Fransa Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Denis Beau, Avrupa’da tokenize para çalışmalarının hızlanması gerektiğini belirterek, hem kamu hem de özel sektörün kapsamlı biçimde harekete geçmesini önerdi. Beau’nun bu çıkışı, Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde’ın kısa süre önce yaptığı ve euro bazlı stabilcoinlerin gerekliliğinin abartıldığı görüşünü dile getirdiği açıklamalara taban tabana zıt bir tablo çizdi.
Stabilcoin endişesi ve dolarlaşma riski
Lagarde’ın son değerlendirmelerinde öne çıkan nokta, toplam büyüklüğü 310 milyar doları bulan, özellikle Tether ve USDC gibi dolar endeksli stabilcoinlerin oluşturduğu piyasanın, finansal sistemde yeni kırılganlıkları artırabileceği ve kontrolün kaybedilebileceği yönündeydi. Lagarde, euro cinsinden sabit değerli dijital varlıkların desteklenmesini şu an için zayıf bulduğunu ifade etti.
Ancak Beau, CoinDesk’e verdiği demeçte, özel sektörün dijital euro çözümleriyle aktif rol almasının, Avrupa’nın uzun vadeli ekonomik gelişimi açısından zorunlu olduğunu aktararak, sadece merkez bankası kararlarından ziyade kapsamlı iş birliğine dikkat çekti.
Farklı yaklaşımlar Avrupa’daki “dijital dolarlaşma” kaygılarını gündeme getirdi. Uzmanlara göre stabilcoin piyasası trilyonlarca dolara ulaşacak; eğer euro tabanlı seçenekler artmazsa, Avrupa sermayesinin dolar endeksli varlıklara kayması euro’nun uluslararası arenadaki etkinliğini ve para politikası bağımsızlığını zedeleyebilir.
Avrupa’da dijital para projeleri
Denis Beau, “Avrupa’da tokenize finansın sürdürülebilir gelişimi için, ödeme ve mutabakat sisteminin temelini euro oluşturmalı ve mevcut iki katmanlı para sistemi üzerine inşa edilmeli” vurgusunu yaptı.
Üst düzey merkez bankacısının çizdiği “üçlü hedefte” ise Avrupa Birliği’nin merkez bankası hizmetlerini adapte etmesi, lisanslı finans kuruluşlarının ihraç ettiği tokenize özel para çözümlerinin geliştirilmesi ve MiCA yönetmeliğinin daha da güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekildi.
Beau, Avrupa Merkez Bankası ve özel sektörün birlikte çalışması gerektiğini, aksi halde euro’nun küresel fon transferlerinde geri planda kalabileceğini savunarak, “Kamu ve özel sektör birbirini tamamlayıcı şekilde hareket etmeli; böylece tokenize dünyada euro güvenilirliğini sürdürebilir” sözlerini kullandı.
Bu yaklaşım, ING, BBVA ve BNP Paribas gibi büyük bankaların da içinde yer aldığı, on iki Avrupalı bankadan oluşan Qivalis topluluğu ile de örtüşüyor. Qivalis, bu yıl içinde özel sektör destekli dijital euro çıkarmaya hazırlanıyor. Kurumun CEO’su Jan-Oliver Sell de euro bazlı dijital varlıklar olmadan Avrupa’nın dijital ve finansal egemenlik kaybıyla karşı karşıya kalacağını belirtti.
Merkez bankasının hazırlıkları ve gelecek planları
Lagarde ise merkez bankası tarafından geliştirilecek dijital euro projesinin, ABD doları bazlı tokenlara karşı güvenli bir alternatif oluşturduğunu ve istikrarsızlık riskine karşı çözüm sağlayacağını belirtti. Lagarde, token bazlı özel çözümleri endişeyle karşılarken, merkezi dijital euro için 2029’u hedef olarak gösteriyor.
Diğer yandan Beau, Avrupa Merkez Bankası’nın hali hazırda token bazlı ödeme ve mutabakat uygulamaları için pilot denemelere başladığını, bu kapsamda yıl sonunda ilk somut sonuçların görülebileceğini açıkladı. Özellikle Pontes gibi projelerin önemli rol oynayacağı belirtiliyor.
Avrupa’da stabilcoin piyasasının neredeyse yüzde 98’inin dolar endeksli tokenlardan oluştuğu göz önüne alındığında, Lagarde ve Beau’nun farklı vizyonları önümüzdeki dönemde bölgenin finans politikasında yön belirleyici olabilir.




