Hyperliquid platformundaki HIP-3 piyasalarında açık pozisyon (open interest) geçen hafta 2,38 milyar dolara ulaşarak şimdiye kadarki en yüksek seviyesine çıktı. Ancak son günlerde piyasalarda gözlenen daha temkinli hava ile birlikte açık pozisyon miktarı yüzde 12 düşüşle yaklaşık 2,1 milyar dolara gerilese de, hâlâ yılın zirve noktalarına oldukça yakın seyrediyor.
HIP-3’te yıllık büyüme dikkat çekiyor
HIP-3 piyasasında yılbaşındaki açık pozisyon yalnızca 280 milyon dolar civarındayken, bir ay içinde 1 milyar dolar sınırını aştı ve çeyrek bitmeden 2 milyar dolar seviyesini geride bıraktı. Yılın başından bu yana HIP-3’teki açık pozisyon oranı yüzde 580’in üzerinde yükseldi. Bu hızlı artışın önemli bir kısmı ise TradeXYZ’nin katkısına bağlanıyor; platformdaki toplam açık pozisyonun yüzde 90’dan fazlasını yalnızca bu kurumun işlemleri oluşturuyor.
Kripto paradan öteye geçen likidite
Yüksek hacimlere ulaşan ilk on piyasaya bakıldığında, Hyperliquid üzerinde sadece üç tanesi kripto para çiftlerinden oluşurken, geri kalan yedi piyasada tokenlaştırılmış hisse senedi ve emtia vadeli işlemleri öne çıkıyor. Burada Nasdaq işlemlerinin yanı sıra petrol, altın, gümüş ve S&P 500 gibi ürünler de yoğun şekilde işlem görmeye başladı.
Kripto tabanlı settlement (işlem kapama) ve aracıya ihtiyaç duymadan gerçekleşen işlemler sayesinde yatırımcılar geleneksel piyasa saatleri dışında da hisse senedi ve emtia pozisyonu alabiliyor. HIP-3, klasik finans platformlarıyla kıyaslandığında 7/24 işlem olanağı sunmasıyla dikkati çekiyor. CryptoAppsy‘ye göre HIP-3’te toplam açık pozisyon şu an 2,1 milyar dolar civarında bulunuyor.
Geleneksel finansı zorluyor
Mevcut durumda CME, ICE ve Eurex gibi büyük vadeli işlem borsaları 7 gün 24 saat hisse senedi vadeli kontratları sunmuyor; Robinhood ve Interactive Brokers gibi platformlarda ise blockchain tabanlı anlık işlemler yapmak mümkün olmuyor. HIP-3 ise kripto ekosistemiyle entegre yapısı sayesinde bu boşluğu dolduruyor.
Platformun toplam açık pozisyonda 5 milyar dolara ulaşması halinde, CME ve CBOE gibi büyük borsalarda faaliyet gösteren profesyonel likidite sağlayıcıların Hyperliquid’e ilgi göstermesinin beklendiği ifade ediliyor.
HIP-3 piyasalarının spot tokenlaştırılmış hisse senetlerine açılması güçlü bir olasılık olarak görülüyor; bu hamlenin, platformu klasik borsaların daha doğrudan bir rakibi haline getirebileceği ve regülasyon sürecini hızlandırabileceği belirtiliyor.
Uzmanlar, platformun yalnızca türev işlemlerle sınırlı kalmayıp, ilerleyen dönemde doğrudan hisse senetlerinin tokenize edilerek işlem görmesini mümkün kılacak adımlar atabileceğine dikkat çekiyor. Böyle bir gelişme hem yatırımların çeşitlenmesini sağlar hem de mevzuat açısından yeni alanlarda değerlendirmelere yol açabilir.
HIP-3’teki artan işlem hacmi ve çeşitlenen enstrüman yelpazesi, merkeziyetsiz finansın finansal piyasalarda ne kadar hızlı büyüyebildiğini bir kez daha göstermiş oldu.




