Bitcoin 62 bin dolar testinin ardından 69.500 dolara kadar yükseldi ve altcoinlerde çift haneli kazançlara kapı araladı. Borsa kapanışının ardından gelecek NVIDIA kazanç raporu risk iştahını artırdı. Ancak yarınki İran müzakereleri ve Cuma günkü ÜFE verisi yatırımcıların temkinli olması gerektiğini söylüyor.
Kripto Ne Zaman Yükselecek?
Benjamin Cowen bugünkü değerlendirmesinde tarihsel verilere dayanarak Şubat, Mart ve Nisan ayı için tahminlerini paylaştı. Orta vadede Bitcoin’in genellikle Şubat ayında düşüşe geçtiğini yazan analist bu ayki kayıpları tarihsel verilere bağlıyor. Ancak tarifelerle alakalı restleşmelere geri dönme ihtimalimiz, olası İran saldırısı, faiz indirimlerinin daha da gecikme potansiyeli gibi birçok negatif gelişme kripto paralar için daha karamsar bir tablo doğurabilir.

“Orta vadede, Bitcoin genellikle Şubat ayında düşüşe geçer, Mart ayı başında yükselişe geçer ve ardından Nisan ayında tekrar düşüşe geçer.”
140 Rakamının Gizemi
Yükselişte insanlar düşüşün geleceğine inanmak istemez ve altcoinlerdeki zayıflığa rağmen BTC 120 bin doları aşarken herkes sıradaki hedefin 150 bin dolar olduğunu düşünüyordu. Ancak böyle olmadı. Şimdi de BTC genel kabul gören senaryo 50 bin dolarda daha derin bir dip. On-Chain Mind takma isimli analist düşüş ve yükselişin sonsuza kadar devam edeceği algısının kriptonun doğası olduğunu söylüyor. Peki 140 rakamının gizemi ne?

“Bitcoin’in son ATH’sinden bu yana yaklaşık 140 gün geçti. Sonsuza kadar sürmüş gibi geliyor. Ama öyle değil.
Tarihsel olarak, büyük döngüsel dip noktalar genellikle önceki zirveden yaklaşık 400 gün sonra oluşur. Bazı döngülerde, eski ATH’leri geri kazanmak 1.000 günden fazla sürmüştür.
140 gün, derin bir ayı piyasası değildir. Tarih, bunun henüz ısınma turu olduğunu söylüyor.”
Özetle yatırımcılara yıllar gibi gelse de henüz ATH seviyesinin belirlenmesinin üzerinden yeterli süre geçmedi ve önümüzdeki dönemde daha derin dipler görmemiz daha olası görünüyor. BTC’nin kısa vadeli bu tarz yükselişleri aylardır açığa satış fırsatına dönüştürülmesi bize bu hareketin de acı verici sonuçlar doğurabileceğini söylüyor. Ancak tarihsel veriler kanun değildir ve tarih sürekli tekerrür etmek zorunda değildir.




