ABD Senatörü Ron Wyden, Senato Çoğunluk Lideri John Thune ve Senato Demokrat Lideri Charles Schumer’a gönderdiği mektupta, Clarity Act’in gelecek taslaklarında 604. maddenin korunmasını talep etti. Oregon eyaletini temsil eden Demokrat senatör Wyden, bu düzenlemenin kripto yazılım geliştiricilerine yönelik hukuki belirsizliği azaltabileceğini savundu.
604. madde üzerindeki tartışma derinleşti
Tartışma konusu olan 604. madde, Blockchain Regulatory Certainty Act olarak biliniyor. Kısaca BRCA diye anılan bu düzenleme, önce bağımsız bir yasa teklifi olarak sunuldu, ardından daha kapsamlı yapıdaki Clarity Act içine eklendi. Böylece madde, Kongre’de ilerletilmeye çalışılan kripto düzenlemesinin en zorlu başlıklarından biri haline geldi.
Düzenleme, müşteri fonlarını elinde tutmayan ya da kontrol etmeyen geliştiriciler için bir güvenli liman oluşturuyor. Metin, bu geliştiricilerin para transferi hizmeti sunan kuruluşlar kapsamında değerlendirilmemesi gerektiğini açık biçimde ortaya koyuyor. Teklifin ilk hali bu yıl Senatör Cynthia Lummis tarafından sunuldu. Wyden ise tasarının Senato’daki tek destekçisi olarak öne çıktı. Lummis, dijital varlıklar konusunda uzun süredir çalışan Cumhuriyetçi bir senatör olarak biliniyor.
Ron Wyden, akıllı bir politikanın hem kolluk kuvvetlerinin görevini yerine getirmesini sağlayabileceğini hem de yeniliği destekleyebileceğini vurgulayarak, Senato’nun Clarity Act değerlendirmeleri sürerken Blockchain Regulatory Certainty Act’in her türlü yasal pakete dahil edilmesi çağrısında bulundu.
Kolluk kuruluşlarından artan itirazlar geldi
Haziran ayında 604. maddeye yönelik baskı belirgin biçimde arttı. İki ayrı koalisyon, geliştiricilere tanınan güvenli limana ilişkin kaygılarını dile getiren mektuplar gönderdi. Kolluk kuruluşları, temel itirazlarının karşılanmadığını savundu. İnsan ticaretiyle mücadele eden Katolik ağ ise düzenlemenin, yasa tasarısı ilerlemeden önce yeniden ele alınmasını istedi.
İlk mektup, 70 binden fazla savcı, şerif ve polis memurunu temsil eden kuruluşların desteğini aldı. İmzacı kurumlar arasında National District Attorneys Association, NAAUSA, International Association of Chiefs of Police ve National Sheriffs’ Association yer aldı. Mektup, ABD Adalet Bakan Vekili Todd Blanche ile Beyaz Saray’ın kripto danışmanı Patrick Witt’e gönderildi. Kuruluşlar, geniş muafiyetlerin yasa dışı para akışına yardımcı olan kişileri koruyabileceği uyarısında bulundu.
Kuruluşlar, düzenleyici netliğin hesap verebilirlik, şeffaflık, mağdur koruması ve kamu güvenliği pahasına sağlanmaması gerektiğini savundu.
İkinci mektup, Katolik rahibeler ve savunuculardan oluşan Alliance to End Human Trafficking tarafından Thune ve Schumer’a iletildi. Ağ, 604. maddeyi insan ticareti ve kara para aklama riskleriyle doğrudan ilişkilendirdi. İttifak, bazı hükümlerin çok geniş istisnalar ve düzenleyici belirsizlikler yaratabileceğini, bunun da suç gelirlerinin izlenmesini zorlaştırabileceğini belirtti.
Sektör desteği ve Wyden’ın gerekçesi
Kripto sektörünün önemli bir bölümü 604. maddeyi destekliyor. Destek veren çevreler, düzenlemenin yazılım geliştiricilerine hukuki netlik sağlayacağını ve yeniliğin yurt dışına kaymasını önleyebileceğini düşünüyor. Wyden ise söz konusu hükmün Adalet Bakanlığı ile Mali Suçları Araştırma Ağı arasındaki politika yaklaşımını daha uyumlu hale getireceğini savundu. FinCEN olarak bilinen bu kurum, ABD’de mali suçlarla mücadele kapsamında para aklama karşıtı denetimlerde merkezi rol üstleniyor.
Mini sözlük: FinCEN, ABD Hazine Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Mali Suçları Araştırma Ağıdır. Kurum, para aklama karşıtı kuralların uygulanması ve şüpheli finansal işlemlerin izlenmesi konusunda görev yapar.
Wyden, amacın lisanssız para transferi işi yürüten kişilere odaklanmak olduğunu, sıradan yazılım geliştiricilerinin finansal aracı gibi değerlendirilmemesi gerektiğini kaydetti. Ayrıca, yasa dışı faaliyetlerden kaynaklanan fonları aktardığı ya da kullandığı tespit edilen saklama hizmeti sunmayan geliştiricilerin bu korumadan yararlanamayacağını vurguladı.
BRCA üzerindeki anlaşmazlık, Clarity Act’in çözülemeyen en önemli başlıklarından biri olarak görülüyor. Yasa koyucular ayrıca, kripto varlıklarla bağlantısı bulunan kamu görevlileri için yeni etik kurallara ihtiyaç olup olmadığı konusunda da uzlaşabilmiş değil. Bu tartışmalarda ABD Başkanı Donald Trump da anılan isimler arasında yer alıyor. Kongre’nin ağustos ayında Washington’dan ayrılacak olması ve kasım seçimlerinin yaklaşması nedeniyle takvim giderek daralıyor.




