ABD’de işlem gören spot Bitcoin
$93,471.36 ETF’lerinden büyük ölçekli çıkış oldu. 11 ETF’den Perşembe günü toplam 869.86 milyon dolarlık net çıkış olarak tarihindeki en yüksek ikinci sermaye kaybı kaydedildi. Üç haftada 2.64 milyar dolarlık çıkışa ulaşılan tablo yatırımcıların temkinli duruşunu ve piyasa yönündeki güven kaybını gözler önüne serdi.
Kurumsal Yatırımcılar Riskten Kaçıyor
SoSoValue verilerine göre 11 spot Bitcoin ETF’i 14 Kasım Perşembe günü 869.86 milyon dolarlık çıkışla dikkat çekti. Bu rakam Ocak 2024’teki ETF’lerin lansmanından bu yana kaydedilen en büyük ikinci toplu çıkış olarak öne çıktı. Kurumsal yatırımcılar artan volatilite ve küresel piyasalardaki riskten kaçış eğilimi nedeniyle Bitcoin pozisyonlarını azaltıyor.

Üç haftalık dönemde toplam 2.64 milyar dolarlık net çıkış kripto para piyasasında temkinli modun hakim olduğunu gösteriyor.
Bitcoin’in 100.000 dolar eşiğinin altına sarkması, özellikle uzun vadeli yatırımcıların ETF’lerden çekilmesine neden oldu. Piyasada artan belirsizlik hem spot ETF’lerde hem de türev ürünlerde işlem hacmini düşürürken kısa vadeli satış baskısı derinleşti. Analistler 100.000 doların altında kalıcı bir seyir olması durumunda daha fazla kurumsal çözülmenin yaşanabileceğini belirtiyor.
Ethereum ETF’lerinde Eş Zamanlı Çıkış
Öte yandan ETF’lerden çıkışların Bitcoin’le sınırlı kalmadığı görülüyor. Ethereum
$3,192.49 odaklı spot ETF’leri de 259.72 milyon dolarlık çıkışla 13 Ekim’den bu yana en yüksek günlük çıkışı gördü. Bu paralel hareket yatırımcıların kripto paralarda genel bir risk azaltma stratejisine yöneldiğini gösteriyor.
Bitcoin’in fiyatı haberin yazıldığı sırada 97.500 dolar civarında işlem görüyordu. En büyük kripto paranın son 24 saat içinde yüzde 5, ay başından bu yana ise yüzde 11 değer kaybettiği görülüyor. Analistler, fiyat düşüşüyle birlikte ETF’lerden çıkışların devam edebileceğini ancak uzun vadede düşük seviyelerin yeni girişler için fırsat yaratabileceğini ifade ediyor.
Kurumsal tarafta gözlenen çıkışlara rağmen bazı analistler ETF’lerdeki bu tür düzeltmelerin “doğal likidite döngüsü” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyor. Ancak genel kanaat 100.000 dolar eşiğinin yeniden kazanılmadığı sürece yatırımcı güveninin toparlanmasının zor olacağı yönünde.




