Amerika Birleşik Devletleri’nde stablecoin’lerin nasıl düzenleneceğine ilişkin tartışmalar hız kazandı. Beyaz Saray danışmanı Patrick Witt, JPMorgan Chase CEO’su Jamie Dimon’un dijital varlıklarla ilgili son değerlendirmelerine kamuoyu önünde itiraz etti. Witt, Stablecoin’lerde faiz ödemesinin, ihraççının rezervleri vadeli olarak kullandırmadığı sürece, bu varlıkları otomatik olarak “banka mevduatı” kategorisine sokmadığı görüşünü dile getirdi.
Dijital Varlıklarda Düzenleme Tartışması Kızışıyor
Patrick Witt, ABD başkanlık danışmanlarından biri olarak, sürdürülen stablecoin regülasyonları konusunda son dönemde öne çıkan isimler arasında yer alıyor. JPMorgan CEO’su Jamie Dimon ise uzun yıllardır ABD bankacılık sektöründe önemli bir figür ve dijital varlıkların sisteme olası etkileri konusunda sıklıkla görüş bildiriyor. Son olarak Dimon, faiz getirisi sunan tüm dijital varlıkların sıkı bankacılık kuralları kapsamında değerlendirilmesi gerektiği yönünde bir çıkış yaptı.
Dimon, geleneksel bankalarla kıyaslandığında, yüzde yüz rezervde, tamamen güvenli varlıklarda tutulan stablecoin’lerin finansal sistem açısından daha düşük düzeyde risk oluşturduğunu kaydetti. Ancak faiz getirisi sunan her dijital varlık için bankacılık standartlarının uygulanmasının gerekliliğini savundu.
GENIUS Act ve Stablecoin İhraççılarına Getirilen Şartlar
Tartışmanın merkezinde 2025 yılında yürürlüğe giren GENIUS Act bulunuyor. Bu yasa ile istikrarlı kripto paralar için ulusal düzeyde bir düzenleme çerçevesi oluşturuldu. ABD Para Birimi Kontrol Ofisi (OCC), ardından bir teklif yayımlayarak Act kapsamındaki ödeme amaçlı stablecoin’lerin ihraç ve faaliyet ilkelerini detaylandırdı. Söz konusu düzenlemeler; rezerv varlıkları, risk yönetimi, sermaye yeterliliği ve operasyonel güvence gibi başlıklarda stablecoin ihraççılarının uyması gereken kuralları ortaya koydu.
Yasa, stablecoin ihraç eden kurumların, rezervlerini kredi verme amacıyla kullanmasını kesin şekilde yasakladı. Yüksek kaliteli ve likit varlıklarda bire bir rezerv bulundurma zorunluluğu getirilerek, geleneksel bankaların uyguladığı “kısmi rezerv” modelinden önemli bir ayrım yaratıldı. Bu, piyasalarda olası likidite krizlerinin ve ani çekilişe bağlı risklerin önüne geçmeyi amaçlayan bir önlem olarakt değerlendirildi.
Patrick Witt, konuyla ilgili olarak, faiz getirisi sunulan varlıklarda asıl riski, rezervlerin yeniden kullandırılması ya da başkasına teminat gösterilmesinin (rehypothecation) oluşturduğunu vurguladı. GENIUS Act’ın, stablecoin ihraççılarının bu tip uygulamalarını açıkça yasakladığını ifade etti.
Piyasa Yapısında Yasal Düzenleme İhtiyacı Tartışılıyor
Düzenleme konusundaki tartışmalar, kripto varlık dünyasındaki yeni yasa tasarıları nedeniyle son aylarda bir kez daha gündeme geldi. Patrick Witt, daha önce yaptığı açıklamalarda, güncel piyasa düzenlemesi yasasının gecikmeden geçirilmesi gerektiğine işaret etti. Gerekçe olarak ise yeni yönetimlerin daha katı ve kapsamlı kurallar getirebileceği uyarısında bulundu.
Senato Bankacılık Komitesi tarafından dijital varlıklar için hazırlanan kapsamlı yasa, bazı şirketlerin özellikle stablecoin getiri kısıtlamaları ve merkeziyetsiz finans gizlilik sınırları nedeniyle geri adım atması üzerine ertelendi. Bu gelişmeden sonra Witt, piyasada uzlaşma sağlanabilmesi için bazı tavizler verilmesinin kaçınılmaz olduğunu ve mevcut yasa taslağının inovasyonu teşvik eden bir çerçeve sunma açısından halen en güçlü çözüm olduğunu dile getirdi.




