Kripto para borsası FTX’in kurucusu Sam Bankman-Fried’in hapishaneden gönderdiği iddia edilen bir mektubun kaynağıyla ilgili ilginç bir gelişme yaşandı. Federal savcılar, mahkemeye sundukları yeni belgede mektubun aslında hapishaneden yollanmadığını ve gönderiminde çeşitli şüpheler bulunduğunu belirtti. Sam Bankman-Fried, Kaliforniya’daki Federal Correctional Institution Terminal Island’da 25 yıl hapis cezası çekiyor ve yeni bir duruşma talebini sürdürüyor.
Dava Sürecinde Şaibe Yaratan Mektup
Yargı kayıtlarına göre, 16 Mart’ta kayda geçen mektubun Palo Alto ya da Menlo Park’tan FedEx şirketi aracılığıyla gönderildiği belirlendi. Gönderide Bankman-Fried’in tutulduğu federal cezaevi yanlışlıkla bir eyalet kurumu olarak etiketlendi. Ayrıca, mektubun sonunda el yazısı yerine daktiloyla yazılmış bir “/s/” işareti yer aldı.
Cezaevi idaresinin kurallarına göre mahkumların FedEx gibi özel kargo şirketlerini kullanarak mektup göndermesi mümkün değil. Bu tür gönderimler yalnızca resmi ve belirlenmiş yollardan gerçekleşebiliyor. Savcılar, bu detayları göz önünde bulundurarak mektubun gerçekten Bankman-Fried tarafından hazırlanıp hazırlanmadığına dair güçlü şüpheleri olduğu görüşünde.
“Bu uyumsuzluklar, söz konusu mektubun sanık tarafından yollandığına dair şüphe oluşturan gerekçeler sunuyor,” ifadelerine yer verildi.
Yeni Duruşma Talebinde Belgelerin Güvenilirliği Tartışma Konusu Oldu
Sam Bankman-Fried, hakkındaki yargılamanın adil olmadığını savunuyor ve FTX’in iflas sürecinde müşterilere ait fonların kısmen geri kazanıldığına işaret ederek yeni bulguların ışığında yeniden yargılama talebinde bulunuyor. Ancak, mahkemeye sunulan söz konusu mektubun kaynağıyla ilgili soru işaretleri savunma tarafının sunduğu kanıtların bütünlüğünü zedeler nitelikte görülüyor.
Savcılığın son hamlesinin ardından Bankman-Fried veya çevresinin doğrudan belgede sahteciliğe karıştığına dair resmi bir suçlama yer almadı. Buna karşın, hükümetin sunduğu yeni bilgi davada sunulan delil ve beyanların güvenilirliğini sorgulama eğilimini ortaya koyuyor.
Öte yandan, davaya bakan temyiz hakimlerinin Bankman-Fried’in iddialarına mesafeli yaklaştığı görülüyor. Hakimler, dosyadaki esas meselenin yeni elde edilen verilen değil, FTX müşterilerinin fonlarının nasıl kullanıldığı ve dönemin şartlarında nasıl temsil edildiği üzerinde yoğunlaştığını vurgulamış durumda.
FTX’in çöküşü kripto para sektöründe geniş çaplı yankı uyandırmış, şirketin kurucusu ise hakkındaki yolsuzluk ve dolandırıcılık suçlamalarını reddetmişti. Güncel gelişmelerle birlikte yargı sürecinde taraflar arasında sunulan belge ve açıklamaların doğruluğu daha yakından inceleniyor.




