ABD ile İran arasında olası müzakere sürecine ilişkin beklentiler yeniden karıştı. Washington’da bir anlaşma zemini oluşabileceğine dair mesajlar verilse de tarafların talepleri arasındaki farkın hâlâ geniş olduğu değerlendiriliyor. Bu nedenle piyasalarda ve diplomatik çevrelerde, kısa vadede somut bir uzlaşma çıkıp çıkmayacağı konusunda temkinli bir yaklaşım öne geçti. İsrail tarafında yapılan son değerlendirmeler de, siyasi irade bulunsa bile sonuca ulaşmanın kolay olmayabileceğine işaret etti.
Tarafların Mesajları Birbirini Tutmuyor
İsrailli üst düzey yetkililer, ABD Başkanı Donald Trump’ın Orta Doğu’daki çatışmaları sona erdirecek bir anlaşmaya istekli göründüğünü değerlendirdi. Ancak aynı yetkililer, İran’ın Washington’ın taleplerini kabul etmeye yanaşmasının düşük ihtimal olduğunu da vurguladı. Bu tablo, diplomasi kanalı tamamen kapanmamış olsa bile sürecin oldukça kırılgan ilerlediğini gösteriyor.
Donald Trump’ın Orta Doğu’daki çatışmaları sona erdirecek bir anlaşmaya istekli olduğu, ancak İran’ın ABD taleplerini kabul etmeyeceğinin düşünüldüğü belirtildi.
Masadaki başlıklar arasında İran’ın nükleer programı ile balistik füze kapasitesine dönük sınırlamaların yer aldığı aktarılıyor. Bu maddeler uzun süredir Washington ile Tahran arasındaki en zor dosyalar arasında bulunuyor. Dolayısıyla teknik olarak görüşmeler yeniden başlasa bile, tarafların temel güvenlik önceliklerinde geri adım atmaması yeni bir çıkmaz yaratabilir.
Müzakerelerin, ABD ile İsrail’in geçen ayın 28’inde İran’a karşı başlattığı askeri operasyonun ardından kesildiği belirtiliyor. Saha gerilimi devam ederken diplomatik temas arayışı da tamamen ortadan kalkmış değil. Buna rağmen çatışma ortamı sürdükçe, resmi görüşmelerin yeniden yapılandırılması daha karmaşık bir hal alıyor.
Netanyahu Ve Trump’tan Farklı Tonlarda Açıklamalar Geldi
Donald Trump, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda Orta Doğu’daki çatışmaları tamamen bitirmeye yönelik “çok iyi ve verimli” görüşmeler yapıldığını savundu. Tahran ise bu açıklamaya doğrudan itiraz ederek herhangi bir müzakerenin gerçekleşmediğini bildirdi. Bir tarafta diplomatik ilerleme iması yapılırken diğer tarafta temasın tümden reddedilmesi, sürecin şeffaflıktan uzak ve oldukça tartışmalı ilerlediğini ortaya koydu.
Trump, çatışmaları tamamen sona erdirmeye dönük çok iyi ve verimli görüşmeler yapıldığını savundu; İran ise herhangi bir müzakerenin gerçekleşmediğini bildirdi.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da askeri kazanımların diplomatik bir anlaşmaya dönüştürülebileceğini düşündüğünü belirtti. Netanyahu, ABD ve İsrail güçlerinin sahada elde ettiği üstünlüğün savaş hedeflerine ulaşacak bir mutabakat için kullanılabileceğini iddia ediyor. Bu yaklaşım, Tel Aviv’in askeri baskıyı yalnızca sahadaki sonuçlar için değil, müzakere masasındaki koşulları sertleştirmek için de değerlendirdiğini gösteriyor.




