Ripple‘ın eski baş teknoloji sorumlusu ve XRP Ledger mimarlarından David Schwartz, Tether’ın 42,4 milyon dolarlık USDT’yi dondurması nedeniyle açılan davada şirketin tutumuna destek verdi. Schwartz, New York Güney Bölgesi ABD Bölge Mahkemesi’nde görülen dosyada, alınan önlemin idari ve hukuki açıdan gerekçelendirilebileceğini söyledi.
Davanın odağında 10 cüzdan bulunuyor
Dava, 10 cüzdanda tutulan 42.417.785,62 USDT’nin mahkeme kararı olmadan dondurulmasıyla başladı. Söz konusu kısıtlama, 30 Ekim 2025’te ABD İç Güvenlik Soruşturmaları biriminin yaptığı gayriresmi talebin ardından uygulandı. Dosya, uluslararası bir dolandırıcılık şebekesine ilişkin soruşturmayla bağlantılı ilerliyor.
Davacılar, tokenleri ikincil piyasadan iyi niyetle satın aldıklarını savunuyor. Bu nedenle varlıklar üzerindeki blokenin kaldırılmasını ve mahrum kaldıklarını öne sürdükleri kazançlar için tazminat ödenmesini talep ediyorlar. Talep edilen kalemler arasında, Tether’ın bu varlıkları destekleyen rezervleri yönetirken elde ettiği faiz gelirleri de yer alıyor.
Tether’ın elindeki varlık üzerinde birden fazla hak iddiası varken ve mülkiyetin meşruiyeti tartışmalı durumdayken, ihraççının fonları yetkili mahkeme karar verene kadar koruma altında tutması gerektiğini David Schwartz vurguluyor.
Schwartz, çifte sorumluluk riskine dikkat çekti
Schwartz, varlık üzerinde birbiriyle yarışan hak iddiaları bulunduğunda şirketlerin çifte yükümlülük riskiyle karşı karşıya kalabileceğini belirtti. Ona göre bu tür durumlarda ihraççının görevi, mülkiyet konusu netleşene kadar fonları güvenli biçimde tutmak oluyor. David Schwartz, Ripple’da yıllarca teknik liderlik üstlenmiş ve XRP Ledger’ın temel mimarları arasında gösterilen bir isim olarak biliniyor.
Schwartz, ABD İç Güvenlik Soruşturmaları biriminin önleyici uyarısının dikkate alınmaması halinde, söz konusu 42,4 milyon doların karıştırma servisleri üzerinden hızla taşınabileceğini söyledi. Böyle bir senaryoda Tether’ın da kara para aklamayı kolaylaştırdığı iddiasıyla ABD’de cezai riskle karşı karşıya kalabileceğini savundu.
Schwartz, güvenlik uyarısının görmezden gelinmesi durumunda fonların kısa sürede iz sürmeyi zorlaştıran araçlara aktarılabileceğini, bunun da Tether için daha ağır hukuki sonuçlar doğurabileceğini dile getirdi.
Karar, stabilcoin şirketleri için emsal niteliği taşıyabilir
Dosyada resmi el koyma kararının ise dört ay sonra, 19 Şubat 2026’da verildiği görülüyor. Bu zaman farkı, stabilcoin ihraççılarının karşı karşıya kaldığı operasyonel açmazı öne çıkardı. Bir yanda mahkeme kararı olmadan uygulanan blokeler nedeniyle açılan özel hukuk davaları, diğer yanda düzenleyici kurumların uyarılarına zamanında yanıt verilmemesinden doğabilecek cezai sorumluluk bulunuyor.
New York’taki mahkemenin vereceği nihai karar, şirketlerin kullanım şartlarında yer alan iç güvenlik politikalarının resmi yargı kararı öncesinde milyonlarca dolarlık varlığı dondurma yetkisi sağlayıp sağlamadığı konusunda belirleyici olabilir. Karar, özellikle stabilcoin piyasasında faaliyet gösteren ihraççılar açısından yakından izleniyor.





USDT
AAPL
