Küresel emtia piyasalarında 2026’ya yönelik beklentiler giderek güçlenirken, özellikle altın ve gümüşte yukarı yönlü görünüm ön plana çıkıyor. ANZ Bank Kıdemli Emtia Stratejisti Daniel Hynes, 14 Ocak’ta yaptığı değerlendirmede, 2025’te sergilenen güçlü performansın ardından değerli metallerde iyimserliğin sürdüğünü belirtti. Artan jeopolitik gerilimler, ABD Merkez Bankası’nın bağımsızlığına dair tartışmalar ve ABD’de mali disiplin konusundaki zayıflık, yatırımcı fonlarının güvenli liman olarak altına yönelmesini destekleyen temel faktörler arasında yer alıyor.
Hynes’e göre gümüş piyasasında ise fiziksel arzın giderek sıkılaşması, fiyatlarda oynaklığı artıran başlıca unsur. ABD’nin ithalat tarifelerine yönelik olası muafiyetlerinin arz baskısını bir miktar hafifletebileceği ifade edilirken, buna rağmen arz-talep dengesizliği ve güçlü sanayi talebinin gümüş fiyatları için sağlam bir taban oluşturduğu vurgulanıyor. ANZ Bank, altın fiyatlarının yılın ikinci yarısında ons başına 5.000 dolar seviyesinin üzerine çıkabileceğini öngörüyor.
Enerji Piyasalarında İran Gerilimi ve Arz Endişesi
Enerji tarafında ise jeopolitik risklerin etkisi daha belirgin hissediliyor. Petrol fiyatları, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik sertleşen söylemleriyle birlikte son iki ayın en yüksek seviyelerine tırmandı. Trump’ın İran’daki protestolara verdiği açık destek ve Tahran yönetimiyle tüm temasların iptal edildiğini açıklaması, ABD’nin olası bir müdahalesi ihtimalini gündeme taşıdı.
Olası bir kesinti senaryosunda İran petrol sektöründen günlük 3,5 milyon varile kadar arzın risk altında olduğu, bunun yaklaşık 2 milyon varillik bölümünün küresel piyasalara aktarıldığı belirtiliyor. ABD’nin İran’la ticaret yapan ülkelere yüzde 25 gümrük vergisi uygulama kararı da piyasalardaki arz endişelerini derinleştirdi. Buna ek olarak, Kazakistan’da kötü hava koşulları, drone saldırıları ve bakım çalışmaları nedeniyle ihracatın aksaması, Caspian Pipeline Consortium terminalindeki yüklemelerin neredeyse yarı yarıya düşmesine yol açtı.
Gaz, Kritik Mineraller ve Metallerde Dalgalı Görünüm
Doğal gaz cephesinde, özellikle Kuzey Asya LNG fiyatları artan talep beklentileriyle destek buluyor. Çin’in kuzeybatısında sıcaklıkların mevsim normallerinin 6 derece altına inmesi, Kore Yarımadası ve Japonya’yı etkilemesi beklenen soğuk hava dalgası ile birleşince talep görünümünü güçlendiriyor. Çin’in LNG ithalatı Aralık ayında yıllık bazda yüzde 8 artarak 7,71 milyon tona yükselirken, güçlü yerli üretim ve boru hattı gazı teslimatları bu artışı sınırlayabilecek unsurlar olarak öne çıkıyor. Avrupa’da ise İran kaynaklı gerilim, LNG tedariki konusunda Asya ile rekabeti artırabileceği beklentisiyle vadeli gaz fiyatlarını yukarı taşıdı.
Öte yandan lityum ve diğer kritik mineraller, G7 ülkelerinin tedarik zinciri güvenliğini ele almak üzere bir araya gelmesinin ardından değer kazandı. Fransa’nın dönem başkanlığında kritik minerallere öncelik verilmesi, asgari fiyat uygulamaları ve geri dönüşüm kotaları gibi başlıkların gündeme gelmesi piyasaları destekledi. Baz metallerde ise yılın başındaki sert yükselişin ardından daha temkinli bir seyir gözleniyor; alüminyum geri çekilirken bakır rekor seviyelere yakın kalmayı sürdürüyor. Buna karşın kalay, yüzde 3’ü aşan yükselişiyle dikkat çekiyor.
Altın fiyatları, zayıf gelen enflasyon verileri sonrası rekor seviyesinden sınırlı bir geri çekilme yaşasa da, güvenli liman talebi güçlü kalmaya devam ediyor. ABD’de çekirdek enflasyonun beklenenden düşük gelmesi, Federal Reserve’in yılın ilerleyen dönemlerinde faiz indirimi yapabileceği beklentisini desteklerken, doların güçlenmesi altın üzerinde kısa vadeli baskı yaratıyor. Gümüş ise arz sıkışıklığına dair endişelerle tarihi zirvelerde işlem görmeye devam ediyor; ABD’de depolara yönelen yoğun akış, Londra piyasasında fiziksel arzın daralmasına neden oluyor.




