İran ile ABD arasındaki gerilimin geçici olarak azaltılabileceğine yönelik haberler, küresel piyasalarda kısa süreli bir rahatlama sağladı. İranlı üst düzey bir kaynağa göre arabulucular, taraflar arasındaki geçici anlaşmanın yeniden canlandırılması için saldırılara 10 gün ara verilmesini önerdi.
Gerilimin düşebileceği beklentisi özellikle petrol ve hisse senedi piyasalarında etkili oldu. Brent petrolün varil fiyatı yüzde 2’yi aşan kayıpla 85 doların altına gerilerken, ABD tipi ham petrol WTI gün içinde 2 dolardan fazla düştü. WTI, yüzde 2,5 kayıpla 80,29 dolar civarında işlem gördü.
ABD vadeli endeksleri ise risk iştahındaki toparlanmayla yükseldi. Nasdaq 100 vadeli işlemleri yüzde 1’in üzerinde değer kazanırken, S&P 500 vadeli endeksi yüzde 0,57, Dow Jones vadeli endeksi ise yüzde 0,43 yükseldi.
Altın fiyatları da kısa sürede yaklaşık 20 dolarlık hareketle ons başına 4.039,58 dolara çıktı. Petrol fiyatlarındaki düşüş ve hisse senetlerindeki yükseliş, piyasaların jeopolitik risklerin azalması ihtimalini fiyatladığını gösterse de altındaki yükseliş yatırımcıların güvenli liman talebinden tamamen vazgeçmediğine işaret etti.
Güney Kore borsasında Bitcoin’i aşan oynaklık
Küresel piyasalardaki kısa vadeli iyimserliğe rağmen Güney Kore borsasında oynaklık tarihi seviyelere ulaştı. Kospi endeksinin yıllıklandırılmış oynaklığı yüzde 60’ın üzerine çıkarak Bitcoin’i ve Japonya’nın Nikkei 225 endeksini geride bıraktı.
Korea Exchange, temmuz ortasına kadar piyasa genelindeki sert hareketler nedeniyle yedi kez devre kesici uyguladı. Borsada 2025 yılında hiç devre kesici çalışmazken, 2024 yılında yalnızca bir kez devreye girmişti.
Kospi’deki hareketlerin merkezinde yapay zekâ sistemleri için kritik öneme sahip bellek çiplerini üreten Samsung Electronics ve SK Hynix bulunuyor. İki şirketin Kospi içindeki toplam ağırlığı yüzde 50’nin üzerine çıktı. Bu yoğunlaşma nedeniyle endeksin rekor kırdığı haziran ayı sonunda bile 831 şirketin 650’den fazlası günü düşüşle tamamladı.
Oynaklığı artıran bir diğer unsur ise kaldıraçlı borsa yatırım fonlarındaki hızlı büyüme oldu. Goldman Sachs verilerine göre Güney Kore’de endekslere ve tekil hisselere bağlı kaldıraçlı ETF’lerin büyüklüğü yıl başındaki 5 milyar dolardan 40 milyar doların üzerine çıktı. Bu ürünler ve dayanak hisselerindeki işlemler, Kospi piyasasındaki günlük cironun yüzde 70’inden fazlasını oluşturuyor.
Güney Koreli bireysel yatırımcılar yıl boyunca Kospi’ye 100 trilyon won, yaklaşık 72,5 milyar dolar yatırırken, yabancı yatırımcıların yaklaşık 108 milyar dolarlık net satış yaptığı belirtildi. Güney Koreli düzenleyiciler, riskleri sınırlamak amacıyla tekil hisselere dayalı yeni kaldıraçlı ürünlerin borsaya girişini geçici olarak durdurdu.
Bitcoin için oynaklık uyarısı
Bitcoin yaklaşık 64.000-65.000 dolar aralığında yatay hareketini sürdürürken, opsiyon piyasasındaki göstergeler yeni bir volatilite dalgası ihtimalini gündeme getirdi.
Bitcoin’in 30 günlük beklenen oynaklığını ölçen BVIV endeksi yüzde 34 ile yüzde 38 arasında bulunuyor. Kripto piyasasının VIX’i olarak değerlendirilen gösterge, hem 30 günlük hem de 200 günlük basit hareketli ortalamalarının altında işlem görüyor.
Geçmiş dönemlerde BVIV’in benzer seviyelere gerilemesinin ardından sert fiyat hareketleri yaşanmıştı. Mayıs sonunda Bitcoin’in 74.000 dolardan bir haftadan kısa sürede 60.000 doların altına düşmesi de düşük oynaklık döneminin sona ermesiyle gerçekleşmişti.
Düşük oynaklık gelecekte mutlaka fiyat düşüşü yaşanacağı anlamına gelmiyor. Ancak oynaklık göstergelerinin ortalamaya dönme eğilimi, sakin dönemlerin ardından daha sert hareketlerin görülebileceğine işaret ediyor.
Spot Bitcoin ETF’lerine iki hafta üst üste para girişi gerçekleşmesine rağmen bu girişlerin, önceki sekiz haftalık dönemde piyasadan çıkan milyarlarca dolarla karşılaştırıldığında sınırlı kaldığı değerlendiriliyor.
Geleneksel piyasalardaki göstergeler ise karışık sinyaller veriyor. Güney Kore’nin KOSPI VIX endeksi yüzde 70’in üzerine çıkarak 1990’lı yıllardan bu yana en yüksek seviyesine ulaşırken, Wall Street’in VIX endeksi yüzde 18 civarında bulunuyor. ABD tahvil piyasasındaki oynaklığı ölçen MOVE endeksi ise yüzde 70 civarında yatay seyrediyor.
Enflasyon daha geniş sektörlere yayılıyor
Piyasaların karşı karşıya olduğu diğer önemli risk ise ABD’de enflasyon baskısının daha geniş bir alana yayılması. Goldman Sachs’ın son araştırmasına göre fiyat artışları artık yalnızca birkaç ürün ve hizmet grubuyla sınırlı kalmıyor.
Fed’in yakından izlediği Kişisel Tüketim Harcamaları fiyat endeksinin altı aylık yıllıklandırılmış değişimine göre, enflasyonun yüzde 3’ü aştığı kategorileri ölçen baskı göstergesi yaklaşık 6 seviyesine ulaştı. Bu gösterge 2022’deki enflasyon zirvesinde 10 seviyesindeydi.
Görsel ve işitsel ekipmanlar, finansal hizmetler, sağlık ve ulaştırma mevcut fiyat artışlarının başlıca kaynakları arasında gösteriliyor. Buna karşılık PCE endeksinde önemli bir ağırlığa sahip olan konut kiralarındaki yıllık enflasyonun yılın son çeyreğinde yüzde 3’ün altına gerilemesi bekleniyor.
Fed Başkanı Kevin Warsh, fiyat artışlarının ekonominin daha fazla alanına yayılmasının engellenmesini temel önceliklerden biri olarak görüyor. Ancak Warsh’ın faizlerin gelecekteki seyrine ilişkin açık yönlendirme yapmaması, piyasalardaki belirsizliği artırıyor. Fed içindeki daha sıkı para politikası yanlısı görüşler de güç kazanıyor. Dallas Fed Başkanı Lorie Logan, ekonomideki dayanıklılığın enflasyon riskleriyle uyumlu olmadığını savunarak ölçülü faiz artırımlarını desteklediğini açıkladı.
Jeopolitik gerilimdeki olası yumuşama kısa vadede riskli varlıklara destek verse de yüksek enflasyon, kaldıraçlı işlemler ve düşük seviyelerde sıkışan oynaklık göstergeleri küresel piyasaların yeni ve sert hareketlere açık kalmaya devam ettiğini gösteriyor.




