İran merkezli Nobitex kripto para borsasının, Batı yaptırımlarının etkisini artırdığı son dönemde, Tron ve BNB Chain ağları üzerinden 2,3 milyar doları aşan büyüklükte transfer gerçekleştirdiği ortaya çıktı. Reuters’in blockchain analiz şirketlerinden derlediği verilere göre, bu işlemler 2023’ün başından itibaren gerçekleşti. Özellikle Nobitex’in, klasik bankacılığın yaptırımlarla ciddi şekilde sınırlandığı ortamda, işlemler için ağır şekilde bu iki blokzinciri ağına yöneldiği belirtildi.
Tether ve İran Merkez Bankası Transferleri Öne Çıktı
Arkham ve Elliptic’in incelediği blockchain kayıtlarında, Tron ve BNB Chain ağlarının Nobitex’in ana çıkış yollarından biri haline geldiği anlaşıldı. Araştırmacıların iddiasına göre İran Merkez Bankası, 2024’ün sonları ile 2025’in ortaları arasında yalnızca Tron üzerinden 500 milyon dolardan fazla değerde Tether transferi yaptı. Bu fonların bir kısmı da önce Nobitex üzerinden hareket etti ve daha sonra farklı dijital varlıklara dönüştürüldü.
Analistler, bu işlemlerde zaman zaman İran Devrim Muhafızları’yla bağlantılı kullanıcı izlerine de rastlandığını açıkladı. Nobitex ise İran devletiyle doğrudan bir ilişkisi olmadığını ve yasadışı transferlerin bilgi dışında gerçekleştiğini savundu.
Mini sözlük: Nobitex, İran’daki en büyük ve en çok işlem yapılan yerel kripto para borsalarından biri olarak öne çıkıyor. Platform, kullanıcılarına farklı kripto varlıklarla işlem yapma imkanı sunuyor ve ülkede geleneksel bankacılığın kesintiye uğradığı dönemlerde alternatif finansal kanal olarak kullanılıyor.
Stablecoin’ler Hem Araç Hem Açık Kapı
Raporun öne çıkardığı bir diğer başlık, Tether’in USDT stabilcoini ve bu varlıkların yaptırım uygulamalarındaki özel yeri oldu. Bitcoin’in aksine merkezi biçimde yönetilen USDT, gerektiğinde yetkililerin isteği ile cüzdanları dondurabiliyor. Nisan 2026’da, Tron üzerindeki İran’la bağlantılı adreslerde 344 milyon dolardan fazla bir tutarın dondurulması, bu gücün en net örneklerinden biri olarak aktarıldı.
Bununla birlikte, blokzincir altyapısının yapısı gereği, bir cüzdan kara listeye alınmadığı sürece Tron gibi ağlarda işlemler devam edebiliyor; transferlerin gerçekleşmesi için ihraççının veya hükümetlerin doğrudan onayı gerekmiyor.
Uzmanlara göre bu durum, stablecoin’lerin hem denetleme aracı hem de finansal kısıtlamaları aşmak için kullanılan bir geçiş çözümüne dönüşmesini sağladı.
Trump Ailesiyle Bağlantılı Projeler ve Blockchain Savaşları
Nobitex ve transfer zincirlerinin detaylarının ortaya çıkmasının ardından, aynı blockchain ağlarının geçtiğimiz dönemde ABD eski başkanı Donald Trump ve ailesinin destek verdiği World Liberty Financial projesiyle de yakından temas kurduğu görüldü. Tron’un kurucusu Justin Sun ve Binance borsasının kurucu ortağı Changpeng Zhao, bu projede öne çıkan en büyük destekçiler arasındaydı.
2025’in başında, Abu Dabi merkezli yatırım fonu MGX’in World Liberty’nin USD1 stabilcoiniyle bir yatırım anlaşması yaptığı; bu adımın USD1’in piyasa entegrasyonunu hızlandırdığı kaydedildi. Ancak ardından Justin Sun ve World Liberty arasında ilişkiler gerildi, 2026’da Sun, şirkete şantaj gerekçesiyle dava açtı ve şirketten ise karşı hamle olarak itibar zedelenmesiyle ilgili suçlama geldi. Tüm anlaşmazlıklara rağmen Sun’ın halen milyarlarca WLFI token’ı kontrol ettiği belirtiliyor.
Kamuoyundan Gelen Tepkiler ve Savunmalar
Tron ve BNB Chain temsilcileri, küresel çapta açık olan blokzinciri yapısının teknik kısıtları nedeniyle dünya çapındaki işlemlerin sıkı şekilde izlenmesinin mümkün olmadığını vurguladı.
Reuters’e göre, Trump ya da ailesinin Nobitex kullanıcılarının blokzincirleri nasıl kullandığına dair bilgi sahibi olduğuna dair herhangi bir kanıt bulunamadı.
Beyaz Saray ise Trump’ın iş bağlantılarının İran ile ilgili mali işlemlerle herhangi bir çıkar çatışmasına yol açtığı yönündeki iddiaları “mantıksız” buldu ve net bir dille reddetti.




