USDt yaratıcısı olan stablecoin ihraççısı Tether, Financial Times’ın haberine göre, altın tedarik zincirinin farklı noktalarına sermaye yatırımı yapmak için madencilik ve yatırım gruplarıyla görüşmelere başladı. Bu hamle, Tether’in portföy riskini daha da çeşitlendirmeyi amaçlıyor.
Tether ve Altın Hamlesi
Açıklamalarda belirtildiği üzere, Tether’in altın madenciliği, rafinericilik, ticareti ve telif hakkı şirketleri de dahil olmak üzere altın sektöründeki çeşitli alanlara sermaye dağıtımı yapmayı araştırdığı ifade ediliyor.
Şirket, İsviçre’nin Zürih kentindeki bir kasada saklanan, değeri 8.7 milyar doları bulan fiziki altın biriktirdi. Bu rezervler, piyasa değeri yaklaşık 1.4 milyar dolar olan ve altına endeksli stablecoin’i olan Tether Gold (XAUT)’u destekliyor.
Öte yandan Tether’in altına yönelmesi, risk profilini genişletiyor. 162 milyar dolarlık rezervlerinin yaklaşık 130 milyar doları veya %80’i, doğrudan ve dolaylı olarak 127 milyar dolarlık ABD Hazine bonoları dahil olmak üzere nakit, nakit benzerleri ve kısa vadeli mevduatlardan oluşuyor. Şirket, Haziran ayındaki denetim raporuna göre, 2025’in ilk yarısında 5.7 milyar dolar net kar bildirdi.
Yılbaşından bu yana, ons altının fiyatı yazının yazıldığı sırada yaklaşık 3,600 dolara yükselerek 2025’te %36.5’lik bir artış gösterdi.

Tether daha önce de emtia piyasasına girmişti. Ekim 2024’te, karının bir kısmını emtia tacirlerine borç vermeyi değerlendirmişti. Kasım 2024’te ise 45 milyon dolarlık finanse edilmiş ham petrol işlemiyle petrol ticaretine açılmıştı.
Bloomberg’in Cuma günkü haberine göre, Tether, Kanadalı altın telif hakkı şirketi Elemental’daki hissesini 100 milyon dolarlık bir hisse alımıyla artırdı. Stabilcoin ihraççısı, altın madenciliği operasyonlarından gelir akışı elde eden şirketin zaten %37.8’ine sahip.
Bu Hamle Ne Anlama Geliyor?
Tether’in bu stratejisi, kripto para dünyasında giderek daha önemli hale gelen çeşitlendirme ve gerçek dünya varlıklarına yönelme eğilimini açıkça gösteriyor. Bu adım, şirketin yalnızca ABD doları ve kısa vadeli borçlanma araçlarına dayanan geleneksel rezerv modelini aşarak, portföyünü daha sağlam ve farklı risk profillerine sahip varlıklarla destekleme çabasını yansıtıyor.
Öte yandan altın, tarihsel olarak enflasyona karşı koruma sağlayan ve jeopolitik belirsizlik dönemlerinde güvenli liman olarak görülen bir varlıktır. Tether’in, sadece altın fiyatına endeksli bir stablecoin (XAUT) sunmakla kalmayıp, aynı zamanda altın tedarik zincirine yatırım yapması, bu emtianın değerine olan inancının bir göstergesi. Bu hamle, rezervlerinin değerini koruma ve artırma potansiyeli taşıyor.
Ayrıca Tether, rezervlerini çeşitlendirerek ABD Hazine bonolarına olan aşırı bağımlılığını azaltıyor. Bu durum, olası bir faiz artışı veya ABD ekonomisindeki dalgalanmalardan kaynaklanabilecek riskleri minimize etmeye yardımcı olabilir. Ancak, emtia piyasalarına doğrudan yatırım yapmak, kendi içinde yeni riskleri de beraberinde getirir. Altın madenciliği, rafinericilik ve telif hakkı şirketleri, operasyonel, jeopolitik ve çevresel risklere maruz kalabilir.
Ek olarak Tether’in bu stratejisi, geleneksel finans ve kripto para dünyası arasındaki sınırların giderek belirsizleştiğini gösteriyor. Stablecoin’ler, basit bir fiyat sabitleme aracı olmaktan çıkıp, karmaşık rezerv yönetimi ve yatırım stratejileri olan finansal kurumlar haline geliyor. Bu durum, piyasada şeffaflık ve güven konularını daha da önemli hale getirecektir. Tether’in düzenli olarak denetim raporları yayınlaması, bu güveni sağlamlaştırmaya yönelik önemli bir adım.




