Kripto paraların küresel ölçekte yaygınlaşmasına rağmen, birçok geleneksel banka bu alana tam anlamıyla uyum sağlamakta zorlanıyor. Özellikle Birleşik Krallık ve ABD’de faaliyet gösteren büyük bankaların kripto işlemlerine yaklaşımları arasında belirgin farklılıklar ortaya çıkıyor.
Birleşik Krallık’ta Bankaların Kripto İşlemlerine Yaklaşımı
Birleşik Krallık’ta önde gelen bankalar arasında kripto para işlemlerine yönelik stratejiler büyük farklılıklar gösteriyor. Revolut ve Lloyds Group bünyesindeki bankalar hem banka transferleri hem de banka kartı ile kripto para işlemlerine izin verirken, pek çok banka ciddi kısıtlamalar uyguluyor. Örneğin, Barclays ile HSBC UK belirli tutar limitleri getirirken, Barclays tek işlemde 2.500 sterlin, 30 günde ise 10.000 sterlin sınırı uyguluyor. Nationwide ise günlük işlemlerde azami 5.000 sterlinlik bir üst sınır belirliyor. NatWest ile Santander gibi bankalar ise aylık limitlerle daha da sıkı bir politika izliyor.
Bazı Bankalarda Tamamen Yasaklanan Kripto İşlemleri
Virgin Money, Metro Bank, Starling Bank, TSB ve Chase UK gibi büyük bankalar, banka transferi ve kart üzerinden yapılan tüm kripto para işlemlerine tamamen engel koymuş durumda. Wise ile çalışan müşteriler ise banka transferi ile kripto alamazken, kart işlemleriyle alım yapabiliyor. Bu tablo, Birleşik Krallık’taki bankaların kriptoya erişimi tamamen entegre etmek yerine içeriden risk kontrolleriyle sınırlama yoluna gittiğini ortaya koyuyor.
ABD’li Bankalarda Bitcoin İşlemlerine Sınırlı Erişim
Birleşik Devletler’de ise bankacılık sektörü kripto varlıklar konusuna daha temkinli yaklaşıyor. Ülkenin en büyük 25 bankası arasında doğrudan Bitcoin alım-satım veya saklama hizmeti veren kurumların sayısı hala düşük. JP Morgan Chase, Bitcoin işlemleri için ticaret desteği sağladığını açıklasa da, saklama hizmetini henüz sunmuyor. Citigroup ise kendi saklama çözümünü geliştirmek için çalışmalar yürütüyor. Diğer yandan Wells Fargo, Goldman Sachs ve Morgan Stanley, yalnızca yüksek portföy büyüklüğüne sahip müşterilerine sınırlı kripto ticareti olanağı sağlıyor.
Bu büyük Amerikan finans kurumlarında bireysel kullanıcıların kripto varlık işlemlerine doğrudan erişimi oldukça sınırlı durumda ve genel anlamda tam kapsamlı saklama hizmetlerinin eksik olduğu görülüyor.
Geniş müşteri kitlesiyle çalışan bu kurumlar, dijital varlıklara artan ilgiyi karşılamada ihtiyatlı davrana dursun; diğer yandan kripto piyasaları 7 gün 24 saat açık ve özellikle spot Bitcoin ETF’leriyle tokenizasyonun hız kazanması aradaki uçurumu daha da belirginleştiriyor.
Geleneksel bankalar, bu kısıtlayıcı politikalarını genellikle dolandırıcılık riski, düzenleyici belirsizlik ve müşteri koruması gibi sebeplere dayandırıyor. Ancak uygulanan engeller, aynı zamanda işleyişteki gecikmeleri de ortaya çıkarıyor.
Özellikle kurumsal sermayenin dijital varlıklara olan ilgisinin büyümesiyle, bankacılık altyapısı ile kripto piyasası arasındaki sürtüşme daha görünür hale geliyor. Kripto para ürünleri borsalarda işlem görürken ve egemen düzeyde tartışılırken, çoğu tüketici halen bankalar seviyesinde ciddi sınırlamalarla karşı karşıya kalıyor.




