Dijital varlık piyasalarının toplam değeri önümüzdeki dört ila yedi yılda ciddi bir tehditle karşı karşıya. Project Eleven tarafından yayınlanan yeni bir rapora göre, 3 trilyon doların üzerinde değere sahip dijital varlıklar, gelişen kuantum bilgisayar teknolojisiyle birlikte gelecekte çalınma riskiyle karşı karşıya kalabilir.
Dijital Varlıklarda Kuantum Tehdidi Giderek Büyüyor
Project Eleven, dijital varlıklar ve kripto para dünyasında kuantuma dayanıklı güvenlik üzerine çalışan bir kuruluş olarak biliniyor. Şirket, yakın zamanda Solana Vakfı ile de bu alanda bir iş birliği yürüttüğünü açıkladı. Kuruluşun yayımladığı raporda, piyasadaki kripto paraların neredeyse tamamının eliptik eğri imza algoritmalarıyla korunduğu belirtildi. Uzmanlar özellikle bu yapının, kuantum bilgisayarlara karşı savunmasız kalabileceğine dikkat çekiyor.
Rapor sadece kripto varlıkların değil, aynı zamanda bankacılık sistemlerinden bulut altyapılarına, kimlik doğrulama ağlarından askeri iletişim sistemlerine kadar çok daha geniş bir alanın aynı şifreleme altyapısıyla korunduğunu ortaya koyuyor. Yani tehdidin boyutu sadece Bitcoin veya Ethereum’la sınırlı değil.
Project Eleven’ın raporunda şu ifadeler dikkat çekiyor: “Mevcut eğilimlere göre, Q-Günü’nün (kuantum yetenekli bilgisayarların kriptografik savunmaları aşacağı tarih) 2033’ten önce yaşanması olası. Hatta bu tarih 2030’a bile çekilebilir. Dünya genelinde post-kuantum şifrelemeye geçiş için zaman daralıyor.”
Geçişte Zaman ve Eşgüdüm Sorunu
Raporun ayrıntılarına göre, büyük ve karmaşık dijital yapılar için bu tür güvenlik geçişleri beş ila on yıldan fazla sürebiliyor. Üstelik sadece teknik bir değişiklikten ziyade geniş çaplı bir koordinasyon gerekmekte. Kullanıcılar, borsalar, saklama hizmetleri sağlayıcıları, cüzdan yazılımı geliştirenler ve madenciler arasında eş zamanlı bir geçiş zorunlu hale geliyor.
Hazırlanan belgede, asıl sorunun teknik zorluklar olmadığının altı çiziliyor: Esas mesele küresel ölçekte yeterince hızlı harekete geçilmesi, gerekli maliyetlerin üstlenilmesi konusunda kararlılık ve kurumların iş birliğinde yatıyor.
Bitcoin İçin Ekstra Zorluklar Ortada
Raporun yazarlarından Alex Pruden ve Conor Deegan, özellikle Bitcoin’in mevcut durumda güncellemelere karşı dirençli bir yapısı olduğuna dikkat çekiyor. Daha önce uygulanan SegWit yükseltmesinin bile iki yıldan fazla sürdüğünü ve bu süreçte ciddi ayrışmaların yaşandığını hatırlatıyor. Bitcoin örneğinde, merkezi olmayan yapının yeni şifreleme standartlarına geçişi diğer sistemlere göre daha uzun sürebilir.
Projenin CEO’su Pruden, Bitcoin’in post-kuantum geçişinin son dönemde yapılan Taproot güncellemesinden bile daha zorlu olabileceğini belirtti. Bu sürecin başarısı için borsaların, kullanıcıların, saklama hizmetlerinin ve madencilerin organize biçimde hareket etmesinin şart olduğuna vurgu yaptı.
Ayrıca Pruden, bugün yaklaşık 5,6 milyon ile 6,9 milyon arasında Bitcoin’in (şu anki piyasa değeriyle yaklaşık 500 milyar dolar) risk altında olduğuna dikkat çekti. Bu miktardaki kripto paranın, potansiyel kuantum saldırılarından korunması için Bitcoin’in arz devresinde “geri dönüştürülmesinin” daha güvenli olabileceğini ileri sürdü.
Raporda, Bitcoin’in sabit arz ilkesinin ve mülkiyet hakkı yaklaşımının, kuantum tehdidine karşı alınacak önlemlerle çelişebileceği not edildi.
Project Eleven, dijital güvenlik alanında faaliyet gösteren ve önümüzdeki on yıl içerisinde özellikle kripto para ve altyapı sistemlerinin karşılaşacağı risklere dikkat çeken bir araştırma kurumu olarak öne çıkıyor. Şirketin bu kapsamlı raporu, sektörde kuantum bilgisayarların yaratabileceği güvenlik açıkları konusunda yeni bir tartışma başlattı.




