ABD merkezli finans devi Fidelity Investments, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’nun (SEC) Kripto Görev Gücü’ne gönderdiği 20 Mart 2026 tarihli mektupta, kripto varlıkların mevcut piyasa yapısına entegrasyonu için daha açık ve uygulanabilir bir düzenleyici çerçeve talep etti. Şirket, özellikle ulusal menkul kıymet borsaları ve alternatif işlem sistemlerinde (ATS) kripto varlık alım satımının önünü açacak net kuralların oluşturulmasının önemine dikkat çekti.
Düzenleyici Altyapı Vurgulanıyor
Fidelity mektubunda, ABD sermaye piyasalarının onlarca yıl içinde gelişen güçlü bir düzenleyici altyapıya sahip olduğunu vurguladı. Şirkete göre SEC, kripto varlıkların bu sisteme dahil edilmesini değerlendirirken yatırımcı koruması, şeffaflık, piyasa bütünlüğü, dolandırıcılık ve manipülasyonun önlenmesi ile rekabetçi bir ulusal piyasa yapısının sürdürülmesi gibi temel ilkelere bağlı kalmalı.
Şirketin öne çıkardığı başlıklardan ilki, aracı kurumların kripto varlık sunması, saklaması ve işlem yapabilmesi için düzenleyici rehberliğin genişletilmesi oldu. Fidelity, SEC Başkanı Paul Atkins’in daha önce aracı kurumların menkul kıymet niteliği taşımayan dijital varlıklar ile dijital varlık menkul kıymetlerinde saklama hizmeti verebileceğine yönelik açıklamasını olumlu karşıladığını belirtti. Ancak şirket, bunun yeterli olmadığını, özellikle kripto varlıklarla menkul kıymetlerin birlikte işlem gördüğü yapılar için ek açıklamalara ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.
Standartlar Geliştirilmeli
Mektupta ikinci olarak tokenleştirilmiş menkul kıymetlerin ATS platformlarında işlem görmesini destekleyecek açık standartlar isteniyor. Fidelity’ye göre tokenleştirilmiş bir aracın hukuki niteliği, yalnızca adına değil ekonomik gerçekliğine göre belirleniyor. Bu nedenle üçüncü taraflarca ihraç edilen tokenleştirilmiş menkul kıymetlerin hangi statüde değerlendirileceğinin netleşmesi gerekiyor. Şirket, aksi halde platformların kayıt dışı menkul kıymet ya da uygun olmayan yatırımcılara sunulan türev ürün riskiyle karşı karşıya kalabileceğini savundu.
Fidelity ayrıca, geleneksel aracılı piyasa yapıları ile blokzincir tabanlı aracısız platformların birlikte nasıl işleyeceğinin de değerlendirilmesini istedi. Şirkete göre aracısız yapılar daha düşük maliyet, hızlı takas ve operasyonel verimlilik gibi avantajlar sunabilir. Buna karşın bu platformların düzenlenmiş aracılarla aynı kontrol mekanizmalarına tabi olmaması yatırımcı koruması açısından bazı riskler doğurabilir.
Şirketin son önemli talebi ise blokzincir tabanlı sistemlerin menkul kıymet piyasalarına entegrasyonu için mevcut kuralların güncellenmesi oldu. Fidelity, kayıt tutma standartlarının bugün hâlâ blokzincir üzerinde kayıt saklamayı açık biçimde kapsamadığını belirterek, dağıtık defter teknolojisinin bu amaçla kullanımına izin verecek rehberlik yayımlanmasını önerdi. Ayrıca aracı kurumların zincir üstü işlemlerin takasını kolaylaştırmasının otomatik olarak “takas kuruluşu” sayılmaması gerektiği görüşünü dile getirdi.
Fidelity, mektubunun sonunda SEC ile doğrudan çalışmaya ve ek bilgi sağlamaya hazır olduğunu belirtti. Şirketin mesajı, kripto piyasalarının kurumsal finansla daha yakın entegre olabilmesi için düzenleyici belirsizliklerin hızla azaltılması gerektiği yönünde oldu.





