Birleşik Krallık’ta parlamentoda kripto para bağışlarının siyasi partilere yapılmasına geçici durdurma getirilmesi yönünde önemli bir adım atıldı. Ulusal Güvenlik Stratejisi Ortak Komitesi tarafından önerilen bu moratoryum, kripto paraların ülke siyasetindeki rolü açısından en önemli yasal girişimlerden biri olarak değerlendiriliyor.
Komitenin Önerileri ve Gerekçeleri
Ulusal Güvenlik Stratejisi Ortak Komitesi’nin 18 Mart 2026 tarihinde yayımladığı raporda, kripto para bağışlarının Birleşik Krallık’taki siyasi finansmanın şeffaflığına ve bütünlüğüne gereksiz ve kabul edilemeyecek ölçüde yüksek risk getirdiği aktarıldı. Komite, kalıcı bir yasak yerine, Seçim Komisyonu’nun kapsamlı ve bağlayıcı denetim mekanizmaları oluşturmasına kadar tüm kripto bağışlara geçici bir durdurma getirilmesini önerdi.
Rapora göre, önerilen moratoryum geçici bir yasak anlamını taşıyor; ancak Seçim Komisyonu gerekli önlemleri gerçekleştirmedikçe bu süreç, kripto bağışların durdurulmasına fiili olarak uzun süre devam edebilir. Komite, özellikle kripto işlemlerinin anonimliğine ve uluslararası fon akışlarının görece denetimsiz ilerleyebilmesine dikkat çekti. Geleneksel finans sistemlerinden farklı olarak, kripto parayla yapılan bağışların gerçek kaynağı ve bağışçıların kimliği çoğu durumda tespit edilemiyor.
Komite ayrıca yurt dışından gelen paranın siyasi partiler aracılığıyla etkide bulunabilme riski taşıdığını belirtti. Kripto varlıkların ülke sınırlarını çok daha az engelle karşılaşarak geçebilmesi, Birleşik Krallık dışında bulunan aktörlerin yerel siyasette doğrudan veya dolaylı biçimde etkili olabileceği endişelerine yol açtı.
Yasal Düzenleme ve Uygulanacak Kurallar
Komitenin önerileri, yalnızca moratoryuma dayanmıyor. Geçiş sürecinde kripto bağış kabul etmeye devam edebilecek partiler için bir dizi kurala da yer verildi. Buna göre, yurt dışında yaşayan bireylerin kripto bağış yapabilmeleri için Birleşik Krallık Vergi Dairesi’ne kayıtlı ve en az 12 aydır taşınır veya taşınmaz varlığa sahip olmaları gerekecek. Bu koşul, bağışçıların ülkeyle gerçek bir bağının kurulmasını hedefliyor.
Kripto bağışı kabul eden partiler için ise işlemlerin yalnızca Finansal Davranış Otoritesi (FCA) tarafından lisanslanan platformlar üzerinden gerçekleşmesi ve alınan kripto varlıkların en geç 48 saat içinde İngiliz sterlini’ne çevrilmesi zorunlu tutulacak. Bu düzenleme, siyasi partilerin kripto varlıkları portföylerinde tutarak değer kazancı sağlamalarını da önleyecek.
Öne çıkan bir diğer öneri ise, siyasi finansmanı ve olası dış müdahale şüphelerini araştırmak için Ulusal Suç Ajansı bünyesinde yeni bir özel ulusal polis birimi kurulması. Böylece denetim mekanizması teknik anlamda güçlendirilmiş olacak.
Partiler ve Siyasi Süreçte Son Durum
Ülkede tartışmaların merkezindeki Reform UK partisi, Mayıs 2025’te Bitcoin bağışı kabul edeceğini açıklamış ve bu tutumuyla geleneksel partilere göre kripto konusunda açık bir fark yaratmıştı. Komitenin gündeme getirdiği yeni kısıtlamaların en çok bu partiyi etkileyebileceği değerlendiriliyor. Reform UK, şimdiye kadar kripto bağışlarını finansal özgürlük ve inovasyonun bir parçası olarak savunmayı sürdürdü.
Diğer büyük partiler ise bu konuda sessizliğini koruyor. Komitenin hazırladığı rapor, mevcut siyasi dengelerde kripto bağışının yasaklanmasına dair kamuoyu baskısı oluşmadan, sessiz bir destek verilmesine imkân tanıyor.
Mevzuat bakımından, Seçmenlerin Temsili Yasası üzerindeki komite aşamasında yapılan bu önerinin hükûmet tarafından kabul edilip edilmeyeceği ya da milletvekillerinin bireysel oylarına bırakılıp bırakılmayacağı önümüzdeki günlerde netleşecek. Ayrıca yabancı finansal müdahalelere dair Rycroft İncelemesi’nin tamamlanması ve nihai tavsiyelerin açıklanması bekleniyor. Tüm bu gelişmeler, kripto bağışlar üzerindeki yasal çerçevenin ne yöne evrileceğini doğrudan etkileyecek.




