Bloomberg Intelligence ETF analisti Eric Balchunas, Bitcoin borsa yatırım fonlarının uzun vadede altın ETF’lerine benzer piyasa döngülerinden geçebileceğini söyledi. Balchunas, son yirmi yılda SPDR Gold Shares ETF’de görülen seyrin, BTC ETF’lerinin kurumsal yatırım aracı olarak nasıl gelişebileceğini anlamak için en yakın tarihsel örneklerden biri olabileceğini savundu.
Altın ETF’leriyle kurulan benzerlik
Balchunas’a göre hem altın ETF’leri hem de Bitcoin ETF’leri, nakit akışı üretmeyen varlıkları yatırım ürünü haline getiriyor. Hisse senetleri ya da tahvillerden farklı olarak bu araçların performansı şirket karları, faiz ödemeleri veya kamu desteğinden çok yatırımcı talebine bağlı kalıyor. Bu nedenle fiyat hareketlerinde kurumsal girişler ve yatırımcı ilgisi belirleyici rol oynuyor.
Bloomberg Intelligence bünyesinde ETF piyasalarını izleyen Balchunas, Bitcoin ETF’lerinin de benzer bir senaryoyu takip edebileceğini belirtti. Ona göre bu süreçte sert yükselişler, ağır geri çekilmeler ve yatırımcı sabrını zorlayabilecek toparlanma dönemleri öne çıkabilir.
Eric Balchunas, Bitcoin ETF’lerinin güçlü yükselişler, can yakıcı düşüşler ve sabrı sınayan toparlanmalarla ilerleyen benzer bir döngü izleyebileceğini vurguluyor.
GLD verileri kurumsal talepte dalgalanmaya işaret ediyor
Balchunas’ın paylaştığı Bloomberg Intelligence verilerine göre SPDR Gold Shares ETF’nin varlık büyüklüğü son yıllarda keskin dalgalanmalar yaşadı. Fonun büyüklüğü bir dönemde yaklaşık 76 milyar dolara çıktı, ardından 22 milyar dolar civarına geriledi. Daha sonra 84 milyar dolara yaklaştı, yeniden 48 milyar dolar dolayına indi ve son dönemde yaklaşık 190 milyar dolara ulaştı.
Analist, ETF sıralamalarında da benzer bir tablo görüldüğünü kaydetti. SPDR Gold Shares, 2011’de kısa süreliğine dünyanın en büyük ETF’si konumuna yükseldi ancak sonraki yıllarda ivme kaybetti. Benzer şekilde BlackRock’ın iShares Bitcoin Trust fonu da 100 milyar doların üzerindeki varlık büyüklüğünü kısa süreliğine aştıktan sonra, piyasadaki yatay seyrin etkisiyle daha yavaş bir büyüme dönemine girdi.
Mini sözlük: ETF, bir varlığı ya da varlık sepetini takip eden ve borsada işlem gören yatırım fonudur. IBIT ise BlackRock’ın spot Bitcoin’e dayalı iShares Bitcoin Trust fonu olarak biliniyor.
| Ürün | Öne çıkan veri | Gözlenen durum |
|---|---|---|
| SPDR Gold Shares | 76 milyar dolar, 22 milyar dolar, 84 milyar dolar, 48 milyar dolar, 190 milyar dolar | Uzun vadede sert dalgalanmalarla daha yüksek zirveler |
| iShares Bitcoin Trust | 100 milyar doların üzeri | Hızlı büyümenin ardından daha yavaş varlık artışı |
Bitcoin ETF’lerinde talep ve girişler belirleyici oluyor
Geleneksel hisse yatırımlarından farklı olarak Bitcoin ETF’lerinin değeri doğrudan dayanak kripto varlığa ve yatırımcı talebine dayanıyor. Balchunas, hem altın hem de BTC tarafında yeni arzın görece sınırlı olduğunu, bu yüzden talebin hızlandığı dönemlerde fon girişlerinin fiyatlarda belirgin yükselişler yaratabildiğini söyledi.
Bununla birlikte kurumsal talebin düz bir çizgide ilerlemediğine dikkat çekti. Balchunas, yatırımcı ilgisinin istikrarlı bir akıştan çok dalgalar halinde gelebileceğini, bu nedenle uzun vadeli benimsenme artsa bile oynaklığın sürmesinin şaşırtıcı olmayacağını belirtiyor.
Balchunas, talebin sürekli ve aynı hızda ilerlemediğini, dalgalar halinde güçlenip zayıflayabildiğini vurgularken yatırımcıların oynaklığa hazırlıklı olması gerektiğine dikkat çekiyor.
Kurumsal benimsenme süreci erken aşamada bulunuyor
Bu karşılaştırma, Bitcoin ETF’lerinin kurumsal benimsenme açısından henüz görece erken bir dönemde bulunması nedeniyle önem taşıyor. Altın ETF’leri yirmi yılı aşkın süredir işlem görürken, emeklilik fonları, varlık yöneticileri ve kayıtlı yatırım danışmanları BTC ETF’lerini çeşitlendirilmiş portföylerde düzenlemeye tabi yatırım araçları olarak değerlendirmeyi sürdürüyor.
Balchunas, tarihsel benzerliklerin gelecekteki performansı garanti etmediğini de hatırlattı. Buna karşın analiz, yatırımcılara piyasa döngülerini daha geniş bir çerçevede okuma imkanı sunuyor. BTC ETF’lerinin büyümesinde önümüzdeki dönemde fon girişleri, düzenleyici gelişmeler ve kurumsal katılımın temel unsurlar arasında yer alması bekleniyor.




