Orta Doğu’da tırmanan ABD-İran gerilimi, dünyadaki enerji piyasalarını ve petrol ticaretinin yerleşik yapılarını sarsmaya başladı. Bölgede yaşanan askeri hareketlilik hem fiyatların hızla yükselmesine yol açtı hem de dünyanın en önemli enerji güzergâhlarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda küresel petrol akışının kesintiye uğramasına sebep oldu.
Petrol Ticareti ve Fiyatlarında Sarsıntı
Hürmüz Boğazı’ndan sevkiyatlar fiilen durdu ve bu durum, küresel petrol arzının yaklaşık yüzde 20’sinin aksamaya uğraması anlamına geliyor. Batı Teksas tipi ham petrol 97,20 dolar düzeyine çıkarak son 24 saatte yüzde 3,4 oranında değer kazandı. Uzmanlar, çatışmaların devamı halinde varil fiyatının 150 dolara ulaşabileceğini belirtiyor. Katar’ın enerji bakanı, Orta Doğu’daki çatışmaların körfezdeki petrol üretimini haftalar içinde durdurabileceği ve bunun küresel ekonomi üzerinde ciddi sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.
Aynı zamanda ABD’nin bölgede ilave askeri birlikler konuşlandırdığı ve İran’da olası kara harekâtı seçenekleri üzerinde çalışma yürüttüğü aktarılıyor. Mevcut risk ortamı, piyasadaki belirsizlikleri büyütüyor.
Dikkat çeken bir diğer unsur ise, askeri gelişmelerin ötesine geçen, petrolün nasıl ve hangi para birimiyle ticaretinin yapılacağına dair değişim beklentileri oldu.
Yuan ile Petrol Ticareti Girişimi Masada
İran’ın, aralarında Japonya’nın da bulunduğu bazı büyük petrol ithalatçı devletlerle, Hürmüz’den sınırlı tanker geçişine izin verilmesi ve bu ticaretin Çin’in para birimi yuan üzerinden yapılması konusunda görüşmeler yürüttüğü bildirildi. Bu mekanizmanın devreye girmesi, ülkelere ABD finansal sistemini baypas ederek, enerji ithalatlarını sürdürme imkânı sağlayabilir.
Petrol piyasası uzun süredir ağırlıklı olarak ABD dolarına dayalı petrodolar sistemiyle işliyor. Büyük ithalatçıların yuan ile ödeme teklifini kabul etmesi, bu yapıyı temelden sarsacak bir dönüşüm sürecine işaret edecek.
Çin böyle bir adımda en dikkat çekici kazanımı elde edecek ülke konumuna gelecek. Yuan ile gerçekleştirilen enerji ödemeleri, Pekin yönetiminin fiyatlama ve ödeme sistemleri üzerindeki ağırlığını artıracak, küresel enerji diplomasisinde Çin’in söz sahibi rolünü güçlendirecek.
Bu yeni modelin hayata geçmesiyle, bazı ülkeler için arzın daha kolay veya öncelikli sağlanacağı, bir tür ayrıcalıklı tedarik bloklarının oluşma ihtimalinin gündeme geleceği aktarılıyor. Öte yandan, ABD politikalarına daha yakın ülkeler bu sisteme mesafeli kalabilir, böylece küresel piyasada çift yönlü, parçalı bir yapı ortaya çıkabilir.
Savaş Etkisi Derinleşiyor; Yeni Finansal Düzen Tartışılıyor
Yuan bazlı petrol ticareti planları ilgi çekerken, kısa vadede fiyat hareketlerinin temel belirleyicisi hâlâ askeri gelişmeler olarak öne çıkıyor. İran’ın Katar, Kuveyt ve Bahreyn gibi ülkelerdeki enerji tesislerine yönelik saldırıları, bölgede tahribatı artırıyor. Ayrıca İran yönetimi, ABD’den gelecek karşı saldırı halinde, Kuveyt ve Suudi Arabistan’ın içme suyu ihtiyacının büyük kısmını karşılayan deniz suyu arıtma tesislerinin hedef alınabileceğini duyurdu.
Öte yandan, İsrail kentlerine yönelik roket saldırıları ve devam eden misilleme girişimleri, çatışmaların bölgesel boyutta yayılma olasılığını güçlendiriyor. Reuters’ın aktardığına göre İran’ın attığı balistik füzeler sonucunda aralarında çocukların da bulunduğu çok sayıda kişi yaralandı.
ABD Başkanı Donald Trump, İran’a Hürmüz Boğazı’nın tekrar açılması için 48 saatlik süre tanıdı ve aksi takdirde İran enerji altyapısının hedef alınacağını bildirdi. Bölgede süren gerginliğin ve ticari para birimi tercihlerindeki değişimin, piyasada eşi benzeri az görülmüş bir dönüm noktası yarattığı değerlendiriliyor.




