Euro cinsinden stabilcoinler, küresel stabilcoin piyasasında çok küçük bir dilimi temsil ediyor. DeFiLlama ve Dune Analytics verilerine dayanan bir analize göre, toplam 307,6 milyar dolarlık stabilcoin pazarında euro stabilcoinlerin payı yalnızca yüzde 0,35 seviyesinde kalıyor. Euro swap hacmi ise tüm stabilcoin işlemlerinin yüzde 0,1’inin dahi altında gerçekleşiyor.
ABD Dolarına Karşı Euro Stabilcoinlerin Ölçeği
Dolar cinsinden stabilcoin arzı 306,9 milyar dolara ulaşırken, euro cinsinden stabilcoinlerin arzı yalnızca 1,06 milyar dolar olarak gerçekleşti. Son bir yılda euro stabilcoin swap işlemleri 3,17 milyar dolar ile sınırlı kalırken, aynı dönemde dolar stabilcoin swap hacmi 3,2 trilyon doların üzerinde oldu. Euro stabilcoinlerin dolaşımdaki miktarının dahi çok altında bir işlem hacmi yaratması, büyük tutarlı swap işlemlerinin zorluğuna ve likidite kullanımının Verimli sağlanamamasına işaret ediyor.
Piyasa değerine göre euro stabilcoinler arasında, Circle tarafından ihraç edilen EURC önde geliyor ve 445 milyon dolarlık büyüklüğe sahip. Société Générale Forge’un EURCV’si 63 milyon, Anchored Coins’in AEUR’u 56 milyon, Banking Circle’ın EURI’si 55 milyon ve Monerium’in EURe’si ise 27 milyon dolara ulaşıyor. Ancak, aktif kullanıcı sayısına göre bakıldığında tablo değişiyor. EURC yaklaşık 60 bin aktif kullanıcıyla euro stabilcoin işlemlerinin yüzde 70’ini oluştururken, EURe 23 binin üzerinde kullanıcıyla yüzde 27 paya sahip. EURCV ve EURI ise büyük ölçekli banka fonlarına rağmen binin biraz üzerinde aktif kullanıcıda kalıyor; bu da kurumsal yoğunlaşmaya işaret ediyor.
Euro Stabilcoinlerde Likidite Sorununun Temeli
Likidite eksikliğinin temel nedeni yapısal olarak öne çıkıyor. Euro stabilcoinler çok sayıda havuz ve farklı platforma dağılmış durumda, bu da derinlik oluşmasını ve büyük işlemlerin verimli şekilde gerçekleşmesini engelliyor. Swap hacimlerinin çoğu Uniswap, PancakeSwap ve Aerodrome üzerinde yoğunlaşıyor. Parçalı likidite, fiyat kaymasını artırıyor, işlem maliyetlerinin yükselmesine neden oluyor ve bu durum daha az işlem yapılmasına yol açıyor; dolayısıyla yeni likidite sağlayıcılar sisteme katılmakta isteksiz davranıyor.
Euro stabilcoinler, ABD dolarına endeksli olan USDC ve USDT gibi varlıkların aksine, DeFi ekosisteminde marj işlemleri ve kredi stratejilerine yeterince entegre olmuş değil. USDC ve USDT yüzlerce protokolde teminat, takas aracı ve getiri sağlayan varlık olarak yer bulurken, euro stabilcoinler daha çok spot işlem varlığı olarak kullanılabiliyor; bu durum piyasada işlem derinliğini ve hızını sınırlıyor.
Altyapı ve Düzenleyici Gelişmeler
Euro stabilcoin altyapısının güçlendirilmesi amacıyla son dönemde farklı alanlarda çalışmalar yürütülüyor. Avrupa Merkez Bankası’nın geçtiğimiz günlerde yayımladığı Appia yol haritası, 2028 yılında tamamlanacak tokenize toptan euro ödeme altyapısına geçişi hedefliyor. Nasdaq ve Boerse Stuttgart arasındaki Seturion ortaklığı, Avrupa’da yapılandırılmış ürünlerin Dağıtık Defter Teknolojisi ile yerleşmesini sağlamak için nakit ve merkez bankası parası seçeneklerini sunan bir altyapı inşa ediyor. Ayrıca AMINA Bank ve 21X’in Stellar entegrasyonu ile, AB Pilot Rejimi’ne uygun token menkul kıymetlerin takasında euro stabilcoinler kullanılmaya başlandı.
Barter tarafından geliştirilen hibrit yürütme modeli, likidite parçalanması sorununu doğrudan ele alıyor. Burada özel piyasa yapıcılar, euro stabilcoin işlemlerini zincir dışı fiyatlandırma ile doğrudan zincirde tamamlama olanağı sağlıyor. Barter ile Monerium arasında yapılan iş birliği ise, EURe tokenlarının işlemler sırasında anlık olarak üretilmesini sağlayan ‘atomik mintleme’ altyapısını hayata geçiriyor. Bu mekanizma, özellikle kurumsal işlemler için derinlik ve güvenli yürütme sorununu aşmayı hedefliyor.
Avrupa Birliği’nin Kripto Varlık Piyasaları (MiCA) düzenlemesi, piyasa oyuncuları tarafından uzun zamandır beklenen bir gelişme olarak görülüyor. MiCA ile 27 AB ülkesinde yürürlüğe giren tek tip regülasyon, euro stabilcoinlerin ihraç ve dağıtımında ulusal düzeydeki engellerin aşılmasına imkân tanıyor. Piyasada euro stabilcoin arzının ne ölçüde artacağı ise bu düzenleyici çerçevenin hızlıca altyapı yatırımlarına ve kurumsal benimsemeye yansımasına bağlı olarak şekillenecek.




