Amerika Birleşik Devletleri’nde dijital varlık piyasalarının kapsamlı biçimde düzenlenmesini öngören CLARITY isimli yasa tasarısında, Senato Bankacılık Komitesi’nde Nisan ayı öncesinde ilerleme sağlanması beklenmiyor. Gecikmenin ardında yalnızca teknik anlaşmazlıklar değil, siyasi öncelikler ve takvimsel sıkışmalar da bulunuyor.
Yasama Gündeminin Öncelikleri ve Beyaz Saray’ın Rolü
Senato Çoğunluk Lideri John Thune, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, tasarının işlemlerinin öne alınmayacağını ve bu süreçte başka yasal düzenlemelerin önceliklendirdiğini ifade etti. ABD Başkanı Donald Trump’ın özellikle SAVE America isimli seçmen kimliği düzenlemesini, kendisine sunulacak diğer tüm yasaların ön koşulu haline getirdiği belirtiliyor. Bu nedenle Bankacılık Komitesi’nin CLARITY tasarısına ilişkin takviminde yeni bir oturum öngörülmediği, Nisan öncesinde ilerleme olmayacağı açıklandı.
Kongre’de Farklı Komitelerde Farklı Hızlar
Dijital Varlık Piyasa Yapısı Yasası olarak bilinen CLARITY tasarısı, ABD Kongresi’nde farklı komitelerde farklı hızlarda ilerliyor. Temsilciler Meclisi tasarıyı 2025’in ortasında, geniş partiler üstü çoğunlukla kabul etti. Ancak Senato’da Tarım Komitesi, kendi versiyonunu 2026 başında büyük ölçüde partisel ayrışmalarla geçirdi. Bankacılık Komitesi ise Ocak 2026’da yapılması planlanan oturumu erteleyerek süreci askıya aldı. Şu anda Senato Bankacılık Komitesi’nde bekleyen bu oturum, tasarının genel kurula sevki önündeki en büyük engel konumunda kalmayı sürdürüyor.
Stabilcoin Getirisi Gerginliği Sürüyor
Yasal sürecin tıkanmasında bir diğer önemli unsur ise sektörel uzlaşmazlıklar. Stabilcoin ürünleri üzerinden sunulan getiri olanakları, geleneksel bankacılıkla kripto ekosistemi arasında görüş ayrılığına yol açıyor. Bankalar, kripto şirketlerinin stabilcoinlere faiz veya getiri sunmasının, mevduatların geleneksel bankacılıktan dijital varlıklara kaymasına neden olabileceğini savunuyor. Yüksek getirili stabilcoinlerin klasik bankacılığın rekabet gücünü zayıflatacağı endişesi taşınıyor.
Senatörler Angela Alsobrooks ve Thom Tillis, pasif faiz ödemeleri ile belirli kullanıcı hareketlerine bağlı ödüller arasında ayrım yapılmasını mümkün kılan bir uzlaşma dili üzerinde çalışıyor. Ancak bu ayrımın yasal ve ekonomik açıdan sonuçlarının ne olacağı konusunda hem sektör hem de yasa yapıcılar arasında netlik sağlanmış değil. Taraflar arasında yapılan müzakerelerin şimdilik belli bir sonuca ulaşmadığı aktarılıyor.
Piyasa Aktörlerinin ve JPMorgan’ın Beklentileri
Tüm bu gecikmelere karşın, piyasada düzenlemenin önümüzdeki dönemde yürürlüğe gireceğine dair iyimserlik öne çıkıyor. JPMorgan’ın analizlerine göre, yasanın özellikle 2026’nın ikinci yarısında kabul edilmesi, büyük kurumsal yatırımcılar için önemli bir katalizör olarak öne çıkabilir. Söz konusu düzenleme, dijital varlıkların menkul kıymet mi yoksa emtia olarak mı ele alınacağının, hangi kurumun hangi faaliyeti düzenleyeceğinin netleşmesini sağlayacak. Bu netlik olmadan, büyük ölçekli sermaye gruplarının piyasaya anlamlı şekilde dahil olamadığı değerlendiriliyor.
Son gelişmeler aslında düzenleyici netlik beklentisini değiştirmiyor, yalnızca takvimi ötelerken, yasanın çıkış süresi üzerinde belirsizlik yaratıyor. Özellikle Bankacılık Komitesi oturumlarının Nisan veya Mayıs’ta yeniden planlanması ve yaz aylarında Temsilciler Meclisi ile taslakların birleştirilmesi halinde, 2026 bitmeden imzaya sunulma ihtimali korunuyor. Buna karşın, sürecin her ay gecikmesi, siyasi gündemde yasaya dair yeni engeller çıkma riskini artırıyor.




