Ethereum ağındaki en büyük USDC cüzdanları, 2022’den bu yana en yüksek birikim düzeyine ulaştı. Toplamda 100 cüzdan, USDC olarak 32,7 milyar doları elinde bulunduruyor. Bu büyüklük, geçtiğimiz aylara kıyasla kayda değer bir artışı gösteriyor.
Varlıkların Eşi Görülmemiş Derecede Toplanması
Blokzincir analiz şirketi Santiment’in verilerine göre, Ethereum’daki en varlıklı 100 USDC cüzdanında tutulan toplam miktar 32,71 milyar dolara ulaştı. Bu rakam, Şubat 2022’deki önceki rekor seviyeyi aşmış oldu. Sadece altı cüzdan ise toplam arzın dörtte birinden fazlasını, yani USDC arzının yüzde 25,6’sını kontrol ediyor. Böyle bir yoğunluk, piyasada büyük yatırımcıların aynı anda harekete geçtiği dönemlerde sıkça rastlanmıyor.
Piyasanın büyük oyuncuları arasında yer alan kurumlar, fonlar ve varlıklı aile ofisleri kısa süre içinde bu ölçekte stabilcoin topladığında, genellikle iki ana senaryonun söz konusu olduğu ifade ediliyor: Ya yüksek miktardaki varlığı riskli varlıklara dönüştürmek için uygun zamanı bekliyorlar ya da stablecoin elde tutma kararını daha uzun vadeli düşünüyorlar. Şu anda her iki olasılık da geçerli görünüyor.
Circle’ın USDC İhraç Hızı Artıyor
USDC birikimi sadece mevcut tokenlerin el değiştirmesiyle sınırlı değil. ABD merkezli finans teknolojisi şirketi Circle, USDC arzını hızla artırıyor. Mart 2026’nın ilk haftasında, dolaşıma üç milyar doların üzerinde yeni USDC girdi. Tek bir işlemle 250 milyon USDC çıkarıldığı görülüyor.
USDC’nin dolaşımdaki toplam arzı yaklaşık 79 milyar dolara yükseldi. Son bir ayda yüzde sekizlik bir artış yaşandı. Rakibi olan Tether (USDT) ise 184 milyar dolarlık daha büyük bir piyasa değerine sahip olmasına rağmen, büyüme hızı yavaşladı. Ancak gerçek transfer hacmine bakıldığında, USDC öne geçti. USDC, Tether ile karşılaştırıldığında daha yüksek transfer hacmine ulaşmış durumda: USDC ile yapılan transferler toplamda 2,2 trilyon dolara çıkarken, Tether’da bu rakam 1,3 trilyon dolar seviyesinde. Bu ortamda, kullanıcıların USDC’ye olan ilgisinin arttığı dikkat çekiyor.
ABD Regülasyonlarıyla Belirsizlik Azaldı
Yakın dönemdeki bu değişimlerin zamanlaması, ABD’de netleşen yasal düzenlemelerle doğrudan bağlantılı görülüyor. ABD’de Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) ile Vadeli İşlemler ve Emtia Komisyonu (CFTC), 17 Mart’ta yayımlanan yeni talimatla, Kongre’den geçen GENIUS Act’e uyumlu ödeme stabilcoinlerini menkul kıymet kapsamı dışında tuttu. Bu karar, USDC açısından belirleyici oldu. ABD’de kurulmuş ve sıkı biçimde denetlenen bir finans kuruluşu olan Circle’ın ihraç ettiği USDC, bu mevzuata uygun konumda. Kurumsal yatırımcılar için daha önce önemli bir engel teşkil eden yasal riskler böylece ortadan kalktı.
Circle tarafından yapılan açıklamada, yeni ABD regülasyonlarının artık USDC’yi büyük çapta tutma kararı alan kuruluşların karşılaşabileceği yasal belirsizlikleri büyük ölçüde çözdüğü değerlendirmesine yer veriliyor.
On-chain veriler, büyük piyasa aktörlerinin bu yeni yasal çerçeveye hızlı şekilde adapte olduğunu ve USDC varlıklarını artırdığını gösteriyor.
Stablecoin’ler ve Gerçek Dünya Varlıklarının Tokenleştirilmesi
USDC tarafındaki bu büyüme, daha büyük bir eğilimin parçası olarak görülüyor. Blokzincirde token haline getirilen, gerçek dünya varlıklarının toplam değeri 17 Mart itibarıyla 27,05 milyar dolara ulaştı. USDC, bu ekosistem için başlıca köprü işlevi görerek, kripto ortamındaki tokenleştirilmiş hazine bonoları, gayrimenkul ve kredi ürünlerinin alım satımında temel aracı rolünde. Tokenleştirilen varlıkların yaygınlaşmasına paralel olarak düzenlenmiş ve yasal olarak netleşmiş bir stabilcoin’e olan ihtiyaç öne çıkıyor; USDC burada önemli bir yerde konumlanıyor.
Mizuho ve Bernstein’ın öngörüsüne göre, aktif USDC cüzdan sayısı 2027’ye kadar 11,7 milyona ulaşabilir. Bu tahminler, çoğunlukla gerçek ekonomik kullanımın öne çıkabileceğini gösteriyor.
En büyük USDC cüzdanlarındaki birikimin devam etmesi, piyasada ciddi bir likiditenin beklemede olduğuna işaret ediyor. Ancak bu büyük bakiyelerin ne zaman ve hangi varlıklara kayacağı henüz net değil. Haftalardır piyasanın kenarında duran sermayenin, yasal belirsizliğin ortadan kalkmasıyla birlikte, uygun bir tetikleyici gelişmede hareketlenebileceği öngörülüyor.




