Bitcoin ve küresel hisse piyasaları, hafta başındaki sert satışların ardından toparlanma işaretleri verdi. ABD, İsrail ve İran arasında tırmanan askeri gerilimin ilk günlerinde petrol fiyatları hızla yükselirken riskli varlıklarda baskı oluştu. Buna karşın haftanın ilerleyen bölümünde Bitcoin 70 bin doların üzerine çıktı ve haftalık bazda yaklaşık yüzde 10 değer kazandı. S&P 500 vadeli kontratları da hafta içinde gördüğü düşük seviyelerden yukarı yönlü tepki verdi.
Jeopolitik gerilim sonrası piyasalarda ilk tepki zayıfladı
Piyasalardaki ilk dalga, Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrol tankerlerine yönelik aksama haberleriyle şekillendi. Küresel ham petrol arzı açısından kritik görülen bu güzergâhta yaşanan gelişmeler, enerji fiyatlarını yukarı çekti ve yatırımcıları kısa süreliğine daha savunmacı pozisyona itti. Daha sonra ABD’nin tanker geçişlerine deniz eskortu ve siyasi risk sigortası desteği sağlayacağını açıklamasıyla birlikte piyasalardaki panik havası kısmen yatıştı. Bu süreçte Bitcoin hafta sonundaki yaklaşık 65 bin dolar seviyesinden toparlanarak çarşamba günü 74 bin dolara yakın seviyeleri test etti.
Hisse senedi tarafında da benzer bir tablo öne çıktı. S&P 500 vadeli işlemleri salı günü 6.718 puana kadar geriledikten sonra yeniden 6.840 puan civarına yükseldi. Risk iştahındaki bu toparlanma, yatırımcıların ilk şokun ardından daha seçici ama tamamen kaçınmacı olmayan bir tutuma geçtiğini gösterdi. Kripto para piyasasında da aynı dönemde alımların yeniden güç kazandığı görüldü.
Tahvil faizlerindeki yükseliş Fed beklentilerini değiştirdi
Buna karşın tahvil piyasası daha temkinli bir görünüm sergiliyor. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi dört gün üst üste yükselerek yüzde 3,93’ten yüzde 4,15’e çıktı. Faiz beklentilerine daha duyarlı olan 2 yıllık tahvil faizi ise yüzde 3,37’den yaklaşık yüzde 3,60’a yükseldi. Tahvil faizlerindeki artış, enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyon baskısını yeniden güçlendirebileceği ve bunun da Fed’in faiz indirimleri konusunda daha yavaş hareket etmesine yol açabileceği görüşünü öne çıkardı.
Wintermute traderı Bryan Tan, faiz piyasasının bu yükseliş içinde temel gerilimi ortaya koyduğunu, dirençli ekonomi ile enerji kaynaklı enflasyon baskısının Fed’i daha uzun süre beklemede tutabilecek bir zemin oluşturduğunu belirtti.
Faiz vadeli işlemlerine göre yatırımcıların bu yıl iki adet 25 baz puanlık Fed faiz indirimi ihtimaline verdiği olasılık yüzde 50’nin altına indi. Gerilim başlamadan önce bu oran yaklaşık yüzde 80 düzeyindeydi. ABD Başkanı Donald Trump’ın Kevin Warsh’ı Fed başkanlığı için Senato’ya resmen aday göstermesi de para politikası görünümüne ek bir belirsizlik katmanı ekledi. Warsh, daha önce Fed Yönetim Kurulu’nda görev yapmış ve para politikası tartışmalarında yakından izlenen bir isim olarak biliniyor.
Gözler istihdam ve ücret verilerine çevrildi
ABD’den gelen son makroekonomik veriler de tahvil faizlerindeki yükselişi destekledi. Hizmet sektöründe şubat ayı faaliyetlerini gösteren ISM endeksi 56,1’e yükselirken, ADP özel sektör istihdam verisi aynı ayda 63 bin kişilik artışa işaret etti. Bu tablo, ekonomide dirençli görünümün korunduğunu ve faiz indirimi beklentilerinin daha ihtiyatlı biçimde fiyatlandığını gösterdi.
Analist Jack Prandelli, büyük jeopolitik şokların ardından petrol fiyatlarının çoğu zaman haftalar boyunca kademeli yükseldiğini, piyasaların ise arz riskinin ilk aşamasını zaman zaman olduğundan düşük fiyatladığını vurguladı.
Şimdi dikkatler tarım dışı istihdam ve ücret artışı verilerine çevrilmiş durumda. Beklentilerin üzerinde gelecek bir veri seti, Fed’in faiz indirimlerine yönelik beklentileri daha da zayıflatabilir ve hem hisse senetlerinde hem de kripto paralarda yeni oynaklık yaratabilir. Bu nedenle Bitcoin’deki toparlanma sürse de, tahvil piyasasından gelen sinyaller kısa vadede temkinli duruşun tamamen ortadan kalkmadığını gösteriyor.




