Güney Kore’nin haziran ayının ilk 20 gününe ait öncü verileri, ihracatta yıllık bazda %60,4 artışa işaret etti. Takvim etkisinden arındırılmış ihracat da yaklaşık %50 yükseldi. Bu tempo, mayıstaki %52,6’lık güçlü artışa oldukça yakın seyretti. Veriler, yapay zeka odaklı küresel talebin ülkenin dış ticaret performansını belirgin biçimde desteklediğini gösterdi.
Çip ihracatı büyümenin merkezine yerleşti
Gümrük verilerine göre ülkenin ihracatı 62 milyar dolara ulaştı. Geçen yılın aynı döneminde bu rakam 38,6 milyar dolar düzeyindeydi. İthalat ise %23,2 artışla 44,5 milyar dolar oldu. Böylece 17 milyar dolarlık dış ticaret fazlası kaydedildi.
Bu sert yükselişin merkezinde yarı iletken sektörü yer aldı. Küresel yapay zeka altyapı yatırımlarının hızlanmasıyla bellek çipi talebi arttı; Samsung Electronics ve SK Hynix gibi üreticiler bundan doğrudan faydalandı. İki şirket de yapay zeka veri merkezlerinde kullanılan yüksek bant genişlikli bellek çiplerinde öne çıkıyor.
Mini sözlük: HBM, yani yüksek bant genişlikli bellek, özellikle yapay zeka işlem yüklerinde kullanılan gelişmiş bir bellek türüdür. Bu çipler, büyük veri merkezlerinde grafik işlemcileriyle birlikte çalışarak yüksek hızda veri aktarımı sağlar.
Son veriler, yarı iletken sevkiyatlarının diğer tüm sektörleri geride bıraktığını ortaya koydu. Çip ihracatı yıllık bazda %188,4 artarken, bu kalemden elde edilen gelir 25,5 milyar dolara çıktı. Bilgisayar ürünleri ihracatı %293,3 yükseldi. Enerji fiyatlarındaki yüksek seyrin etkisiyle petrol ürünleri sevkiyatında da artış görüldü.
Merkez bankası etkileri yakından izliyor
Güney Koreli politika yapıcılar, yarı iletken odaklı büyümenin ekonomi geneline etkilerini değerlendiriyor. Güçlü çip satışlarının büyümeyi, vergi gelirlerini ve varlık piyasalarını desteklediği belirtilirken, zayıf won ve yüksek petrol fiyatları merkez bankasını daha sıkı bir çizgiye itebilir.
Güney Kore Merkez Bankası yetkilileri, yarı iletken sektöründeki ivmenin daha yüksek kar, harcama ve yatırımlar yoluyla ekonominin geneline yayılmaya başladığını değerlendiriyor. Ancak çip kaynaklı gelir artışının ücretler ve tüketim üzerinden enflasyonu da zorlayabileceği uyarısı yapılıyor.
Mayısta enflasyonun son iki yılın en yüksek seviyesi olan %3,1’e çıkması, para politikasında daha sıkı bir duruş ihtimalini güçlendirdi. Yetkililer, teknoloji şirketlerinde ödenen yüksek primlerin ücret baskısını artırabileceğine dikkat çekiyor.
Bölgesel dağılım da dış talebin geniş tabanlı olduğunu gösterdi. Çin’e ihracat %86,9 artarak 13 milyar dolara, ABD’ye ihracat ise %53,9 yükselerek 11,4 milyar dolara ulaştı. Vietnam’a satışlar %75,5, Avrupa Birliği’ne ihracat da %13,6 arttı.
JPMorgan temkinli yaklaşım çağrısı yaptı
Öte yandan JPMorgan, yarı iletken işlemlerinde yoğunlaşmanın belirgin biçimde arttığını ve bunun sert geri çekilmeleri tetikleyebileceğini bildirdi. Bankanın analistlerinden Nikolaos Panigirtzoglou, yüksek pozisyonlanma ile artan oynaklığın birleşmesinin daha sık piyasa sarsıntılarına zemin hazırladığını belirtti.
Bankaya göre temel risklerden biri endekslerdeki yoğunlaşma. Yarı iletken hisselerinin büyük endekslerdeki ağırlığı arttıkça, katı risk sınırlarıyla çalışan fonların belirli eşikler aşıldığında sistematik satışa yönelmesi gerekebilir. JPMorgan ayrıca çip hisselerinin piyasa değeri gelir oranının 6 katın üzerine çıktığını, bunun da değerleme tarafında dikkat çekici bir seviyeye işaret ettiğini aktardı.
Haziran sonu portföy dengelemesinin de kısa vadeli teknik risk oluşturabileceği belirtiliyor. Banka, bu süreçte 165 milyar dolarlık hisse satışı ve tahvil alımı yaşanabileceğini öngördü. Aynı notta, bitcoin madenciliği yapan birçok işletmenin dar kar marjlarıyla çalıştığı ve fiyat istikrarına daha bağımlı hale geldiği değerlendirmesi de yer aldı.




