Stablecoin işlemlerinin hacmi son on sekiz ayda altı kat artarak küresel para transferlerinde önemli bir değişim yarattı. Ödeme altyapı şirketi BVNK’nin paylaştığı güncel verilere göre, stablecoin ile yapılan aylık ödemeler 2026 başında 30 milyar dolar seviyesini aşarken, bu artışın temel nedeni işletmeler arası (B2B) ödemelerdeki hızlı büyüme oldu.
B2B Stablecoin Ödemelerinde Hızlı Artış
Artemis ve McKinsey’in ortak raporuna dayanan verilere göre, 2024 yılının başında stablecoin ödemelerinin aylık hacmi 5 milyar dolar olarak ölçülürken, bu miktar iki yılın sonunda 30 milyar doları geçti. Yıl bazında bakıldığında yıllık hacim 390 milyar doların üzerine çıkıyor. Aynı rapor, B2B ödemelerinin toplam hacimdeki payının açık ara farkla diğer kategorilerin önüne geçtiğini, bireyden bireye transferler, sınır ötesi havaleler, kart üzerinden yapılan ödemeler ve ön finansman işlemlerinin ise toplamda daha küçük bir kısmı oluşturduğunu ortaya koyuyor. Özellikle 2024 ortasından itibaren B2B ödemelerindeki ivmenin belirgin şekilde hızlandığı görülüyor.
Kurumsal Tercihin Temel Nedenleri
Kurumsal hazineden sorumlu ekipler ve finans yöneticileri açısından stablecoin tercihi, operasyonel avantajlardan kaynaklanıyor. Geleneksel sınır ötesi bankacılık sistemlerinde, örneğin SWIFT ağı üzerinden yapılan transferlerin sonuçlanması bir ila beş iş günü arasında sürebiliyor. Ayrıca, farklı para birimleriyle yapılan ödemelerde muhabir bankalar üzerinden ek ücretler uygulanıyor ve bu işlemler, aktarılan miktara göre birden fazla aracı gerektirebiliyor. Buna karşılık stablecoin işlemleri, aracı olmaksızın saniyeler içinde tamamlanabiliyor, hafta sonları ve tatil günlerinde de kesintisiz çalışıyor.
Uluslararası tedarikçilere ödeme yapan şirketler, stablecoin kullanımında para birimi dönüşüm sürecini ve muhabir banka ilişkilerinin getirdiği karmaşıklığı ortadan kaldırıyor. Artemis ve McKinsey’in verileri, bu avantajların daha fazla şirket tarafından hesaplandığını ve stablecoin’in benimsendiğini gösteriyor.
Ödeme Dışında Yükselen Kullanım Alanları
BVNK, stablecoin kullanımının başlangıçta sınır ötesi bireysel transferler ve havalelere odaklanmasının beklendiğini, ancak asıl büyümenin B2B alanda ortaya çıktığını belirtiyor. Diğer yandan, kart tabanlı stablecoin ödemeleri de artış gösteriyor. Visa, yıllık kart mutabakat hacminin 1 milyar dolardan 3 milyar dolara yükseldiğini bildirirken, kartlı kullanım B2B’ye kıyasla daha sınırlı seviyede.
Rapor, ödemeler dışında yeni kullanım alanlarına da işaret ediyor. Stablecoin’ler; tokenleştirilmiş varlıkların alım-satımı, yüksek enflasyona sahip ülkelerde alternatif değer saklama yöntemi ve yapay zeka projelerine donanım (GPU) finansmanı gibi çeşitli alanlarda öne çıkıyor. Bu tür uygulamaların çoğu, iki yıl öncesine kadar istatistiklerde yer almıyordu ve geleneksel ödeme kategorilerinin dışında ek hacim sağlıyor.
Altyapıda Yeni Dönem ve Beklentiler
BVNK’nin aktardığı Artemis ve McKinsey raporuna göre, bir sonraki büyüme dalgası mevcut oyuncuların hacim artırmasından çok yeni girişlerin piyasaya katılmasıyla şekillenecek. Fintech şirketleri, bankalar ve bazı finans dışı kurumların kendi stablecoin projelerini başlatması bekleniyor. Altyapının olgunlaşması ve düzenleyici çerçevenin netleşmesiyle birlikte piyasaya sürülen stablecoin sayısı artabilir. Bu durumun, hem işlem ücretlerinde rekabeti artırması hem de farklı para birimleri arasında daha yüksek likidite sağlaması öngörülüyor.
Öte yandan sektörün karşı karşıya olduğu ana soru, şu anki hacmi destekleyen altyapının riskleri doğru yönetecek şekilde büyüyüp büyüyemeyeceği olarak öne çıkıyor. Özellikle hızlı büyüyen kripto paralara dayalı finansal ürünlerde geçmişte yaşanan kurumsal riskler bu noktada dikkat çekiyor. Aylık hacmin 30 milyar doları aşmasının önemli bir eşik olduğu vurgulanırken, önümüzdeki dönemde altyapı, regülasyon ve kurumsal denetim mekanizmalarının aynı hızda ilerleyip ilerlemeyeceği merak konusu olmaya devam ediyor.




