Ethereum
$3,192.49 Vakfı‘nın yapay zeka lideri Davide Crapis, ifade özgürlüğünü savunduğunu iddia eden platformların algoritmalarını hangi hedeflere göre optimize ettiklerini açıklaması gerektiğini söyledi. Ancak tartışmaya katılan Ethereum’un kurucu ortağı Vitalik Buterin, şeffaflık çıtasını daha da yükseltti. Buterin, algoritmaların verdiği her kararın sıfır bilgi kanıtlarıyla doğrulanması gerektiğini, içerik ve etkileşim zaman damgalarının Blockchain içinde tutulmasının sansür veya zaman manipülasyonunu önleyeceğini savundu. Ayrıca algoritma kodlarının 1–2 yıl gecikmeyle tamamen kamuya açıklanması gerektiğini vurguladı.
Algoritmik Şeffaflık İçin Blockchain İçinde Doğrulama Çağrısı
Ethereum‘un kurucu ortağı Buterin’in X hesabından yaptığı önerisi sosyal medya platformlarının şeffaflık iddialarını teknik düzeyde test edilebilir hale getirmeyi amaçlıyor. Ona göre sıfır bilgi ispatları (ZK-proofs) kullanılarak algoritmaların tarafsız şekilde çalıştığı kriptografik olarak kanıtlanabilir. Böylece, kullanıcıların hangi içeriklerin öne çıkarıldığı veya hangi gönderilerin bastırıldığı konusundaki belirsizlik ortadan kalkacak. Bu yaklaşım kullanıcı güvenini artırırken, merkezi sistemlerin keyfi sansür uygulamalarına karşı bir koruma mekanizması oluşturabilir.
Buterin’in önerdiği zaman damgası yöntemi içeriğin yayımlandığı ve etkileşim aldığı anların Blockchain içinde değiştirilemez biçimde kayıt altına alınmasını içeriyor. Bu yöntem sosyal medya platformlarının geçmişte sıkça eleştirildiği “zaman manipülasyonu” ve “gölgeleme” (shadow banning) gibi uygulamaların önüne geçmeyi hedefliyor. Buterin ayrıca algoritma kodlarının kamuya açıklanmasını geciktirmenin rekabeti korurken uzun vadede hesap verilebilirliği artıracağını belirtti.
Ethereum Topluluğunda Yeni Şeffaflık Standardı mı?
Crapis’in açıklamaları Ethereum Vakfı’nın yapay zeka odaklı projelerinde etik ve şeffaflık ilkelerini merkezine aldığını gösteriyor. Ancak Buterin’in öneris bu yaklaşımı sadece etik tartışmadan çıkarıp teknik bir standarda dönüştürme potansiyeline sahip. ZK-proofs ve Blockchain içi kayıt entegrasyonu gelecekte sosyal medya algoritmalarının doğrulanabilir hale gelmesini sağlayabilir. Bu da Blockchain teknolojisinin yalnızca finansal işlemler değil, bilgi akışı güvenliği açısından da dönüştürücü bir rol üstlenebileceğini gösteriyor.
Sektör uzmanları eğer bu öneriler uygulanabilir hale getirilirse platformların kullanıcı güvenini yeniden inşa edebileceğini ve toplumsal etkilerinin çok daha şeffaf biçimde izlenebileceğini belirtiyor. Buterin’in çağrısı Blockchain dünyasında teknik inovasyonun aynı zamanda sosyal sorumlulukla birleşebileceğinin yeni bir örneği olarak değerlendiriliyor.




