Amerika Birleşik Devletleri’ndeki önde gelen borsalar arasında, hisse senedi piyasalarını 24 saat, haftanın yedi günü açık hale getirme hazırlıkları gündemde. NYSE, Nasdaq, CME ve Cboe gibi büyük oyuncuların bu adımı, geleneksel piyasa saatlerinin ötesine geçerek aralıksız işlem yapılmasına imkan tanıyacak. Son gelişmeler, bu dönüşümün piyasa katılımcıları ve aracılar üzerindeki etkilerini yeniden tartışmaya açtı.
Borsalarda yeni dönemin etkileri
Quantum Economics’in kurucusu ve CEO’su Mati Greenspan, sürekli işlem imkanının en çok bireysel yatırımcılara fayda sağlayacağını savundu. Greenspan’a göre, piyasaların kapanışıyla birlikte aracılar, fiyatları belirlemek ve yatırımcı zararları üzerinden gelir elde etmek için daha geniş imkan buluyordu. Ayrıca, piyasa kapalıyken büyük haberlerin ardından açılış fiyatlarının belirlenmesinde az sayıdaki kuruluşun etkisinin arttığını ve bunun zaman zaman zarara yol açabildiğini ileri sürdü.
Greenspan, piyasa kapalıyken fiyatlar üzerinde kontrolün daha kolay olduğunu ve hafta sonu önemli gelişmeler yaşandığında açılışta fiyatlarda ciddi dalgalanmalar oluştuğunu belirtti.
Borsalarda geleneksel seans saatlerinin dışında oluşan düşük likidite ortamı, fiyat hareketlerinin abartılı biçimde gerçekleşmesine yol açabilir. New York Menkul Kıymetler Borsası’ndan Joe Dente, işlem saatleri dışında işlem hacmi azaldığı için fiyat farklarının genişlediğine dikkat çekti. Buna göre, bu saatlerde yapılan işlemlerde likidite sınırlaması fiyatların daha kolay dalgalanmasına neden olabiliyor.
Akademik araştırmalar da, işlem saatleri dışında fiyat oluşum süreçlerinin düzenli seanslara kıyasla daha verimsiz işlediğini gösteriyor. UC Berkeley ve University of Rochester’ın ortaklaşa yürüttüğü çalışmaya göre, düşük hacim ve sınırlı likidite, yeni bilgilerin fiyatlara yansımasını yavaşlatıyor.
Manipülasyon iddiaları ve düzenleyici tepkiler
Borsalarda sürekli işlem modeli gündeme gelirken, piyasa kapalıyken yaşanan fiyat oynaklığı ve potansiyel piyasa manipülasyonu tekrar tartışılıyor. Joe Dente, düşük likiditenin manipülasyonu kolaylaştırabileceğine işaret ederek, 24 saat işlem döneminde de benzer risklerin söz konusu olabileceğini ifade etti.
SSRN tarafından yayınlanan bir araştırmada ise, bazı aracı kurumların açılıştan önce büyük emirler verip iptal ederek fiyatları yapay olarak yukarıya çekebildiği ortaya koyuldu. Benzer şekilde, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC), geçtiğimiz dönemde yanıltıcı emirlerle fiyat oynaklığı yaratan kurumlara yaptırım uyguladı ve Velox Clearing’e milyonlarca dolarlık para cezası kesti.
Düzenleyici kurumlar, özellikle işlem saatleri dışında uygun denetim mekanizmalarının eksikliğine dikkat çekiyor. ABD Finansal Endüstri Düzenleme Kurumu (FINRA), bu alanda gerekli gözetim ve raporlama sistemlerinin geliştirilmesi çağrısında bulundu.
Piyasa uzmanı Pranav Ramesh, işlem saatleri dışında piyasaların daha zayıf ve fiyat oynaklığına açık olduğunu belirtirken, küçük yatırımcıların referans noktası bulmakta zorlanabileceğini vurguladı. Büyük haberlerin piyasalar kapalıyken yaşandığı dönemlerde, aracı kurumların fiyat belirleme gücünün arttığı ifade edildi.
Kripto tabanlı merkeziyetsiz borsalarda aralıksız işlem yapılaması, son dönemde küresel çalkantılar sırasında işlem hacmini hızla artırdı. Blockchain altyapısıyla çalışan Hyperliquid isimli platformda yalnızca bir haftada 50 milyar doları aşan vadeli işlem hacmi gerçekleşti ve günlük gelirin 1,6 milyon doları gördüğü aktarıldı. Platformda S&P 500 endeksine dayalı sürekli vadeli işlemlere de başlandı.




