Telegram’ın kurucu ortaklarından Pavel Durov, mobil cihazlardaki bildirim sistemlerinin kullanıcı gizliliği açısından kalıcı bir açık oluşturabileceğini belirtti. Bildirim kayıtları üzerinden, silinmiş mesajların dahi geri getirilebildiğini söyleyen Durov, bu durumun uçtan uca şifreleme kullanan uygulamalarda bile risk yarattığını vurguladı.
Bildirim kayıtları yeni bir risk alanı oluşturuyor
Durov’un değerlendirmesi, iPhone cihazlarında yapılan bir incelemenin ardından gündeme geldi. Buna göre, bir kullanıcının mesajlaşma uygulamasındaki içerikler silinse bile, cihazın bildirim kayıtlarında bu verilere ait izler bulunabiliyor.
Pavel Durov, Rusya doğumlu girişimci olarak biliniyor ve Telegram’ın kurucu ortakları arasında yer alıyor. Uzun süredir dijital gizlilik ve veri güvenliği konularında yaptığı açıklamalarla öne çıkan isim, merkezi platformların veri işleme yöntemlerini sık sık eleştiriyor.
Durov, yalnızca bildirim önizlemelerini kapatmanın yeterli olmadığını ifade ederek, kullanıcıların iletişim kurduğu kişilerin ayarlarının da güvenlik açısından belirleyici olabileceğini dile getirdi.
“Bildirim önizlemelerini kapatmak tek başına güvenlik sağlamaz, çünkü iletişim kurduğunuz kişilerin aynı önlemi alıp almadığını bilemezsiniz.”
Bu tür verilerin cihazda tutulmasının, teknik bilgiye sahip kişiler veya yetkili kurumlar tarafından erişilebilir hale geldiği değerlendiriliyor. Böylece, şifrelenmiş mesaj içerikleri doğrudan çözülemese bile, bildirimler üzerinden dolaylı veri elde edilebiliyor.
Merkezi olmayan uygulamalara yönelim artıyor
Son dönemde artan bu tür güvenlik tartışmaları, merkezi olmayan mesajlaşma çözümlerine olan ilgiyi de hızlandırmış durumda. Özellikle internet altyapısına bağımlı olmayan sistemler, kullanıcıların dikkatini çekmeye başladı.
Bluetooth tabanlı çalışan ve cihazlar arasında doğrudan veri aktarımı sağlayan uygulamalar, klasik iletişim altyapısını tamamen devre dışı bırakabiliyor. Bu tür çözümler, özellikle erişim kısıtlamalarının yaşandığı bölgelerde alternatif olarak görülüyor.
2025 yılı içinde bazı ülkelerde sosyal medya erişiminin kısıtlanması, kullanıcıların farklı platformlara yönelmesine neden oldu. Bu süreçte merkezi olmayan uygulamalara olan ilgi belirgin şekilde artış gösterdi.
Öte yandan kullanıcıların, erişim engellerini aşmak için sanal özel ağlar gibi araçlara yöneldiği görülüyor. Bu araçlar, internet trafiğini gizleyerek coğrafi kısıtlamaların aşılmasına olanak tanıyor.
Durov, bazı ülkelerde Telegram’a yönelik yasakların beklenen sonucu vermediğini ve kullanıcıların bu tür engelleri aşmak için farklı yöntemler geliştirdiğini ifade etti. Özellikle İran’da milyonlarca kişinin uygulamayı indirmeye devam ettiği belirtiliyor.




