Aave ve geçen ay gerçekleşen Kelp DAO saldırısından etkilenen diğer paydaşlar, 71 milyon dolar değerindeki tartışmalı etherin (ETH) Aave’nin kontrolündeki bir adrese aktarılması için Arbitrum üzerinden bağlayıcı bir yönetim oylamasını başlattı. Bu yeni oylama adımı, protokolün zincir üstü yönetim mekanizmasını kullanarak varlıkların taşınması konusunda resmi bir karar alınmasını hedefliyor.
Kritik Arbitrum oylaması ve mahkeme kararı
Konstitüsyonel Arbitrum İyileştirme Önerisi olarak adlandırılan bu süreç, Arbitrum topluluğu içinde önemli kararların alınmasını sağlayan resmi bir yönetim aracı olarak öne çıkıyor. Bu önerinin değiştirilen hali, Yargıç Margaret Garnett’in son mahkeme kararını temel alıyor. Söz konusu mahkeme kararı, tartışmalı etherin mevcut dondurulmuş hesaptan Aave’nin kontrolündeki bir cüzdana aktarılması için Arbitrum DAO’nun zincir üzerinde oylama düzenlemesine izin veriyor. Ancak, varlıkların transferinde, Kuzey Kore ile bağlantılı olduğu iddia edilen terör tazminatı davalarının talepleri göz önünde bulundurulacak.
Oylama kabul edilirse, Arbitrum Güvenlik Konseyi tarafından dondurulan 30.765 ETH, mahkeme kararının gerektirdiği şekilde Aave’nin kontrolündeki adrese taşınacak. Ancak bu varlıklar, mahkeme kararı izin vermedikçe serbestçe kullanılamayacak ya da transfer edilemeyecek. Yani Aave, fonlar üzerinde serbest tasarruf hakkına sahip olmayacak ve aktarım üzerinde katı yasal kısıtlamalar devam edecek.
Kuzey Kore bağlantılı iddialar ve hukuki çekişme
Dondurulmuş varlıklar üzerindeki hukuki mücadele, blockchain analiz şirketlerinin olaydan Kuzey Kore bağlantılı Lazarus Group’u sorumlu göstermesinden sonra farklı bir boyuta taşındı. Ancak bu atıf, Arbitrum’un yönetim süreci veya yürütülen mahkeme davaları kapsamında henüz resmi olarak kanıtlanmış ya da yasal olarak tanınmış değil. Yani, bu tür değerlendirmeler henüz yalnızca dış analiz ve kriminal araştırma şirketlerinin raporlarına dayanıyor.
Yapılan teknik araştırmalarda saldırının Kuzey Kore ile bağı olduğu öne sürülse de, bu iddia henüz yasal olarak kabul görmüş bir bulgu niteliği taşımıyor.
Buna rağmen, yaklaşık 877 milyon dolar tutarında ödenmemiş ABD terör tazminatları hakkında icra yetkisi talep eden aileleri temsil eden avukatlar, eğer bu varlıkların Kuzey Kore’ye ait olduğu yasal olarak tespit edilirse, fonların mahkeme ödemelerine kaynak olarak kullanılabileceğini savunuyor. Bu iddia, saldırıdan zarar gören kullanıcılar kadar anlam ifade eden bir senaryo oluşturuyor.
DeFi kullanıcıları ve alacaklılar arasında çekişme
Aave tarafında ise ETH’nin, saldırıdan zarar gören kullanıcılara ait olduğu; saldırganların geçici olarak kontrolü ele geçirmiş olmalarının fonların mülkiyetini değiştirmediği ifade ediliyor. Böylece süreç, elde edilen fonların merkeziyetsiz finans kullanıcıları ile terör tazminatı talep eden alacaklılar arasında nasıl paylaşılacağına yönelik karmaşık bir tartışmaya evrildi.
Aave, merkeziyetsiz finans sektöründe borç verme uygulamalarıyla tanınıyor ve geniş kullanıcı kitlesine sahip. Kelp DAO saldırısı sonrası ortaya çıkan bu yasal çekişme, hem sektörde varlık yönetimi hem de uluslararası hukuk açısından örnek teşkil edebilecek sonuçlar doğurabilir.




