Qivalis adlı, önde gelen Avrupalı bankaların kurduğu stablecoin girişiminin üst yöneticisi Jan-Oliver Sell, euronun dijital dönüşümünü hızla tamamlamaması halinde Avrupa’nın finansal geleceğinde kontrolü ABD dolarına bırakabileceğini gündeme taşıyor. Sell, küresel finansın giderek daha fazla blokzincir tabanlı altyapı üzerine kurulduğu günümüzde, dolar endeksli Tether ve USDC gibi stablecoin’lerin belirleyici rol oynadığını vurguluyor.
Qivalis’in Hedefi ve Bankaların Rolü
Avrupa’da büyük bankaların desteğini alan Qivalis, euronun blokzincir üzerindeki varlığını güçlendirmeyi ve dolar merkezli dengeleri sarsmayı amaçlıyor. ING, UniCredit ve BBVA gibi 12 büyük bankanın yer aldığı konsorsiyum tarafından geliştirilen Qivalis, Avrupa’daki finansal ekosistemde önemli bir açığı kapatmaya hazırlanıyor.
Şirketin ilk aşamada “MiCA” düzenlemelerine tam uyumlu bir euro stablecoin’i piyasaya sunma hedefi bulunuyor. Projenin piyasaya sürülmesi için düzenleyici kurumlardan onay beklenirken, lisans süreçlerinin Hollanda Merkez Bankası’nda sona ermesiyle yılın ikinci yarısına doğru adım atılabileceği belirtiliyor. Sell, Qivalis’in sadece bir token olarak değil, blokzincir ile euro arasında bir altyapı köprüsü işlevi göreceğinin altını çiziyor.
Avrupa finans piyasasında euro hâlâ en büyük ikinci rezerv para olarak önemli bir ağırlığa sahip. Ancak blokzincir üzerinde yapılan işlemlerde euronun payı çok düşük seviyede seyrediyor. Sell, bu konuda “Blokzincir dünyasında işlemlerin yalnızca yüzde 0,2’si euro ile yapılıyor, bu ise önemli bir uçurta işaret ediyor.” şeklinde konuşuyor.
Avrupa Merkez Bankası’nın Dijital Euro Planı ve Stablecoin Yarışı
Avrupa Merkez Bankası dijital euro üzerinde çalışmalarını sürdürse de, projenin en erken 2029’da hayata geçmesi planlanıyor. Qivalis ise özel sektöre ait, regüle edilmiş ve kamuya açık blokzincirlerde kullanılabilecek bir euro stablecoin’i çıkarmayı hedefliyor.
“Bunu bir rekabet unsuru olarak görmüyoruz, aynı finansal altyapıyı güçlendiren tamamlayıcı bir adım olarak değerlendiriyoruz.”
Qivalis, euro stablecoin’lerin bugüne kadar yaygınlaşamamasının nedenini parçalı yapıların ve yetersiz likiditenin oluşturduğunu belirtiyor. Sell, birkaç bankanın tek başına çıkardığı coin’lerin ekosistemde dağılımı güçleştirdiğini, kurumların güçlerini birleştirerek kullanım alanı ve likiditeyi artırmanın mümkün olacağını savunuyor.
Küresel stablecoin piyasası son yıllarda hızlı büyürken, Jeffries’in analizine göre mevcut büyüklüğün önümüzdeki beş yıl içinde 800 milyar ila 1,15 trilyon dolar aralığına ulaşması öngörülüyor. Qivalis, pazarın bu hızlı dönüşümüne Avrupalı düzenlemelerle uyumlu, güçlü likiditeye sahip bir euro tokeniyle cevap vermeyi planlıyor.
Sell, euro bazlı alternatiflerin döviz riskini azaltabileceğine dikkat çekiyor. Avrupa’da faaliyet gösteren kullanıcılar, dolar bazlı işlemlerde kur dalgalanması nedeniyle ilave riskle karşılaşabiliyor.
Projenin uzun vadeli hedefi, Avrupa’nın dijital özerkliğine katkı sunmak ve euronun finansal inovasyonlarda merkezde kalmasını sağlamak olarak öne çıkıyor.




