Bu hafta, Ethereum
$3,192.49’a dayalı spot ETF’lerden yaklaşık 508 milyon dolar tutarında çıkış gerçekleşti, bu da Ethereum için şimdiye kadarki üçüncü en büyük haftalık çıkış olarak kayıtlara geçti.
Kurumsal Endişeler Derinleşiyor
Aynı dönemde, Bitcoin
$93,471.36 tabanlı ETF’lerde de büyük yatırımcıların çıkış yaptığı bildiriliyor. Bu durum, kurumların kısa vadede dijital varlıklara yönelik tutumlarını yeniden gözden geçirdiğini gösteriyor. Analistler, bu çıkışların arkasında piyasa belirsizliği, artan faiz riskleri ve yatırımcıların “riski azaltma / riskten kaçınma” moduna geçmesi olduğunu değerlendiriyor.
Ek olarak, daha geniş bir zaman diliminde bakıldığında, kripto varlık izleyen spot Bitcoin ve Ethereum ETF’lerinde birleşik çıkış tutarının 26 yüz milyon dolara kadar ulaştığı görülüyor: Bitcoin ETF’lerinden ~1,9 milyar dolar, Ethereum ETF’lerinden ~718 milyon dolar çıkış gerçekleşti.
Yeni Gelişmeler ve Sektörün Diğer Hareketleri
Bitcoin ETF’lerinde tam olarak kırılma sayılmasa da yeniden giriş eğilimi de başladı. Örneğin ABD’de spot Bitcoin ETF’leri 6 gün süren çıkış sürecinin ardından 239,9 milyon dolar giriş kaydetti.
Bu da, çıkışların sadece bir panik hareketi olmayabileceğini, ancak yatırımcıların pozisyonlarını yeniden ayarladığı bir döneme işaret edebileceğini düşündürüyor. Öte yandan, daha önce farklı analizlerde, bu çıkışların üç ana nedeni olduğu öne sürüldü: güçlü çeyrek sonrası kar alımı, makroekonomik baskılar ve merkez bankası politikalarındaki belirsizlikler.
Bu gelişmelerin ışığında, sektör açısından dikkat edilmesi gereken hususlar şöyle: Spot ETF’ler artık hem kurumsal likiditenin hem de yatırımcı algısının önemli bir göstergesi haline geliyor. Ayrıca, bu çıkışların uzun vadeli bir çekilme mi yoksa geçici bir risk ayarı mı olduğu henüz net değil.
Kurumsal yatırımcıların büyük oranda yer aldığı bu ETF çıkışları, yalnızca kripto paraların kısa vadeli değer hareketlerini değil, aynı zamanda piyasa psikolojisini de yansıtıyor. Son zamanlarda artan makro belirsizlikler, yüksek faiz ortamı ve riskten kaçınma eğilimleri, yatırımcıların yüksek volatiliteli varlıklardan geçici olarak uzaklaşmasına neden olmuş olabilir.
Ancak spot Bitcoin ETF’lerindeki girişlerin başlaması, dengelerin değişmeye başlayabileceğini gösteriyor. Bu durumda, yatırımcıların gözünü yalnızca fiyat performansına değil, aynı zamanda likidite akışlarına ve kurumsal davranışlara çevirmesi önem taşıyor. Özellikle Türkiye gibi piyasaya göre daha volatil ortamların etkisinde olan ülkelerde, bu tür uluslararası likidite hareketleri yerel yatırımcı algısını da şekillendirebilir.




