SWIFT’in gelecekte XRP kullanıp kullanmayacağına ilişkin tartışma, kripto para piyasasında yeniden gündeme geldi. Bu kez tartışmanın odağında, 2012 ile 2019 yılları arasında SWIFT’in üst yöneticiliğini yapan Gottfried Leibbrandt’ın geçmişte yaptığı açıklamalar yer aldı. Kripto araştırmacısı SMQKE, Leibbrandt’ın değerlendirmelerinin bugünkü düzenleyici ortamda yeniden okunması gerektiğini savunuyor.
Leibbrandt’ın Ripple ve XRP değerlendirmesi
Leibbrandt, görevde olduğu dönemde Ripple‘ın sunduğu değer önerisinin önemli bölümünün XRP’ye dayandığını söylemişti. Buna karşın bankaların, varlıklarını kripto paralara dönüştürme konusunda isteksiz davrandığını da vurgulamıştı. Bu çekincenin başlıca nedeni olarak fiyat oynaklığını göstermişti.
Gottfried Leibbrandt, Ripple’ın değer önerisinin önemli bir kısmının XRP etrafında şekillendiğini belirtirken, bankaların fiyat dalgalanmaları nedeniyle bu alana temkinli yaklaştığını vurgulamıştı.
SWIFT, dünya genelinde bankalar arasında ödeme mesajlarının iletilmesinde kullanılan başlıca ağlardan biri olarak biliniyor. Bu nedenle Leibbrandt’ın XRP hakkındaki değerlendirmeleri, yalnızca Ripple ekosistemi açısından değil, geleneksel finans ile dijital varlıklar arasındaki ilişki bakımından da yakından izleniyor.
SMQKE, bu açıklamaların önemli olduğunu çünkü Leibbrandt’ın XRP’ye yönelik itirazı kalıcı bir reddiye olarak değil, belirli koşullara bağlı bir çekince olarak ortaya koyduğunu ileri sürüyor. Bu bakışa göre tartışmanın merkezinde teknolojiden çok piyasa koşulları ve hukuki belirsizlik bulunuyordu.
Düzenleyici belirsizlik ikinci engel olarak öne çıktı
Leibbrandt, yalnızca fiyat oynaklığına değil, XRP ve diğer kripto varlıkların hukuki statüsündeki belirsizliğe de dikkat çekmişti. Riskten kaçınan finans kurumlarının, düzenlemeler netleşmeden bu tür varlıklara yaklaşmak istemediğini ifade etmişti.
Leibbrandt’ın yaklaşımı, benimsenmenin önündeki engelin teknolojik yetersizlikten çok oynaklık ve düzenleyici belirsizlik olduğunu ortaya koyuyordu.
Bu nokta, XRP çevresindeki hukuki zeminin son dönemde değişmesi nedeniyle yeniden önem kazandı. Ripple ile ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu arasındaki dava süreci sona ererken, XRP’nin ABD’deki konumuna ilişkin çerçevenin geçmişe kıyasla daha belirgin hale geldiği değerlendiriliyor.
Tartışmanın dayanağı geçmiş açıklamalar oldu
SMQKE’nin son paylaşımı, topluluk içindeki yorumlardan ya da isimsiz iddialardan ziyade doğrudan eski SWIFT CEO’sunun kayıt altındaki sözlerine dayanması nedeniyle dikkat çekti. Araştırmacı, Leibbrandt’ın işaret ettiği koşulların değiştiğini ve bu nedenle eski çekincelerin bugünkü ortamda aynı ağırlığı taşımayabileceğini savunuyor.
Buna rağmen SWIFT ile Ripple arasında XRP’yi kapsayan herhangi bir ortaklık ya da entegrasyon resmen açıklanmış değil. Mevcut durumda ortaya çıkan tablo, Leibbrandt’ın sözlerinin XRP’nin kullanım alanına kapıyı tamamen kapatmadığını, ancak geçmişte iki temel engelin öne çıktığını gösteriyor.
Bu nedenle tartışma, doğrulanmış bir iş birliğinden çok, geçmişte dile getirilen çekincelerin bugünkü koşullarda geçerliliğini koruyup korumadığı sorusu etrafında şekilleniyor. XRP’nin olası kullanımına ilişkin beklentiler ise resmi bir duyuru gelmedikçe spekülasyon düzeyinde kalmayı sürdürüyor.




