Çin’de dijital varlık politikası köklü bir değişim geçirdi. Ülke, son dönemde bir yandan blokzinciri ve dijital yuan gibi devlet destekli inovasyonları öne çıkarırken, diğer yandan spekülatif kripto para faaliyetlerine karşı tavrını iyice sertleştirdi. Özellikle 2025 itibarıyla getirilen düzenlemeler, Çin’deki dijital varlık ekosistemini yeniden şekillendiriyor.
Çin’de kriptoya yönelik tarihi yasak
Kripto paraların Çin’deki yolculuğu on yılı aşkın bir süredir tartışmalı biçimde ilerliyor. Bitcoin madenciliğinde 2017–2020 yılları arasında küresel hashrate’in yüzde 60–75’ine sahip olan Çin, ilk yıllarda sektörün merkezi haline gelmişti. 2017’den itibaren ise hükümet, ilk coin arzları (ICO) ve yerli borsa faaliyetleri üzerindeki yasakları artırarak kontrolü sıkılaştırmaya başladı.
2025 yılıyla birlikte Çin’in kriptoya karşı aldığı önlemler tamamen yeni bir boyuta taşındı. 1 Haziran 2025’te devreye giren kapsamlı düzenlemeyle, ülkede bireysel olarak kripto para tutmak, alım satım yapmak ve madencilik tamamen yasaklandı. Resmi para birimi olarak yalnızca dijital yuan (e-CNY) tanındı.
Çin Merkez Bankası, bu yasakla finansal istikrarı sağlama, sistemik riskleri azaltma ve ulusal güvenliği güçlendirme amaçlarını ön plana çıkardı. Yetkililer yeni çerçevenin hem bireysel hem de ticari kripto aktivitelerini kapsadığını, daha önceki kısıtlamalardaki bazı açıkların kapatıldığını açıkladı.
Yetkililer, sanal para işlemlerinin mali istikrarı tehdit ettiğini ve ülkenin finansal düzenini bozduğunu savundu.
Offshore stablecoin ve yeni mevzuat adımları
Sıkı yasaklara rağmen Çin, blokzinciri teknolojisine yatırım yapmayı sürdürüyor. 2019 yılında Cumhurbaşkanı’nın açık şekilde blokzinciri teknolojisini teşvik etme çağrısı yapması sonrasında, blokzinciri devlet hizmetlerinden finans sektörüne kadar pek çok alanda kullanılmaya başlandı. Yeni şifreleme (kriptografi) yasaları ve sanal varlık miras hakkının Medeni Kanun’a dahil edilmesi de bu sürecin bir parçasıydı.
Yine de, özellikle yurt dışı merkezli yuan sabitli (offshore RMB stablecoin) projelere getirilen kısıtlamalar dikkat çekiyor. Son düzenlemelere göre, hiçbir özel veya yabancı şirket, Çin’deki yerel varlıklara veya yuan’a endeksli stablecoin çıkarmadan önce doğrudan yetkilendirme almak zorunda. Yetkililer, stablecoin’lerin para fonksiyonuna sahip olduğu için katı gözetim altında bulunması gerektiğini vurguladı.
Bu önlemler, Hong Kong’un bölgesel bir kripto merkezi olma hedeflerine de ciddi şekilde zarar verebilir. Pekin’in son tutumu, devlet kontrolü dışında çıkarılan RMB sabitli stablecoin’lerin kabul edilmeyeceğine işaret ediyor.
Legal durum ve blokzinciri inovasyonu
Çin, blokzinciri alanındaki inovasyonları yalnızca devletin onay verdiği, kontrollü alanlarda teşvik etmeye devam ediyor. Blockchain Tabanlı Servis Ağı (BSN) gibi resmi alt yapılar üzerinden gerçek dünya varlıklarının tokenlaştırılması gündeme gelirken, bireysel kripto para sahipliğinin ise hukuken gri bir alanda kaldığı görülüyor. Mahkemeler çoğunlukla bireylerin yalnızca kripto varlık tutmaları sebebiyle cezai işlem uygulamasa da, bu varlıklarla ilgili anlaşmazlıklarda sözleşmelerin yasal korumadan mahrum kalabildiği belirtiliyor.
Düzenleyiciler; banka, ödeme kuruluşları ve finansal hizmet sağlayıcılarının kripto bağlantılı hizmetler sunmasını da yasakladı. Ayrıca yapay zekaya dayalı finansal gözetim teknolojileriyle, kripto al-sat işlemleri ve şüpheli para transferleri tespit edilmeye başlandı; kripto yatırımını fiilen daha riskli hale getiren banka hesap dondurma gibi uygulamalara başvuruluyor.
Yetkililer, yalnızca devlet destekli dijital para sistemlerinin yasal kabul göreceğini vurgulayarak, merkezi olmayan kripto varlıkların ülkede resmi ödeme aracı olmayacağını tekrarladı.
Çin’in ana odağı, dijital yuan projesiyle para egemenliğini artırmak ve uluslararası finans sisteminde dolara bağımlılığı azaltmak olarak öne çıkıyor. Kripto sektörüne yönelik kısıtlama politikası ise blokzinciri inovasyonunun devlet kontrolünde devam etmesi hedefine dayanıyor. Çin Merkez Bankası, dünyanın ilk devlet destekli dijital para projelerinden birini hayata geçiren kurum olma unvanını da taşıyor.




