle görülür düşüşe yol açabilir. Ancak protokol seviyesinde çalışmayan ek sistemler (örneğin Blockstream uydu ağı ve blok iletim servisleri) Bitcoin’in esnekliğini artırmaya devam ediyor.




