Bitcoin 76 bin dolar bandında işlem görürken, Ned Davis Research’in uzun vadeli değerleme çalışması kripto varlık için 2030’da yaklaşık 170 bin dolar, 2035’te ise 230 bin dolar seviyesine işaret ediyor. Kurumun baş alternatif stratejisti John LaForge, bu projeksiyonu kısa vadeli fiyat oynaklığından çok Bitcoin’in hangi yöntemlerle değerlenebileceğine dayandırıyor.
Değerleme çerçevesinde talep öne çıkıyor
LaForge, yatırımcıların Bitcoin’i değerlendirmek için kullanabileceği yedi farklı yaklaşım sıralıyor. Bunlar arasında ağ benimsenmesi, altınla kıyaslama, para arzındaki büyüme, üretim maliyeti, portföy riski, benimsenme döngüleri ve yaygın biçimde izlenen stock to flow modeli yer alıyor. Ned Davis Research, piyasa stratejileri ve varlık tahsisi analizleriyle bilinen bağımsız bir araştırma kuruluşu olarak öne çıkıyor.
Bu yöntemler içinde ağ benimsenmesi başlığı daha belirleyici görülüyor. Çünkü bu yaklaşım, doğrudan Bitcoin’e özgü verileri izliyor. Cüzdan sahibi sayısı, borsa yatırım fonları üzerinden oluşan maruziyet, bakiyesi bulunan adresler ve günlük aktif adresler bu çerçevede takip edilen göstergeler arasında bulunuyor.
John LaForge, Bitcoin’in değerinin yalnızca kıt arz üzerinden değil, ağa yeni yatırımcı ve kullanıcı girişinin sürüp sürmediğine bakılarak anlaşılabileceğini vurguluyor.
Bu bakış açısı, talebi değerleme tartışmasının merkezine yerleştiriyor. Sınırlı arzın tek başına yeterli olmayacağını savunan LaForge, stock to flow modeline de bu nedenle mesafeli yaklaşıyor. Ona göre model, azalan yeni arzı fazla öne çıkarırken talep tarafındaki büyümenin bazı yüksek tarihsel tahminleri destekleyecek kadar güçlü olup olmadığı sorusunu açık bırakıyor.
Madencilik maliyeti kısa vadede kritik eşiğe işaret ediyor
Kısa vadede dikkat çeken göstergelerden biri de Bitcoin’in üretim maliyeti oldu. CoinShares’in son madencilik raporuna göre halka açık madencilerin ikinci çeyrekte Bitcoin başına vergi öncesi ağırlıklı ortalama nakit maliyeti yaklaşık 75 bin 500 dolar seviyesinde gerçekleşti. Bu rakam, mevcut piyasa fiyatına oldukça yakın duruyor.
Mini sözlük: Stock to flow, sınırlı arzı bulunan varlıkların mevcut stokunun yıllık yeni üretime oranını izleyen bir değerleme yaklaşımıdır. Model, Bitcoin’de halving sonrası azalan yeni arzın fiyat üzerinde etkili olabileceğini varsayar.
Üretim maliyeti kesin bir taban anlamına gelmiyor. Ancak Bitcoin’in uzun süre madencilerin maliyetinin altında kalması, işletmeler üzerinde finansal baskı oluşturabilir. Böyle bir durumda bazı madenciler rezerv satışına yönelebilir ya da faaliyetlerini azaltabilir.
CoinShares verileri, halka açık madencilerin ikinci çeyrekte Bitcoin başına yaklaşık 75 bin 500 dolarlık nakit maliyetle çalıştığını ortaya koyuyor.
ETF çıkışları ile uzun vadeli hedefler arasındaki fark açılıyor
Piyasanın yakın vadeli görünümü ise daha zayıf bir tablo çiziyor. ABD spot Bitcoin ETF’lerinden 15 Eylül’de 450 milyon dolar net çıkış gerçekleşti. Bu, hazirandan bu yana görülen en büyük günlük çıkış oldu. 16 Eylül’de ürünlerden yaklaşık 296 milyon dolar daha çekildi. Buna karşılık ağustosta spot Bitcoin ETF’leri 3,52 milyar dolar net giriş toplamıştı.
Bitcoin kısa süre önce 75 bin dolar bölgesini test ederken, fiyatın hem teknik açıdan hem de madencilik ekonomisi bakımından hassas bir seviyede bulunduğu görülüyor. Bu nedenle 170 bin ve 230 bin dolarlık hedefler, yalnızca sabit arza değil, benimsenme ve talep tarafında yaşanacak gelişmelere bağlı kalmayı sürdürüyor.
Bitcoin yaklaşık 76 bin 300 dolar seviyesindeyken 170 bin dolara ulaşması için yaklaşık yüzde 123, 230 bin dolara yükselmesi için ise yaklaşık yüzde 201 oranında artması gerekiyor. Bu seviyeler kesin sonuç değil, tahmin niteliği taşıyor. Yine de Ned Davis Research’in çerçevesi, yatırımcıların yalnızca fiyat hedeflerine değil, bu hedefleri destekleyebilecek ölçülebilir göstergelere de odaklanmasına imkan veriyor.





USDT
AAPL
